Gazeteci, yazar ve televizyon yorumcusu Zafer Şahin, 13. Konya Kitap Günleri kapsamında düzenlenen söyleşide medya dünyasındaki dönüşümü, algoritmaların toplumsal algı üzerindeki etkisini ve sosyal medyanın oluşturduğu riskleri anlattı. Geleneksel medya ile dijital medya arasındaki farklara değinen Şahin, sosyal medyada içeriklerin hızla yayılmasına rağmen yeterli bir denetim mekanizmasından geçmemesinin önemli sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti.

“Her şey algoritmalar üzerinden şekilleniyor”
Konuşmasında algoritmaların günümüzde medya dünyasının yanı sıra toplumsal ilişkileri de etkilediğini belirten Şahin, sosyal medya platformlarında görünürlük, takipçi sayısı ve etkileşim oranlarının giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.
Şahin, “Türkiye’de artık insanların birbirlerine yaklaşımı da reklam verenlerin medya kuruluşlarına yaklaşımı da algoritmalar üzerinden şekilleniyor. Ancak bu rakamlar ne kadar doğru, dijital dünyanın bize sunduğu gerçeklik ne kadar gerçeği yansıtıyor? Yoksa bizi yanıltıyor ya da belirli bir yöne çekmeye mi çalışıyor?” ifadelerini kullandı.
1996 yılında geleneksel medyada meslek hayatına başladığını ve hâlen bu alanda çalıştığını belirten Şahin, geleneksel medyada haberlerin okuyucuya ve izleyiciye ulaşmadan önce editoryal bir süzgeçten geçtiğini dile getirdi. Dijital medyada ise içeriklerin çok daha hızlı yayıldığını ancak aynı ölçüde bir doğrulama sürecinden geçmediğini kaydetti.
Bu durumun toplum, ülke ve özellikle gençler açısından ciddi riskler taşıdığını vurgulayan Şahin, dijital platformlarda yayılan içeriklerin insanları yanlış yönlendirebileceğini söyledi.
“Dünya sosyal medya çılgınlığına çözüm arıyor”
Sosyal medya kullanımının çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine değinen Şahin, farklı ülkelerde bu alana yönelik yeni düzenlemelerin gündeme geldiğini belirtti. Sosyal medya kullanım yaşına ilişkin tartışmaları örnek gösteren Şahin, dijital platformların etkilerinin artık uluslararası ölçekte de sorgulandığını ifade etti.
Toplumsal dönüşümün hızına dikkat çeken Şahin, “Bir toplum, bir kuşak değişiyor ve dönüştürülüyor. Ancak nereye dönüştürülüyor, neye dönüşüyor, bu konuda yeterince bilgimiz yok” dedi.
Akıllı telefon kullanımının çocuklarda bağımlılık düzeyine ulaşabildiğini dile getiren Şahin, kendi ailesinde yaşadığı bir olayı da dinleyicilerle paylaştı. Çocuğunun telefon kullanımını sınırlandırdıklarında ciddi bir kriz yaşandığını anlatan Şahin, dijital içeriklerin çocukların psikolojisi üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Yapay zekâ çocuğumda ciddi kaygıya yol açtı”
Şahin, çocuğunun bir kedi tarafından tırmalanmasının ardından yaşadıkları süreci anlatarak dijital içeriklerin ve yapay zekâ yanıtlarının kişiler üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Olayın ardından çocuğunun internet üzerinden kedi tırmalamasının olası sonuçlarını araştırdığını ve kuduz ihtimaliyle karşılaşınca endişelendiğini belirten Şahin, aşı sürecinin ardından çocuğunda ciddi bir kaygı oluştuğunu ifade etti.
Şahin, bu süreçte ailesiyle birlikte zor günler geçirdiklerini belirterek, dijital ortamda karşılaşılan bilgilerin özellikle çocuklar tarafından nasıl yorumlandığının önemli olduğunu vurguladı.
Çocukların karşılaştıkları bilgiler nedeniyle korku ve kaygı yaşayabildiğini belirten Şahin, dijital araçların faydalarının yanında olumsuz etkilerinin de bulunduğunu söyledi.
Üniversite sınavı öncesindeki “Katarlı öğrenci” haberini hatırlattı
Konuşmasında sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin toplumsal sonuçlarına da değinen Şahin, üniversite sınavından bir gün önce gündeme gelen Katarlı öğrencilerin Türkiye’de sınavsız üniversiteye alınacağı yönündeki haberi örnek gösterdi.
Şahin, söz konusu haberin milyonlarca öğrencinin sınava hazırlandığı dönemde yayıldığını ve kamuoyunda büyük tepkiye neden olduğunu hatırlattı. Haberin daha sonra yayımlandığı internet sitesinden kaldırıldığını belirten Şahin, doğrulanmamış bilgilerin özellikle kritik dönemlerde toplum üzerinde ciddi bir baskı oluşturabileceğini dile getirdi.
Üniversite sınavına giren gençlerin ve ailelerinin yaşadığı kaygıya dikkat çeken Şahin, yanlış bir haberin öğrencilerin psikolojisini ve sınav sürecini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Şahin, dijital çağda yanlış bilgilerin doğrularından çok daha hızlı yayılabildiğini belirterek, “Doğru ayağa kalkana kadar yalan dünyayı dolaşır” sözünü hatırlattı.

