Konya
Açık
21°
Aksaray
Açık
19°
Karaman
Açık
18°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Tarihten günümüze İtfaiye: Konya’da güvenliğin sessiz bekçileri

Tarihten günümüze İtfaiye: Konya’da güvenliğin sessiz bekçileri

İtfaiye Haftası’nda, canı pahasına görev yapan kahraman itfaiyeciler, Konya’da güçlü teşkilatı ve gönüllüleriyle şehrin güvenliği için her an hazır bekliyor.

Haberleri
Tarihten günümüze İtfaiye: Konya’da güvenliğin sessiz bekçileri
MUHABİR: Gülbahar Bayanay
Okunma Süresi: 5 dk

Yangınlarla mücadelede tarihin derinliklerinden bugüne uzanan itfaiye teşkilatları, insan hayatını ve şehirleri koruma görevini asırlardır sürdürüyor. Osmanlı döneminde “Gerçek Davut” ile kurumsallaşmaya başlayan ve Cumhuriyet döneminde modern yapıya kavuşan itfaiye, günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte çok daha güçlü bir yapıya sahip. Türkiye’nin pek çok şehrinde olduğu gibi Konya’da da geniş teşkilatı ve gönüllüleriyle afetlere karşı her an göreve hazır bekliyor.

İTFAİYE TARİHÇESİ

1500'lü yıllara kadar itfaiye desteği olmadığı için Halkın zincirleme desteğiyle imece usulü ile yangınla mücadelenin yaşandığı dönemden günümüze itfaiye tarihi. Bütün dünya ülkelerinde itfaiyenin üç temel görevinden birincisi, yangını söndürmek, ikincisi kurtarma olaylarına katılmak ve üçüncüsü de yangın önlemlerini aldırmaktır. Yangın halinde içeride kalanların çıkarılması, kuyuya veya denize düşenlerin çıkarılması, asansörde kalanların kurtarılması itfaiyenin temel görevleri arasındadır.

1500'lü yıllara kadar itfaiye desteği olmadığı için halkın zincirleme desteğiyle imece usulü yangınla mücadele ediliyordu. 12 Mart 1579 tarihinde 3. Murat ilk defa itfaiye fermanı yayınlıyor, yayınlanan Ferman deniliyor ki: Herkes evinin önünde içi dolu su fıçısı bulunduracak. Damına yetecek bir merdiven koyacak ve halk hiçbir zaman yangından kaçmayacak. Yangınla mücadele için yardıma gidecek. 1714 yılında Tulumbanın icadından sonra 715'ten itibaren tulumba kullanılmaya başlanıyor.

GERÇEK DAVUT

Bina sayısının artışına paralel olarak yangınların sayısı da sürekli artar. 22 Temmuz 1719 gecesi Gedikpaşa semtinde çıkan yangın yerine gelen Sultan III. Ahmet (1703-30), Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, yeniçeri ağası ve diğer yüksek devlet adamları yangın sırasında “Gerçek Davud’un Tulumbası” ile gösterdiği başarıyı izler. Gerçek Davut’un başarılarını gören Nevşehirli Damat İbrahim Paşa 1720 yılında Yeniçeri Ocağına bağlı olan ve acemioğlanlarından oluşturulan Dergâh-ı Ali Tulumbacı Ocağı’nı kurdurur ve Gerçek Davut’u tulumbacıbaşı olarak görevlendirir. Davut, tulumbacıbaşı olduktan sonra “Ağa” ünvanını alır ve daha sonraları Gerçek Davut Ağa olarak anılır. Türkiye’de bugünkü itfaiye teşkilatlarının kurucusu ve itfaiyecilerin piri olarak ‘Gerçek Davut’ bilinir. İstanbul’da ilk tulumba, 1716 yılında Davut tarafından yapılmıştır. Asıl adı Davit olan Gerçek Davut, 1715 yılında 10 kişilik ailesiyle Fransa’dan İstanbul’a gelir ve Galata’ya yerleşir.

Yangınlar her yıl daha tehlikeli olmaya başlaması üzerine Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından 1720 yılında kurulan Dergâh-ı Ali Tulumbacı Ocağı, 1826 yılında Sultan II. Mahmut (1808-1839) tarafından Yeniçeri Ocağı kaldırılıncaya kadar devam etmiştir. Yerine mahalle tulumbacılığı getirilmiştir. Belediye örgütlerine kendi idare sahalarında sivil itfaiye takımları kurma yetkisi ise askeri tulumbacıların yangın tehlikesine karşı yetersiz kalmasıyla başlar. Daha sonra 2 Eylül 1874 tarihli nizamname ile İstanbul’da itfaiye alayı kuruldu.  2 Eylül 1874 tarihli nizamname ile İstanbul’da itfaiye alayı kurulmuştu. Türk itfaiyeciliğinin 1874 yılında Kont Edmond Szechenyi ile gelişmeye başladığı söylenebilir. 25 Eylül 1923 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile itfaiye teşkilatı belediyelere devir edilince modern itfaiye teşkilatına doğru adım atılmış oldu. Bugün Belediye teşkilatı olan her yerde itfaiye teşkilatı bulunması yasal bir şart olmasına rağmen özellikle Büyükşehir olmayan illere ait ilçe ve belde belediyelerinin bazılarında itfaiye teşkilatı bulunmamaktadır.

