Mevlana Celaleddin Rumi’nin sevgi ve hoşgörü öğretisini benimseyen Konyalılar, misafirlerine gösterdikleri sıcak ilgiyle ziyaretçilerini büyülüyor.
Konya’da misafir olmak, sıradan bir ziyaretin ötesine geçer. Yerli halk, tanıdık ya da yabancı fark etmeksizin herkese evinin kapılarını açar ve misafirini “baş tacı” eder. Geleneksel bir Konya evinde misafirseniz, size sunulan yemeklerin bolluğu ve ev sahiplerinin sıcak sohbeti, unutulmaz anılar bırakır.
Konyalıların misafir ağırlama kültürünün en belirgin yönlerinden biri, yemeklerdir. Konya’ya gelen bir misafire mutlaka etli ekmek, bamya çorbası, sac arası gibi yerel lezzetler ikram edilir. Sofra zenginliği, Konya’nın misafirperverliğinin bir göstergesidir.
“Ne olursan ol, yine gel” diyen Mevlana’nın öğretileri, Konyalıların yaşamında derin izler bırakmıştır. Bu felsefeyi benimseyen halk, farklı kültürlerden ve inançlardan gelen misafirlere karşı da hoşgörülü ve anlayışlıdır. Konya’yı ziyaret eden turistler, bu hoşgörüyle karşılanmaktan büyük memnuniyet duyuyor.
Konya’nın sıcak atmosferi, şehri turistik açıdan da cazip hale getiriyor. Mevlana Türbesi, tarihi camiler ve doğal güzellikleri görmeye gelen ziyaretçiler, Konya halkının misafirperverliği sayesinde şehri tekrar ziyaret etmek istiyor.