Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, kuraklık, küresel iklim değişikliği ve yağışsız geçen mevsimler dolayısıyla azalan su rezervlerinin gelecek adına risk taşıdığını belirterek, tüm Konyalıları su tasarrufuna davet etti.
Büyükşehir Belediyesi, su tasarrufu konusunda tedbir çağrıları yaparken, Anadolu’da Bugün olarak vatandaşa su tasarrufu konusunda ne gibi tedbirler aldıklarını sorduk. Su sorununun sebebini yanlış tarımda olduğunu ifade edenlerin yanı sıra insanların su konusunda bilinçlenmesi gerektiğini savunanlar oldu.
“bir kovada elimizi yıkayıp öyle döküyoruz”
Mikrofonlarımızı uzattığımız bir vatandaş su tasarrufu önlemlerini anlatarak, ”Evde tuvalet ihtiyacımızı bile karşılarken bir kovaya mutlaka elimizi yıkayıp öyle döküyoruz. Benim kayınvalidem köyde yaşıyor. Şöyle bir durum var, inanın sulama için bir sistemleri yok artık. Hiçbir şekilde köyde çeşmeler çalışmıyor. Derecikler var mesela dereciklerde asla su yok. Bununla ilgili devletin de bir çalışması olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
“Yetkililere sesleniyorum: Mısır ektirmeyecekler”
Bir diğer vatandaş ise, "Ya ben kendi adıma söyleyeyim, ben büyük önlemler alıyorum. Evimde aileme su ile alakalı her türlü şeyi anlatıyorum. Ama bizim insanlarımız çok bilinçsiz. Belediyenin parasız çeşmelerinde arabasını yıkayanı var, çeşmeden su dolduranı var, elini yüzünü yıkayanı var. Eğitimde bu konuda da okullarda özellikle ders verilmesi lazım. Konya'da yetkililere bunu buradan söylüyorum, mısır ektirmeyecekler. Benim babam hayvancı, babamın mısır ekmesini istemiyorum. Konya'daki su sıkıntısı çözümlerine tarımdan başlayacağız. Suyu çok alan meyveyi ekmeyeceğiz” şeklinde konuştu.
“Devletimiz teşviklerini ona göre yapması gerekiyor.”
Ülkesini sevenlerin vatandaş olarak elinden geleni yapması gerektiğini söyleyen bir vatandaş şu ifadelerde bulundu: “Suyu kısık açmak lazım. Bu su, bize her zaman için lazım. Yıllar geçecek belki de susuz kalacağız. Su aramaya başlayacağız. Su petrolden daha önemli hale gelecek. Ülkemizi seviyorsak elimizden geleni vatandaş olarak yapmamız gerekir. Devlet de ona göre tedbirlerini alması gerekir. Hele hele sulamada, susuzluğa dayanıklı ürünlerin teşvik edilmesi gerekir. Bölgemizde suyu çok isteyen ürünlerin ekilmemesi, onun yerine suya dayanıklı ürünlerin ekilmesinde fayda vardır. Üniversitelerimizin bu konuda çalışma yapması gerekiyor. Devletimizin teşviklerini ona göre yapması gerekiyor. Rastgele teşvikler değil de ürüne göre teşvik yapılması gerekir. Ekime göre teşvik yapılması gerekir.”
“Seni, beni, bu halkı, bu ülkeyi düşünen insanlar yok”
Son olarak bir vatandaş şu görüşlerde bulundu: “Evinizin önünü süpürürseniz sokak tertemiz olur. Ben kendimce yapmaya çalışıyorum. Bu maden aramalarıyla ilgili yer altına atılan civaların zemin su kaydırmaları çok yaşanıyor. Önce bize tasarruftan bahsedecek olanlar kendileri bir tasarruf yapsalar, su kaynaklarını ziyan ettirmeseler.
Örneğin İstanbul'da yapılan o baraj, tatlı su kaynaklarının ne kadar tahrip ettiğini bilim adamları söylemişken hâlâ bununla ilgili ısrarla orayı bozmaya çalışıyorlar. Yani seni, beni, bu halkı, bu ülkeyi düşünen insanlar yok. O yüzden senin benim suyumu düşünen hiç yok. Tarım Müdürlüğü'nde Tarım dışında her şey konuşulur, tarım konuşulmaz. İskide (KOSKİ) suyla ilgili sadece yalandan bir afiş. Kullandığımız suyun yarı yarıya atık su bedeli var, 500 lira fatura ödüyorum. 200 lirası atık su bedeli.”