İçişleri Bakanı Mustafa Çiftci, gazeteci Nil Gülsüm ile gerçekleştirdiği röportajda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“İnsan neyle yaşar?” sorusuna Lev Tolstoy üzerinden yanıt veren Çiftci, “Tolstoy da soruyor bunu zaten, ‘İnsan neyle yaşar’ diyor ve sevgiyle yaşadığını söylüyor. Tolstoy’un cevabı bu. Bence de öyle” ifadelerini kullandı.
“Anne babanıza bir cümle kurmak isteseniz ne olur?” sorusunu yanıtlayan Mustafa Çiftci, babasını 38 yaşındayken kaybettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bir gün aniden babamı kaybetme korkusu benim içimde yer etmişti. O yüzden babamı sevdiğimi, babamı çok sevdiğimi ve bir gün onu kaybetmekten korktuğumu hiç kendisine söyleyemedim. Vefat ettiğinde de zaten geç kalmıştım.”
İşte röportajdaki dikkat çeken sorular
Hayattaki en önemli üç kavram nedir?
Birincisi disiplin. Yani benim hayatım hep bir disiplin içerisinde geçti. Kur'an kursundan başlamak suretiyle; yani orada zaten bir disiplin vardı. Ne zaman yatacağımız, ne zaman kalkacağımız, ders çalışacağımız; bunların hepsi belli bir akış içerisinde, disiplin içerisinde devam ediyordu. Onun için disiplin benim için vazgeçilmez kavramlardan bir tanesi.
Bir başkası çalışmak. Yani çalışmak da benim vazgeçilmezlerimden. Mesela Konya İmam Hatip Lisesi'nde okurken hatırlıyorum, iki yıl parasız yatılı okudum ben. Hiç 12.00'den önce dershaneden çıktığımı hatırlamıyorum yani; her gün en son çıkan bendim mutlaka. Dolayısıyla disiplin, çalışmak ve azim. Bu üçü benim hayatımda her zaman belirleyici olmuştur.
Hangi gün unutulmazınız?
Kaymakamlığı kazandığım gün belki hayatımdaki dönüm noktalarından biri oldu. Çünkü hayatımın belki akışı değişti. Ben sadece siyasaldan, Mülkiye'den mezun olduktan sonra ilk ve tek sınava girdim; kaymakamlık sınavıydı o da. Başka bir sınava girmedim. O da idealimdeki meslek olduğundan; yani sadece bu mesleğe odaklandığımdan, hedefimdeki meslek bu olduğundan dolayıydı. Eğer kazanamasaydım da başka bir meslek icra etmeyecektim...
Haberi aldığınız anı hatırlıyor musunuz?
Bizim dönemlerimizde sosyal medya, internet, web siteleri bu kadar yaygın değildi. Bakanlığın önünde Doğu Kapı diye bir yer var. Orada bir camekân vardı. Sınavı kazananların listesi orada ilan ediliyordu. Ben kendim gelip de görmüş değilim ama arkadaşlarım listeler açıklandığında hemen Bakanlığa gelmişler. Oradan listede benim de ismim olduğunu görünce telefonla beni aradılar ve bana müjdelediler.
Peki size hediye edilen, çocukluk da olur, gençlik dönemi de olur, anlamı olan ilk hediye neydi?
Lise 2. sınıfta, şimdiki tabirle 10. sınıfta okurken bir kompozisyon yarışmasına girmiştim; liseler arası kompozisyon yarışmasına memlekette. Sonra sonuçlar açıklandı. Ben birinci oldum. O zaman ilçe kaymakamımız "Zekâ Pırıltıları" diye; hâlâ ismini de hatırlıyoru