Konya
Açık
22°
Aksaray
Açık
18°
Karaman
Açık
22°

Manifest ve ‘-Mış gibi’ Yaşamak

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Günümüzde manifest konusu en çok ilgi çeken popüler kültür temalarından biri haline geldi. Güncel paylaşımlardan, kulaktan kulağa yayılan “yaz, çiz, boya” anlayışı ile herkes elinde bir sihir değnek edası ile hayatına bir yön çizebilme derdinde sanki. Oysa insan hayatı bu basite indirgenmiş 3-5 alışkanlıktan ibaret olamayacak kadar karmaşık ve çoğulcu. Çünkü insan sadece ne istediğiyle değil, neye yöneldiğiyle, neyi görmek istediğiyle bir hayat şekillendirebilir. 

Örneğin işinde başarılı bir aşçı düşünelim. Öncelikle yemek yemeyi sevmeli ve onunla bir bağ kurabilmelidir. Acıkmalı, o yemeği yemeli, belki “ben daha iyisini yapabilirim” demeli ve bunu insanlara sergileyebilmelidir. Ya da insanlarla bağ kurmayı sevmeyen birisinin iletişim temelli bir sektörde başarılı olması düşünülebilir mi? İnsan genellikle kendi iç dünyasında karşılığı olan bir hayatı sürdürebilir. Aslında her şey bireysel olarak kişinin yaşadığı hayatın o kişide yarattığı duygu ve durumlarla ilgilidir. Yani popüler kültüre mal olmuş bu manifest kavramı kişinin ne hissetmek istediğiyle alakalı bir şey.

Bu yüzden manifest etmeyi sadece “pozitif düşünmek”, “istediğim olsun” diyerek sadeleştirerek anlamlandıramayız. Çünkü bazen insan pozitif düşündüğünü sanırken aslında korku ya da kaygılarını büyütüyor da olabilir. Örneğin sürekli yalnız kalmaktan korkan birinin bütün enerji yönelimini bu alana aktarması gibi. İstediği şeyin altında yalnızlık korkusu olması gibi…

İşte bu yüzden manifest kavramını insanın pozitifi çağırma olarak değil, içindeki var olma enerjisini görebilmek olarak okumak daha doğru olur. Manifestation, zaten kelime anlamı olarak da ortaya çıkarmak, görünür kılmak demektir. Yani var olan bir şeyden bahsediliyor burada. Bu bir seçim yapmak ve o istediğin, sende var olan o şeyi bulup yönelmek gibi. İşte manifest dediğimiz şey tam da bu. Kendi içinde zaten bu istediğin şey var ve senin seçimlerine doğru yönelmiş olman demek birazda. 

Bu konudaki en önemli ve final kısım ise bana göre şöyle: İnsan kendine rol yaparak bir şeylere dönüşemez. İyiymiş gibi yaparak iyi olamayacağı gibi mutluymuş gibi yaparak da mutlu olamaz. Çünkü hayat ağzından çıkanla şekillendirdiğinden çok içinde hissettiğin o duygu ile var. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız