Konya
Açık
30°
Aksaray
Açık
29°
Karaman
Parçalı az bulutlu
27°

Koca Anşa

YAYINLAMA:

Köyün birinde Ayşe Ana isminde bir çınar varmış. Evlatları kırılmasın,köylüler kırılmasın diyen içli bir kadınmış. Eve geleni asla boş göndermez sofrayı eksik etmezmiş eve gelene. Kıt imkanlarla çok işler yapar ama hep gönüllere girer imiş.

Kırsalar da kırıldığı yerden büyürmüş bu Ayşe Ana. Eve gelen her kimse ayırmaz ona gönlünü açar ,çayını demler Allah ne verdiyse der asla yok demezmiş. Bilirmiş Allah vereni sever gönle hoş geleni sever gönle gireni severmiş.

E tabi eskilerden olunca eski bir yaşam felsefesi güdermiş. Güneşi üstüne doğurmaz erken kalkar yol alırmış. Kim ne der diye düşünmez doğrularının peşinden girermiş Ayşe Ana.

Çokça evladı varmış, hepsine koca yüreğiyle analık yapmış hepsinin yüreğinde var etmiş kendini.

Torunu anlatıyor; bir gün köye gittim. Arkadaşlarla çay içtik muhabbet ettik epey bir vakit. Kimse hadi gidelim diyemedi bir çay içimi evlerine. Haklılar idi tabi o kadar kişiye buyur etmek kolay mı . Ben acaba demeden hadi bize gidelim bir çay içer muhabbete devam ederiz dedim. E tabi uzunca bir zaman sonra karşılaşınca dostlarla gönül beraber olmak istiyor. Neyse kalktık kahvehaneden gittik eve. Biz geldik Ayşe Ana diye seslendim dedi torun. Acaba demeden getirdim dostları ama son anda ne der kızar mı diye de içimden geçti. Kapıyı açtı baktı bizlere veee o koca yüreğiyle buyrun buyrun dedi. Gözleri güldü hoş geldiniz derken gelenlere. Hiç buruşturmadı yüzünü, kaşını çatmadı. Orası bir ağa eviydi ve kendi de bir ağa kızıydı dedi torunu.

Esasen çay koyalım dedim ,yardım edeyim dedim ama otur dedenin vekaleti gibi gerisini ben hallederim dedi. Çay oldu dedi sofrayı serdi. Çaya sofra gerekmez dedi torun. Ne çayı ,yemekler yapılmış sofra donatılmış yok yok Anadolu sofrasında. Aç değiliz deseler de eve gelenler sofra bomboş kalktı bereketi ile. Herkes kalkarken çok mutlu, ağzından çok teşekkür Ayşe Ana diyerek geçmişlerine dua ederek kalktı.

Kendi evinde pişen kömbeyi değil de Ayşe Ananın kömbesini yiyerek büyüdü onu tanıyanlar. Hatta evlerinde bizde aynısını yaparız ama ne fark diyenler oldu. Belki de o güzel yüreğinden kattığı tatlı eyliyordu her şeyi.

Ve yıllar geçti Ayşe Anam düştü hastalandı ,kırık oluştu kemikte. Teknoloji gelişince görüntülü konuştuk gel dedi kalktım gittim yanına. Belki de helalleşmek için bir vakit verdi Yaradan o hasta haliyle. Baktı evlatları, torunları, gelinleri ,dostları. Tabi her şeyin bir vakti olduğu gibi Ayşe Ananın da vakti geldi emaneti teslim etti. Herkesin gözlerine yaş gönlüne acı düşürdü yiğit kadın.

Ve torun sonunda gözleri dolu şöyle anlattı. Cenazemizi aldık köye gittik. Köy bomboş bir halde idi. Koca köyde otursan isim isim sayılırdı kimlerin olduğu. Akşam aile efradı toplandı ne yaparız nasıl yaparız yemeği kaç kişi yaparız. Arkasından neler yapılması gerektiğini söylemiş ve parasını da bırakmış idi koca yürekli kadın. Sayı için söylenenden daha fazla yaptırmış idi torun yemeği. Cenaze namazı yaklaştı köyde bir kalabalık oluştu anlatılamaz. Onun koca yüreği cenaze namazında yer bırakmamış musallada bile doldurmuş idi camiyi. Güle güle diyenler ağızlarında dua gözlerinde yaş ile gönderiyordu Ayşe Analarını. Nasıl yaşarsan öyle gidersin ebedi hayata. Kıt imkanlarla yaşasa da bolluk ile gitti . Şerefle, yiğitlikle, cömertçe, kırmadan, ayrıştırmadan yaşayan Koca Anşa dualarla Cennete gitti inş.

Çok sıkmayalım kendimizi çok hesap yapmayalım, dilimiz kırmasın kimseyi, yüreğimiz kucaklasın herkesi, elimizden yesin herkes, kapımız açık olsun dosta komşuya.

Sonunda defter kapanınca silgi yok dönüş yok tekrarı yok.

Mekanın cennet ola Ayşe Ana. Rabbim sen gibileri çoğaltsın.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız