Konya
Açık
21°
Aksaray
Açık
19°
Karaman
Açık
18°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Uzmandan dikkat çekici söylemler: Gençlerin inanç arayışı masaya yatırıldı

Uzmandan dikkat çekici söylemler: Gençlerin inanç arayışı masaya yatırıldı

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi'nin düzenlediği Yazarın Aynası programının ilk etkinliğinde, gençlerin inanç dünyası ve güncel tartışmalar masaya yatırıldı.

Uzmandan dikkat çekici söylemler: Gençlerin inanç arayışı masaya yatırıldı
Okunma Süresi: 4 dk

TYB KONYA ŞUBESİNDE GENÇLERİN İNANÇ ARAYIŞI VE GÜNCEL TARTIŞMALAR ELE ALINDI

Programda, gençlerin inanç arayışlarına dair soruları ve bu sorulara verilen yanıtlar geniş bir perspektifle ele alındı. Etkinlik, Prof. Dr. Hayri Erten'in moderatörlüğünde, Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ramazan Altıntaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Program, TYB Konya Şubesi sosyal medya kanallarında iki bölüm olarak canlı yayınlandı.

ekran-goruntusu-2025-03-17-115125.png

"GENÇLER İNANÇTAN SORUYOR" KİTABI VE GENÇLERİN İNANÇ SORULARI

Prof. Dr. Ramazan Altıntaş’ın yazdığı Gençler İnançtan Soruyor adlı kitap, gençlerin inanç konularındaki merak ettikleri soruları derliyor. Pandemi döneminde gençlerden gelen yoğun sorulara yanıt vermek amacıyla kaleme alınan bu kitap, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlandı ve büyük ilgi gördü. Kitap, gençlerin kader, totem, deizm gibi konularda yaşadığı kafa karışıklıklarına ışık tutuyor.

PEYGAMBERLERİN NEDEN ORTADOĞU’DA ORTAYA ÇIKTIĞI?

Programın en çok merak edilen sorularından biri, peygamberlerin neden çoğunlukla Ortadoğu'da ortaya çıktığıydı. Prof. Dr. Altıntaş, bu soruyu insanlık tarihinin başlangıcına ve coğrafi faktörlere bağlayarak cevapladı. Hicaz bölgesinin tarihi ve coğrafi açıdan stratejik konumunun peygamberlerin bu bölgeye gönderilmesinde önemli bir etken olduğunu belirtti. Ayrıca, Kur’an-ı Kerim'deki 25 peygamberin her millet ve topluma yol gösterici olarak gönderildiğini vurgulayan Altıntaş, farklı coğrafyalarda da peygamberlerin gelmiş olabileceğini ifade etti.

KADER VE DEPREM TARTIŞMALARI

Kaderin doğası ve deprem gibi doğal afetlerin kaderle ilişkisi, programda genişçe tartışıldı. Prof. Dr. Altıntaş, kaderi Allah’ın olayları önceden bilmesi olarak tanımladı ve kader-i muallak (askıda kader) ile kader-i mübrem (belirlenmiş kader) kavramlarını açıklığa kavuşturdu. Depremlerin doğal bir yasaya dayandığını belirten Altıntaş, insanların depreme karşı tedbir almalarının gerekliliğine dikkat çekti. Geçmişteki deprem anlayışlarının ilahi bir ceza olarak görüldüğünü, ancak günümüzde bilimsel verilerle deprem haritalarının çıkarıldığını ve yapı teknolojilerinin geliştiğini belirtti.

TOTEM İNANCI VE DUA

Totem inancı da programda tartışılan bir diğer konuydu. Totem, kişinin şans getirdiğine inandığı nesnelerle ilişkilendirilen bir inanıştı. Altıntaş, bu inancın hurafelerle şekillendiğini ve İslam inancına aykırı olduğunu belirtti. Müslümanların dua ve tevekkül etmesi gerektiğini vurgulayarak, dua etmenin bir sporcunun başarısı için doğru bir tutum olduğunu ifade etti.

DEİZM VE GENÇLERİN İNANÇ ARAYIŞI

Türkiye’de son yıllarda yaygın olarak tartışılan bir diğer konu ise deizm oldu. Deizm, Allah’a inanmakla birlikte vahyi, peygamberliği ve mucizeleri reddeden bir inanç biçimi olarak tanımlanıyor. Prof. Dr. Altıntaş, deizmin Avrupa’daki kökenleri hakkında bilgi vererek, bunun Katolik Hristiyanlığa karşı bir tepki olarak ortaya çıktığını belirtti. Türkiye’de deizm tartışmalarının özellikle bazı eğitim kurumlarının eleştirileriyle gündeme geldiğini ifade etti. Gençlerin doğru bilgiye ulaşamamalarının, onları deizme yönlendiren bir etken olabileceğini söyledi.

İSLAM’DA AŞIRILIĞA YER YOK, İTİDAL ESASTIR

Prof. Dr. Altıntaş, İslam’ın itidal dini olduğunu vurgulayarak, aşırılıklardan kaçınılması gerektiğini belirtti. “İslam, ifrat ve tefrit dediğimiz aşırılıklardan uzak, orta yolu önceleyen bir dindir. Kur’an-ı Kerim’de, ‘Sizi vasati bir ümmet olarak yarattık’ buyuruluyor. Hayatın her alanında Müslüman itidali öncelemelidir,” dedi.

DİN VE BİLİM ÇATIŞMAZ, TAMAMLAR

Altıntaş, din ve bilim arasında bir çatışma olmadığını, aksine bu iki olgunun birbirini tamamladığını ifade etti. “Bilim ‘nasıl’ sorusuna, din ise ‘neden’ sorusuna cevap arar. İkisi de hakikate ulaşma çabasındadır,” diyerek, bilim ve dinin birbirine zıt değil, uyumlu olduğunu belirtti.

ATEİZM VE KÖTÜLÜK PROBLEMİ

Ateizmin kötülük problemine açıklık getiremediğini belirten Altıntaş, ateistlerin “Eğer Allah varsa, kötülük neden var?” sorusunun yanlış bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Kötülüğün, insanın özgür iradesiyle yaptığı yanlışlardan kaynaklanabileceği gibi, imtihanın bir parçası da olabileceğini söyledi.

TEKFİRCİ AKIMLAR İSLAM’A ZARAR VERİYOR

Son olarak, tekfirci akımların İslam’a zarar verdiğini belirten Altıntaş, “Hiç kimseyi tekfir edemeyiz. Helali haram, haramı helal görmedikçe ve Allah’ın ayetlerinden birini inkâr etmedikçe bir Müslümanı tekfir etmek doğru değildir” diyerek, bu tür akımların İslam’ın temel değerlerine zarar verdiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız