Geleneksel Türk El Sanatları Sergisi 10. kez Konyalılar ile buluşmaya devam ediyor. Türk kültürünün el sanatlarını yansıtan ‘Geleneksel Türk El Sanatları Şöleni’ kültürün ve sanatın buluşma noktası Konya’da bir araya geliyor. Kulesite AVM’de düzenlenen etkinlikte zanaatkâr semer ustası Ahmet Bak, Manisa’nın Kula ilçesinde 58 senedir semercilik yaptığını dile getirdi. Semer yapımını 4 kuşaktır devam ettiren Usta Bak, “Semercilik dedemden kalma bir meslek. Ben babamdan öğrendim, devam ettirdim. 58 senedir bu meslekte paramı kazanıyorum. Benden sonra bitiyor artık” ifadelerine yer verdi.
“ÖĞRETMEK İSTERİM, FAKAT ÖĞRENENE YAZIK OLUR”
Semer yapımında tamamen makinesiz işlemler kullandığını söyleyen Bak, “Semer, gölde biten sazdan yapılır, çınar ağacının yapraklarını derelerden alıyoruz. Keçi derisini de kasaptan alıyorum. Tamamen makinesiz işlemlerden geçiriyorum. 3 günde bir semeri tamamlıyorum. Önce saz kısmı yapılıyor, daha sonra sazlar hayvana dokunmasın diye içine keçe çekiliyor. Bu işlemlerin tamamı el emeği ile ustalık gerektiren işlemler. Semer yaparken asıl amacımız hayvana rahatsızlık vermemek” dedi. Bu mesleğin kaybolmasını istemediğini vurgulayan Bak, şunları söyledi: “Birilerine öğrettim ama çalışmıyorlar, getirisi insanları tatmin etmiyor. İki tane çırağa öğrettim, yanımda 2 sene kaldılar. Bu meslek hemen öğrenilmez. Baktılar ki getirisi de yok. ‘Usta, sen 3 günde bir semer yapıyorsun 500 TL alıyorsun, ben günlük 500 TL alıyorum’ diyerek yanımda çalışmayı bıraktılar. Yanımda eleman çalıştırıp bu mesleğin benden sonra da yaşamasını isterim, fakat öğrenene yazık olur. Aldığı parayla hayatını devam ettiremez. Sağ olsun Cumhurbaşkanımız bizi vergiden muaf tuttu. Yoksa ben şu an burada olamazdım, çoktan bu mesleği bırakmış olurdum.” Eskiden semere rağbet olduğunu söyleyen Bak, teknolojinin semerciliği bitirdiğini belirtti. Bak, “Bundan 5-6 sene önce benim dükkanımda sıra bekliyorlardı. O zamanlar bir semerin parası kuzu parasına denk geliyordu. Fakat şimdi bir kuzu bin 500 TL iken ben semeri 500 TL’ye satıyorum. Konya’ya 2 sene önce geldim. Ehl-i Hüner Grubu beni davet etti. İnsanlar, fotoğraf çekiyor, çocuklar semerlerin üstüne biniyor. Semerciliği unutan kişiler beni görünce ‘demek ki varmış bu işi yapanlar’ diyorlar. Semerin ne olduğunu bilmeyen insanlar burada öğrenmiş oluyorlar. Bu da beni mutlu ediyor” açıklamasına yer verdi. Kübra Karaburç