CUMHURİYET DÖNEMİ

Milli Müdafaa Vekaleti’nin bundan sonra askerlerin itfaiye işleriyle uğraşamayacağını belediyeye bildirmesi üzerine gerekli fizibilite çalışmaları yapılır. Ankara hükümeti bu parayı 1923’te İstanbul vali ve şehreminliğine tayin edilen Haydar Bey’in kullanımına vermiştir. Bu para ile motorlu tulumbalar ve başka araçlar satın alınmıştır. 25 Eylül 1923 tarihinde itfaiye şehremanetine bağlanmış, başına da Vedî Bey getirilmiş ve ilk belediye itfaiyesi yani İstanbul İtfaiyesi ortaya çıkmıştır. Dönemin valisi ve belediye başkanı olan Haydar Bey’in satın aldığı araçlarla İstanbul’un değişik semtlerinde beş ayrı itfaiye grubu oluşturulmuştur. Vali ve belediye başkanı Muhittin Üstündağ, sekiz yeni istasyonun yanı sıra 1937’de, Saraçhane’de İtfaiye Okulu açılmasını sağlamıştır. Okuldan mezun olanlar merkez ve taşrada itfaiye hizmetlerinin örgütlenmesi ve çağdaş normlara göre yürütülmesi konusunda önemli görevler üstlenmişlerdir. 25 Eylül 1923 tarihinde itfaiye hizmetlerinin belediyelere devredilmesiyle itfaiye teşkilatı günümüzdeki hâlini almıştır.

25 Eylül 1923 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile itfaiye teşkilatı belediyelere devir edilince modern itfaiye teşkilatına doğru adım atılmış olmuştur. Zamanla belediye teşkilatı olan her yerde itfaiye teşkilatı kurulması ve 1958 tarihli Sivil Müdafaa Kanunu ile doğal âfetlere karşı halkın can ve mal kaybının korunması sorumluluğu da itfaiyeye yüklenmesine rağmen, 1985 yılına kadar itfaiye ile ilgili esaslı bir kanun çıkartılmamıştır. Bu nedenle, bazı belediyelerin çıkartmış oldukları yönetmeliklere göre itfaiye idare edilir olmuştur. Bu alandaki boşluğu doldurmak için 14.02.1985 Tarih ve 3152 Sayılı bir Kanun hazırlanmış ve bu Kanun doğrultusunda, 23 Ağustos 1985 Tarih ve 18851 Sayılı Resmi Gazete’de Yayınlanan Yönetmelik Gereği, İtfaiye Teşkillerinin görev kuruluşları belli olmuştur. Buradaki görevler, Sivil Savunma Kanunu’nun, Ek-9 Maddesi’ne göre hazırlanmıştır. En nihayetinde bu Kanun ve yönetmelik bir daha değişikliğe uğramıştır. Belediyeler tarafından sunulan itfaiye hizmetleri açısından diğer önemli bir düzenleme ise, 1984 tarihli 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’dur. Bu Kanun ile birlikte itfaiye hizmetleri büyükşehir belediyelerinin görev alanına girmiş ve büyükşehirler ile il merkezlerinde müdürlük olarak hizmet veren itfaiye teşkilatları, 1997 tarihinde büyükşehir belediyelerinde itfaiye daire başkanlıklarına dönüştürülmüştür.

KONYA’DA 75 İTFAİYE İSTASYONU GÖREV BAŞINDA

Konya genelinde yangın, kaza ve afetlere hızlı müdahale amacıyla 75 itfaiye istasyonu faaliyet gösteriyor. Şehir merkezinde 8, taşrada ise 67 istasyon hizmet verirken, merkezde 74, taşrada ise 160 itfaiye aracı bulunuyor. İtfaiye teşkilatında merkezde 313, taşrada ise 495 personel görev yapıyor. Ayrıca taşra mahallelerinde gönüllü itfaiyecilerin kullandığı 608 yangın söndürme tankeri yer alıyor. Konya genelinde 2 bin 290 gönüllü itfaiyeci, profesyonel ekiplere destek sağlıyor. 2014–2025 yılları arasında gönüllü itfaiyeciler toplam 7 bin 390 olaya müdahale ederek yangın ve afetlerle mücadelede önemli bir rol üstlendi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız