Amed tartışması
Geçtiğimiz cumartesi günü şehrimizin takımı Konyaspor, Diyarbakır deplasmanına gitti ve mücadeleyi 1-0 kaybetti. Maçın ardından Konya’da görev yapan, ‘duayen’ bir ağabeyimiz maç öncesi Diyarbakır’ın havasını ve şehre dair izlenimlerini köşe yazısında paylaşmış. Yazıyı yayınlamasının ardından eleştirilerin odağı olmuş, katıldığı bir televizyon programında da taraftarların ‘protestosuyla’ karşılaşmış.
Bizim meslekte bunlar oluyor, hadi buraya kadar eyvallah. “Eyvallah” derken, “Benim meselem değil” diyorum yani.
Sosyal medyadan tepkilerini dile getiren taraftarlar “Biz şu kadar saat yolculuk yaptık, yolculuğumuzda istenmeyen olaylar yaşadık. Buna rağmen siz ‘Amed güzellemesi’ yapıyorsunuz” şeklinde görüşlerini paylaşmış.
Bu da tamam.
Yapılan yorumlar içerisinde “Konya basını zaten böyle…” ve benzeri yorumları da görünce “Van minüt” dedim. Konya basınının içerisinde ben de varım, öyle ya da böyle. Cevap hakkı doğdu. Görüşümü öğrendikten sonra “Fatih Talayhan ve diğerleri” diyebilirsiniz, size kalmış…
Lafı daha fazla uzatmadan direkt kitabın ortasından konuşayım. Diyarbakır’a “Amed”, Tunceli’ye “Dersim” diyenlere karşıyım. Bunların niyetlerinin iyi olmadığını düşünüyorum. “Efendim işte Amed, Diyarbakır’ın eski adı da bilmem ne” diyenlere de “Geç” derim. Geçin orayı. Meselenin eski ad olmadığını hepimiz biliyoruz. Yemeyiz bu dolmayı, yiyen varsa da afiyet olsun.
Dolayısıyla bence Türkiye’de ‘Amedspor’ diye bir futbol kulübü ismine baştan müsaade edilmemeliydi. Bu ismin, bana göre, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden bir yönü var. ‘Bana göre’nin altını çiziyorum…
Alt kimlik, üst kimlik, zart kimlik, zurt kimlik mevzusuna da girip laf ezmeye gerek yok. Bu ülkede tek kimlik var, o da Türkiye Cumhuriyeti kimliği. Bitti, bu kadar.
Yanlış hatırlamıyorsam sene 2019’du. O dönem İçişleri Bakanlığı görevini yürüten Süleyman Soylu, terör örgütü PKK’nın kulübü desteklediğini ifade ederek, “Kandil'in en son derdinin ne olduğunu biliyor musunuz? Söyleyeyim, Amedspor. ‘Amedspor’a oradan buradan ayda 400-500 bin lira para bulun’ diye bizatihi Cemil Bayık talimat gönderiyor. Terör örgütünün direkt talimat verdiği bir spor kulübü. Böyle bir şey olabilir mi? Cemil Bayık, ‘Amedspor’a destek verin’ diye açık açık talimat gönderdi” şeklinde konuşmuştu.
Ben demedim, geçmiş İçişleri Bakanı dedi, ona göre. Arşivlerde var, Google’dan aratınca da çıkıyor. Ben sadece hatırlatıyorum…
Tribünde bir taraf “Kine em” diyor, diğer taraf “Kurdin em” diye karşılık veriyor. İyi de biz “Ne mutlu Türk’üm diyene” deyince niye faşist oluyoruz? Tutturmuşlar bir de -istli, -şistli, milletimin diline yabancı kelimeler, bu kelimelerin üzerinden bize ateş ediyorlar ya ona canım çok sıkılıyor…
EURO 2024’te Türkiye milli takımından bir futbolcu ‘bozkurt işareti’ yapmış da Kürt kardeşlerimiz incinmiş. UEFA da 2 maç ceza verdiydi ‘siyasi sembol’ diye. Bunların her yanı siyasi sembol, şimdi tık diyen var mı? Yok. Süreç varken “Aman Ali Rıza Bey, ağzımızın tadı bozulmasın...”
Ha şunu da söyleyeyim, Atsız’ın da dediği gibi “Hayali Kürdistan’a başkent yapmak istediğiniz Diyarbakır, Büyük Türkmen Beyi Uzun Hasan’ın şehridir. Don Kişotların başkenti olamaz.”
Bir hatırlatmada daha bulunayım; benim görüşüm kimsenin görüşüyle aynı olmak zorunda değil. “Herkes benimle aynı görüşe sahip olsun, yüzde 100 katılsın, millet beni çok sevsin de ölünce de gelsin mezarıma gül diksin” diye bir beklentim de yok. Katılırsınız, katılmazsınız. Paşa gönlünüz bilir.
Esenlikler…