Konya’da yaşayan 17 yaşındaki genç şair Canberk Kurt, kaleme aldığı ilk kitabıyla edebiyat dünyasına adım attı.
Konya'nın sanılanın aksine sanatsever bir yer olduğunu belirten Kurt, "Eminim benden genç şairler de vardır. Ben kendimi kendi kulvarımda kıyaslıyorum. Bir adamın aforoz edilmesini 17 yaşında kaleme alan ilk şairim" dedi.
Kendisini şiir yazmaya iten, duygusal yoğunluğu tetikleyecek herhangi bir olay olmadığını söyleyen Kurt, kitap okumaya 12 yaşlarında Oğuz Atay'la başlamasının etkili olduğunu dile getirerek, "Ben tek kelimelik cevabı olan sorulara uzun cümleler kuran bir adamım ve bir şey anlatacağım zaman da onun son anlamıyla anlatıyorum. Bu yüzden de ilhamımın belli bir kaynağı yok" diye konuştu.

ESERİN İÇERİĞİ
Eserinin içeriğinden bahseden Kurt şunları söyledi:
"Biz toplum tarafından dışlanan insanlara, toplum tarafından aforoz edilen insanlara neden aforoz edildiklerini sormuyoruz. Dışlanmışlar diyoruz ve Hatta ilginçtir, kitapta en çok kullandığım noktalama işareti de soru işareti. Yani benim amacım şu. Size bir kitap verdim. Size birkaç şiir verdim. Size bir tane ana karakter verdim. Alın, Onu benim şiirlerimle, benim anahtar kelimelerimle kafanıza göre aforoz edin. Çünkü yapabiliyorsunuz.
Aforoz kavramı Hristiyan dininde geçen bir şey iken aforoz edilen ana karakter neden Salim? Salim anam-babam Anadolu çocuğu aslında. Aforoz kavramı dediğimiz şey de sadece dini aforoz olmuyor. İnsanlar sürekli aforoz ediliyor. Sosyal aforoz var, ekonomik aforoz var, siyasi aforoz var ve bence en önemli bireysel aforoz var. Ve gün içinde hepimiz hatta haftada bir kendimizi bireysel olarak aforoz edebiliyoruz. Aslında Salim de zaman zaman o dini aforoz içinde bile kendini bireysel olarak aforoz etmiş bir insan.
Kitabı yazma sürecimde, benim Salim olmam gereken konular oldu çünkü empati kurmadan aforoz edilen bir adamın hayatını kaleme alamazdım. Salim gibi yemek yedim, Salim gibi su içtim, Salim gibi dolaştım, yürüdüm. Salim gibi konuştum. Bu da her yazar ve şair için önemli bir konu.
Kitapta algılara nasıl meydan okuduğumu uzun uzun anlatmış oldum. Aynı şekilde bildiğimiz şiir üslubundan da uzaklaştım. Biraz daha postmodern ve absürt çerçevede şiiri biraz daha argoyla harmanladım. Bu birazcık sevilmedi yaş grubum yüzünden. Çok realist bir adam değilim ama realist bir dille anlatmam gerekiyordu. Ben de birazcık argoya başvurdum."
"BU KONUDA EKSİKLİK ÇEKİYORUZ"
Gençlerin edebiyata ilgisinden bahseden Kurt gençlere tavsiyelerde bulunarak, "Benim şu an içinde bulunduğum toplum güzel. Çoğu arkadaşım yine bir şeyler karalıyor, yazıyor. Ama genel çerçevede gençleri ele alacaksak eğer maalesef artık kitap okunmayan, şiir okunmayan, yani şiiri geçtim roman bile okunmayan bir devirdeyiz. O yüzden birazcık eksiklik çekiyoruz o konuda. Şiir yazmak isteyenlere önerim, biraz klasik kitapları okuyun. Şiir kitabı okumayın çünkü özellikle imgesel bir şiir kaleme alacak arkadaşlar şiir okudukça şiir kitabı okudukça öykünmeye kaçacaklar" şeklinde konuştu.
Kurt’un, 2025 yılında, manzum tarzda kaleme aldığı kitap haricinde bir de tiyatro eseri bulunuyor.