Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, ilçenin tarihi ve kültürel mirasını korumaya yönelik çalışmalara bir yenisini daha eklediklerini belirtti. Kılca, Karatay’ın her bölgesinde köklü geçmişin izlerini taşıdığını vurgulayarak, büyük restorasyon ve koruma projelerinin yanı sıra, şehrin manevi önderlerine de sahip çıktıklarını ifade etti.
Başkan Kılca, “Karatay’ımız köklü geçmişiyle her bölgesinde derin izler taşıyor. Yaptığımız restorasyon ve koruma projelerimizin yanında, şehrimizin kimliğine değer katan büyüklerimiz, manevi önderlerimiz ve alimlerimiz için de vefa duygusuyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Burhan Dede Türbesi’ni de bu amaçla koruyoruz. Çevre düzenlemesini de yaparak buradaki çalışmamızı tamamlayacağız” dedi.

MEVLANA’NIN MÜRİDİYDİ
Mevlânâ’nın müritlerinden biri olarak bilinen Burhan Dede, Konya halkının gönlünde derin bir saygı ile yer etmiş önemli bir isim. Adını taşıyan türbe ise uzun yıllar boyunca bir evin sınırları içinde kalmış, zamanla gözlerden uzaklaşarak unutulmaya yüz tutmuştu. Gün yüzüne çıkarılan bu türbede, Burhan Dede ile birlikte eşi, kızı ve oğlunun da medfun olduğu rivayet ediliyor.
ŞİFA ARAYANLARIN DURAĞI
Tarih boyunca Konya’daki bazı türbeler yalnızca manevi değil, aynı zamanda şifa umuduyla da ziyaret edilmiştir. Burhan Dede Türbesi de bu yönüyle öne çıkan mekânlardan biri. Özellikle halk arasında "bezeme" olarak bilinen bir cilt rahatsızlığı için burası umut kapısı haline gelmiş. Rivayetlere göre, bu hastalıktan mustarip olanlar türbeyi ziyaret eder, çamurundan yüzlerine sürer ve türbede bulunan tuzdan alarak şifa ararlardı.
BURHAN DEDE ZAVİYESİ
Tarihî kaynaklarda tekke olarak da geçen Burhan Dede Zaviyesi, Konya’nın Uluırmak Mahallesi’nde, Çaybaşı civarında bulunan Burhan Dede Camii'nin bulunduğu yerde yer almaktaydı. Türkiye Selçukluları dönemine ait, 684/1285 tarihli ve günümüzde nerede olduğu bilinmeyen bir vakfiye, zaviyenin o yıllarda aktif olduğunu gösteriyor. Osmanlı arşivlerine göre ise yapı 1086/1675 yılında da ayaktaydı. İlginç olan ise, Burhan Dede’nin düzenlettiği vakfiyede şeyhliğin evlada şart koşulması; bu sebeple zaviyede zaman zaman soyundan gelen kadınların da zaviyedarlık yaptığı bilinmektedir. Zaviyenin hangi tarikata ait olduğu ve ne zaman yıkıldığına dair ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.