Konya
Açık
6°
Aksaray
Açık
15°
Karaman
Açık
8°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Yazar Mustafa Armağan Konya Kitap Günleri’nde konuştu! Evinde tam 30 bin kitap var

Yazar Mustafa Armağan Konya Kitap Günleri’nde konuştu! Evinde tam 30 bin kitap var

Mustafa Armağan, Konya Kitap Günleri'nde Konyalı okuyucularla buluştu. Kütüphanesinde 30 bin kitap bulunuyor ve tarih araştırmalarındaki kaynakların önemine dikkat çekti. Gençlerin bilim insanlarını tanıması gerektiğini vurguladı ve Abdülhamid döneminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Yazar Mustafa Armağan Konya Kitap Günleri’nde konuştu! Evinde tam 30 bin kitap var
MUHABİR: Gülbahar Bayanay
MUHABİR: Evren Atcı
Okunma Süresi: 3 dk

Yazar Mustafa Armağan, 13. Konya Kitap Günleri kapsamında Konyalı okurlarla bir araya geldi. Evinde yaklaşık 30 bin kitap bulunduğunu anlatan Armağan, tarih araştırmalarında kaynakların önemine dikkat çekti. Konuşmasında Sultan II. Abdülhamid dönemindeki eğitim, sağlık ve demir yolu yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Armağan, gençlerin kendi toplumlarından yetişen bilim insanlarını tanımasının önemini vurguladı.

“KİTAP BİRİKTİRMEK GERÇEKTEN GAYRİ TABİİ BİR ŞEY”

Kitap biriktirme tutkusundan söz eden Mustafa Armağan, kişisel kütüphanesinde yaklaşık 30 bin kitap bulunduğunu belirtti. Bu kadar çok kitabı bir arada tutmanın kolay olmadığını ifade eden Armağan, kitapların yaşamında önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Armağan, “Gerçekten gayri tabii bir şey kitap biriktirmek. Hadi diyelim ki 100, 300 ya da 500 kitap oldu. Ama 30 bin kitabı, evin duvarlarını çepeçevre kütüphane yapsanız bile sığdırmak kolay değil” dedi.

“BANA İNANAN İNSANLARI YANILTMAMAM GEREKİYOR”

Tarih araştırmalarında kaynakları titizlikle incelemenin önemine değinen Armağan, ortaya koyduğu fikirlerin sorumluluğunu taşıdığını dile getirdi. Araştırmalarında güvenilir olmayı ön planda tuttuğunu belirten Armağan, “Araştırırken kaynakları incelerken bana inanan insanları yanıltmamam gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bu sorumluluk nedeniyle okumaya ve araştırmaya ağırlık verdiğini aktaran Armağan, tarihî olayları farklı kaynaklardan inceleyerek özgün değerlendirmeler yapmaya çalıştığını söyledi.

“TARİHİ BİRAZ FARKLI ANLATIYORUM”

Çanakkale Savaşı ve Osmanlı tarihi üzerine değerlendirmelerde bulunan Armağan, tarihî olayların yalnızca alışılmış yorumlarla ele alınmaması gerektiğini savundu. Bilim tarihinden Isaac Newton örneğini veren Armağan, Newton’un simyaya ve dinî düşünceye olan ilgisinin de çalışmalarını değerlendirirken dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Tarihî şahsiyetlerin kendi dönemlerinin düşünce dünyası ve kaynakları ışığında incelenmesinin önemine işaret eden Armağan, araştırmalarda farklı bakış açılarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDEKİ YATIRIMLARA DİKKAT ÇEKTİ

Konuşmasında Sultan II. Abdülhamid dönemini de değerlendiren Armağan, dönemin ekonomi, eğitim, sağlık ve ulaşım alanlarındaki gelişmeler açısından yeniden incelenmesi gerektiğini söyledi.

Abdülhamid döneminin ekonomik açıdan sanıldığı kadar kötü olmadığını savunan Armağan, büyüme oranları ve kamu yatırımlarına dikkat çekti. Eğitim alanındaki gelişmelerin ve Osmanlı toplumundaki okuryazarlık oranlarına ilişkin verilerin kaynaklar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sağlık yatırımları ve demir yolu projelerinin de dönemin tarihî mirası içinde ele alınması gerektiğini belirten Armağan, Hamidiye Etfal Hastanesi gibi kurumların önemine değindi.

“BİZİM İNSANIMIZDAN BİLİM İNSANI ÇIKMAZ ANLAYIŞI DEĞİŞMELİ”

Bilim tarihi ve eğitim konularına da değinen Armağan, gençlerin kendi toplumlarından bilim insanları yetişebileceğini gösteren örnekleri tanımasının önemini vurguladı.

Osmanlı döneminde görev yapan Adil Mustafa isimli doktoru örnek gösteren Armağan, bu tür isimlerin genç kuşaklara anlatılması gerektiğini belirtti.

Armağan, “Ben bir tıp fakültesine Adil Mustafa isminin verilmesini çok isterim. Bizim öğrencilerimizin zihniyetinde, bizim memleketimizden, bizim insanımızdan bilim insanı çıkmaz diye bir yaklaşım var. Öğrencilerimize Adil Mustafa’yı gösterin” diye konuştu.

“DÜNYAYA TEKRAR GELSEM YİNE 30 BİN KİTABI EVİME KOYMAK İÇİN MÜCADELE EDERİM”

Kitaplarla iç içe yaşamaktan memnun olduğunu dile getiren Armağan, yaptığı işin insanların düşünce dünyasına ve duygularına hitap etmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.

Armağan, “Şu anda dünyaya tekrar gelsem yine o 30 bin kitabı evime koymak için mücadele ederim. Keyif aldığım, zevk aldığım ve sonuçta insanların beynine, kalbine, ruhuna hitap eden bir iş yaptığım için mutluyum” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız