Konya’nın Bozkır ilçesinde, 1930-1990 yılları arasına uzanan arşivi ve antika saatleriyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan tarihi bina, emekli bürokrat Ramazan Arslantaş tarafından satın alınarak kurtarıldı. Binada bulunan yaklaşık 5-6 bin belge, ticari kaşe, antika saat ve çeşitli tarihi materyallerin korunması için çalışma yürütülürken, yapının “Bozkır Saat ve Kent Hafızası Müzesi”ne dönüştürülmesi planlanıyor.
Bozkır’da restorasyon ve tasfiye süreci nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan tarihi bina, içindeki arşiv ve eşyalarla birlikte Ramazan Arslantaş tarafından satın alındı. Arslantaş, amacının mülk edinmek değil, ilçenin silinmek üzere olan hafızasını korumak olduğunu belirtti.

“BİNAYI VE İÇİNDEKİ TARİHİ SATIN ALDIM”
Tarihi binanın yıkılma ihtimalini gördüğü anda harekete geçtiğini belirten Arslantaş, binadaki belgelerin ve antika eşyaların moloz ve hurda olarak değerlendirilme tehlikesi bulunduğunu söyledi.
Arslantaş, “Tarihî binanın içindekilerle beraber yıkılacağını ve tüm o geçmişin kamyonlara yüklenip çöpe, hurdaya gideceğini tahmin ettiğimde adeta kanım dondu. Yarım asırlık pullu mühürlü tapular, cumhuriyetin ilk dönemlerine ait ticari vesikalar, gazete faturaları ve yüzlerce antika saat, sıradan birer moloz ve atık muamelesi görecekti. O an hiç tereddüt etmedim; bu ecdat mirasını, bu memleketin hafızasını ölüme terk edemezdim. Derhal harekete geçerek dükkanı içindeki tüm arşiv ve yaşanmışlıklarıyla birlikte şahsen satın aldım. Amacım mülk edinmek değil, Bozkır'ın silinmek üzere olan hafızasını koruma altına almaktı” dedi.

TARİHİ BELGELER TEK TEK KURTARILDI
Satın alma işleminin ardından binada bulunan materyallerin kurtarılması için çalışma başlatıldı. Arslantaş, günlerce toz ve küf içerisinde çalışarak kamyon kasalarından indirilen ve binada kalan belgeleri, gazeteleri, faturaları ve saatleri tek tek ayırdıklarını anlattı.
Arslantaş, “Yılların biriktirdiği yoğun bir toz ve küf kokusu vardı, dükkanın içine girmek bile nefes almayı imkansız kılıyordu. Günlerce o tozlu rafların arasında, eski kolilerin içinde iğneyle kuyu kazar gibi çalıştık. Kamyon kasalarından indirilen ve içeride kalan her bir faturayı, her bir eski gazete sayfasını, tamir bekleyen o cep saatlerini tek tek ellerimizle ayıklayıp kutuladık” diye konuştu.
Kurtarılan materyaller arasında 1930’lu yıllardan 1980’li yıllara kadar uzanan yaklaşık 5-6 bin gazete faturası, ticari fatura, kitap faturası, resim, ruhsat, pul, tapu ve benzeri belgelerin yanı sıra özgün ticari kaşeler ve yüzlerce antika saat bulunuyor.
Arşivin, 1929-1980 yılları arasındaki Bozkır’ın ticari, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatına ışık tuttuğu belirtildi.

“SAAT VE KENT HAFIZASI MÜZESİ OLACAK”
Tamamen aslına uygun şekilde restore edilen tarihi binanın, kendi özgün eserleriyle birlikte yaşatılacağını belirten Arslantaş, yapının “Bozkır Saat ve Kent Hafızası Müzesi”ne dönüştürülmesini hedeflediklerini söyledi.
Arslantaş, “Bu dükkan, sonradan farklı yerlerden toplama eşyalarla kurulan sıradan bir müze olmayacak. Burası, her bir objenin, her bir mührün bizzat kendi çatısı altında doğup büyüdüğü yaşayan bir ‘Saat ve Kent Hafızası Müzesi’ haline gelecek. Yıkımdan kurtardığımız bu bina, Bozkır'ın geçmişini gelecek kuşaklara hak ettiği değerle aktaracak” ifadelerini kullandı.
Arslantaş, tarihi yapıdaki belge arşivi ile saat koleksiyonunun aynı yerde oluşmuş olmasının projeyi farklı kıldığını belirterek, bunun yerinde koruma anlayışıyla hayata geçirilebilecek özel bir müzecilik örneği olduğunu ifade etti.

BOZKIR’IN YAŞAYAN HAFIZASI OLACAK
Oluşturulması planlanan müzenin yalnızca geçmişin sergilendiği bir alan olmayacağını belirten Arslantaş, “Bozkır Saat ve Kent Hafızası Müzesi, yalnızca geçmişin sergilendiği bir alan değil; Bozkır’ın yaşayan hafızası, kültürel mirası ve gelecek kuşaklara bırakılacak eşsiz bir tarih hazinesi olmaya adaydır” dedi.
Arslantaş, tarihi yapının ve içindeki özgün malzemelerin korunmasının ardından sergileme ve yaşatma sorumluluğunun kamu, özel kurum ve kuruluşlar ile iş insanlarına düşeceğini belirtti.