Son zamanlarda mahkemeleri en çok meşgul eden konulardan biri olan kira uyuşmazlığı için zorunlu arabuluculuk dönemi başlıyor. Arabuluculuk sisteminin yürürlüğe girmesiyle birlikte yargının iş yükünün hafifleyeceğini belirten Arabulucu Turgay Bilge, “İş yükü yönünden rahatlayan yargı zorlu ve kapsamlı davaları daha nitelikli ve başarılı olarak yürütme imkânına kavuşabilecek” dedi
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kiralara yüzde 25 artış sınırı getiren düzenlemenin 1 Temmuz 2024'e kadar uzatıldığını hatırlatarak, "1 Eylül'de kira davalarında 'zorunlu arabuluculuk' dönemi başlıyor. Kira bedeli veya tahliye ile ilgili dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu olacak" dedi. Bakan Tunç, zorunlu arabuluculuk uygulamasıyla mahkemelerin iş yükünün hafifleyeceğini söyledi. Tunç, “Kira uyuşmazlıklarının mahkemeye intikal etmeden arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşması, tarafların daha az masrafla ve daha hızlı ve barışçıl bir yöntemle uzlaşmalarını sağlayacak” ifadelerine yer verdi. Avukat-Arabulucu Turgay Bilge de konuyla ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“ARABULUCULUK YAYGIN HALE GELDİ”
Arabuluculukla çözülen dava sayısının arttığını ve arabuluculuğun yaygın hale geldiğini söyleyen Avukat-Arabulucu Turgay Bilge, “Arabuluculuk ülkemizde 2013 yılından beri yasal olarak uygulanmakta olan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Zorunlu arabuluculuk uygulamasının yürürlüğe girmesi ve arabuluculukla ilgili toplumsal bilincin artması arabuluculuğun daha görünür olmasını sağlamıştır. EYT yasa değişikliği sonrası emekliye ayrılan çalışanlarla yapılan ihtiyari arabuluculuk uygulamaları da dahil olmak üzere ülkemizde açılan ve önemli kısmı anlaşmayla sonuçlanan arabuluculuk dosya sayısının 5 milyonu geçtiğini tahmin ediyorum. Bu da uyuşmazlığını çekişmek ya da davalaşmak yerine konuşarak çözmeye çalışan en az 10 milyon kişi demektir. Görülüyor ki, arabuluculuk ülkemiz hukuk sisteminin etkili ve yaygın bir parçası olmuştur ve arabuluculuğa yönelim giderek artmaktadır” diye aktardı.
“İŞÇİ VE İŞVEREN UYUŞMAZLIĞI ARABULUCUKLA ÇÖZÜLÜYOR”
En çok arabuluculuk yoluna gidilen uyuşmazlık türünün işçi - işveren olduğunu vurgulayan Bilge, sözlerine şöyle devam etti: “Bunu sırasıyla ticari uyuşmazlıklar ve tüketici uyuşmazlıkları izliyor. Adalet Bakanlığı’nın istatistiklerine göre bu arabuluculuk uygulamalarında ortalama anlaşma oranı yarıya yakındır. Arabuluculuğun hukuk sistemimizden önce toplumsal barışa katkısı büyük, hukuki ve katı çözümler yerine menfaat ve ilişki temelli çözümü önceliğe alan arabuluculuk, öncelikle tarafların iletişimlerine olumlu etki etmektedir. Bir arabuluculuk sürecinde, anlaşsınlar ya da anlaşmasınlar, tarafların iletişimi öncekine göre mutlak surette daha nitelikli ve olumlu bir şekle bürünmektedir. Uyuşmazlık taraflarının arasındaki iletişimi ve onların birbirlerini anlamalarını ilk aşamada hedef edinerek onlara hizmet veren arabulucular, adeta birer barış elçisi ya da iletişim koçluğu işlevi üstlenmektedirler.
“KİRA UYUŞMAZLIKLARI ADLİYELERİ EN ÇOK MEŞGUL EDEN DAVA TÜRÜDÜR”
Bilge, kira uyuşmazlıklarının, konut ihtiyacı ve ekonomik koşullar nedeniyle son yıllarda giderek tırmanan ve adliyeleri en çok meşgul eden dava ve icra takibi nedenlerinden olmaya başladığını söyledi. Bilge şunları da ekledi: “Kira davalarına bakmakla görevli sulh hukuk mahkemeleri, her bir dosya için yılda ancak 1 duruşma yapabilecek kadar büyük bir iş yüküne uğradı. Bu da, bir davanın en az 2- 3 duruşmada sonlanabileceği öngörüldüğünde, en basit bir kira uyuşmazlığı davasının dahi 3- 4 yıl sürmesi anlamına geliyor. Bu yoğunluk, belirsizlik ve süreler, doğal olarak büyük hak kayıplarına ve dolayısıyla sebep olduğu diğer hukuk uyuşmazlıkları ve yeni davalara sebep olmaktadır. Kira uyuşmazlığını çözemeyen taraflar, ardından gelen çekişme ve huzursuzluklar neticesinde bu kez, ceza yargısının görev alanlarına giren suç ve yöntemlere de yönelmekteler.”
“YARGININ İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK”
Arabuluculuk sisteminin yürürlüğe girmesiyle birlikte yargının iş yükünün hafifleyeceğini belirten Bilge, “5 Nisan 2023 tarihinde yapılan değişiklikle kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce tarafların arabuluculuk yoluna başvurmaları zorunlu hale getirildi. 1 Eylül’den itibaren yürürlüğe girecek bu değişiklikle, kiracı ve mülk sahipleri arasındaki uyuşmazlıklarda, taraflar uyuşmazlıklarını çözmeye çalışacaklar. Bu da kira sözleşmelerinden kaynaklanan hukuki sorunların, daha hızlı, masrafsız ve dostane biçimde çözümlenmesi için birer şans olacak. Arabuluculuk tarafların, yargı yoluna oranla, kendi çözümlerini üretebilmek ve uygulamak noktasında yaratıcı, pratik ve esnek bir yol. Kira sözleşmesi tarafları bir davada konuşamayacakları pek çok hususu, arabuluculuk ile rahat bir şekilde konuşabilecek. Bu sayede iş yükü yönünden rahatlayan yargı da daha zorlu ve kapsamlı davaları daha nitelikli ve başarılı olarak yürütme imkânına kavuşabilecek” dedi.
“KONYA’DA ARABULUCULUK BAŞARIYLA UYGULANIYOR”
Konya’da arabuluculuk uygulamasının başarıyla sürdürüldüğüne dikkat çeken Bilge, “Arabuluculuk, diğer yandan yargının iş yükü ve yoğunluğundan kaynaklı kalite, zaman ve belirsizlik sorununu gidermekte de etkin bir yol haline gelmiş durumdadır. Ülkemizde Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı olan yaklaşık 27 bin arabulucunun yaklaşık 400’ü Konya’da görev yapmaktadır. Konya, gerek ihtiyari gerekse dava şartı da denilen zorunlu arabuluculuğun başarıyla uygulandığı illerimizden. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, Batı illerimizde ve sanayileşmesini daha önce gerçekleştiren bölgelerimizde arabuluculuk başarıları Konya’ya göre biraz daha yüksek görünüyor” ifadelerine yer verdi.