“Sanal medya psikolojik operasyon aracı olarak da kullanılabilir”
Sosyal medyanın yalnızca bireysel iletişim amacıyla kullanılmadığını, zaman zaman toplumları etkilemeye yönelik bir araç hâline de gelebildiğini ifade eden Şahin, Türkiye’de seçim dönemlerinde ve toplumsal hassasiyetlerin yoğunlaştığı zamanlarda yayılan içeriklerin bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şahin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak’ta operasyon yürüttüğü bir dönemde yayılan bazı haberlerin arka planına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, söz konusu içeriklerin Türkiye’ye yönelik psikolojik bir karşılık verme amacı taşıyor olabileceğini düşündüğünü ifade etti.
Toplumların hassasiyetlerinin kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabileceğini belirten Şahin, kışkırtıcı içeriklerin sosyal medya üzerinden yayılmasıyla toplumsal gerilimlerin artırılabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye gibi farklı hassasiyetleri bulunan toplumlarda bu tür içeriklerin daha etkili sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Şahin, dijital platformlarda yayılan provokatif haberlerin insanları karşı karşıya getirebilecek tehlikeli bir ortama zemin hazırlayabileceğini kaydetti.
“Sosyal medya ülke güvenliğini tehdit edebilir”
Konuşmasının sonunda dijital medyanın bilinçli ve sorumlu kullanılmasının önemini vurgulayan Zafer Şahin, sosyal medya içeriklerinin paylaşılmadan önce doğruluğunun araştırılması gerektiğini ifade etti.
Şahin, dijital platformların yanlış veya kötü niyetli kullanılması durumunda yalnızca bireyleri değil, toplumun genelini de etkileyebileceğini belirterek, sanal medyanın toplumsal huzur ve ülke güvenliği açısından ciddi riskler barındırabileceğini söyledi.
“Sosyal medyada gördüğümüz her haber doğru olmayabilir”
Gazeteci, yazar ve televizyon yorumcusu Zafer Şahin, sosyal medyada yayılan haberlerin kamuoyunun düşünce dünyasını etkileyebildiğine dikkat çekerek algoritmaların bilgi akışındaki rolüne vurgu yaptı. Şahin, göç meselesi üzerinden sosyal medyada yayılan içeriklerin sorgulanması gerektiğini belirterek dijital medyada karşılaşılan her bilginin doğru kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Sosyal medyada göç konusunun uzun süre yoğun biçimde gündeme getirildiğini belirten Şahin, bu haberlerin zamanla birdenbire azalmasına dikkat çekti. Şahin, Suriye'deki gelişmelerin ardından Suriyelilerle ilgili haberlerin de belirgin biçimde azaldığını savunarak, dijital medyada gündem oluşturma süreçlerinin sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
“Ekonomiye katkısı da var”
Göç meselesinin yalnızca toplumsal boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Şahin, ekonomik etkilerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi. İnegöl'deki mobilya sektörü ve inşaat sektöründen örnekler veren Şahin, iş dünyasında göçmen iş gücünün önemine ilişkin değerlendirmelerin de bulunduğunu aktardı.
Konunun sosyal medyada zaman zaman tek yönlü ele alındığını belirten Şahin, kamuoyunun farklı boyutları da değerlendirmesi gerektiğine işaret etti.
“Algoritmalar gündemi şekillendirebiliyor”
Dijital platformlarda algoritmaların içeriklerin daha geniş kitlelere ulaşmasında etkili olduğunu anlatan Şahin, özellikle YouTube'da yüksek izlenme sayılarına ulaşan videoların nasıl öne çıktığının sorgulanması gerektiğini belirtti.
Şahin, Türkiye'den kaçan firari FETÖ mensuplarının yayınlarının yüksek izlenme sayılarına ulaşmasını örnek göstererek, bir videonun çok sayıda kişi tarafından izlenmesinin ardından algoritmaların benzer içerikleri daha fazla kullanıcıya önerebildiğini ifade etti.
Sanal medyada izlenme satın alınabildiğini ve bot hesaplar aracılığıyla içeriklerin olduğundan daha popüler gösterilebildiğini de dile getiren Şahin, bu durumun kamuoyunda belirli konuların herkes tarafından konuşulduğu algısını oluşturabileceğine dikkat çekti.
Şahin, dijital medyada karşılaşılan içeriklerin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, kullanıcıların yalnızca izlenme sayılarına ve popülerlik göstergelerine bakarak bir içeriğin toplumun genel görüşünü yansıttığı sonucuna varmaması gerektiğini kaydetti.
“Göç meselesinin ekonomiye katkısı kamuoyunda yeterince anlatılmıyor”
Gazeteci, yazar ve televizyon yorumcusu Zafer Şahin, Türkiye’de göç meselesini değerlendirerek yabancı iş gücünün hayvancılık ve inşaat gibi sektörlerdeki rolüne dikkat çekti. Afgan göçmenlerin çoban olarak çalışmasının sektördeki iş gücü ihtiyacıyla ilişkili olduğunu belirten Şahin, göçün ekonomik boyutunun kamuoyunda yeterince ele alınmadığını ifade etti.
Sosyal medya ve dijital mecralarda göç konusunda yayımlanan haberlere de değinen Şahin, bir dönem yoğun şekilde gündeme getirilen haberlerin daha sonra azaldığını söyledi. Bu değişimi Suriye’deki gelişmeler ve bölgedeki güç mücadelesiyle ilişkilendiren Şahin, dijital medyada karşılaşılan her içeriğin doğru kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Şahin, insanların duygu ve düşüncelerini belirli bir yöne çekmeyi amaçlayan içeriklere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, haberlerin yalnızca içeriğiyle değil, hangi koşullarda ve hangi amaçlarla yayımlandığıyla birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret etti.