AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir televizyon programında, hem hükümetle hem de AK Parti ile ilgili gerçekle alakası olmayan, bir kısmı iftira niteliğinde iddialarda bulunduğunu ifade eden Çelik, buna TBMM Başkanı Mustafa Şentop ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun gereken cevabı verdiğini söyledi. Bazı muhalefet partisi temsilcilerinin siyasette kutuplaşmanın artmasından bahsettiğini dile getiren Çelik, siyasette rekabetin ve demokratik rejimlerde farklı görüşlerin olabileceğini belirtti. Çelik, “Burada başka bir şey var, bu rekabeti, siyasi rekabeti bir siyasi husumete dönüştürmek, bir çeşit insanları hedef gösteren, çeşitli meslek gruplarını hedef gösteren bir hale getirmek aslında antidemokratik eğilimleri besliyor, antidemokratik siyasete bir gıda ve enerji sağlıyor” dedi. Çelik şunları söyledi: “Eğer siz bol bol ‘demokrasi’ dediğiniz halde terör örgütüyle yanaşık düzen durursanız, terör örgütünün terör örgütü olmadığını söylerseniz, ‘Biz demokratik siyaset yapıyoruz ama PKK terör örgütü değil’ derseniz işte demokrasi diyerek demokrasiyi çalmış olursunuz. Demokratik düzene karşı bir tutum geliştirmiş olursunuz. Aynı şekilde vatandaşın anayasayla teminat altına alınmış, çocuklarına din eğitimi verme hakkını gasp etmeye çalışırsanız, buna saldırırsanız bunun ardına önüne ne kadar çok demokrasi lafı koyarsanız koyun yine aynı şeyi çalmaya çalışırsınız. Dolayısıyla biraz daha sağduyulu, biraz daha makul, toplumla barışık, toplumun değerleriyle barışık, toplumu bir mühendislik faaliyetiyle şekillendirmeye çalışmayan, toplumun şimdiye kadarki kazanımlarını koruyan, bu kazanımların daha gelişmesine hizmet eden bir siyaset dili kurmanın bu kadar zor olmaması gerekir. Eğer niyet iyiyse, eğer niyet demokratik siyasetten yanaysa, eğer niyet insan haklarına saygı temelinde gerçekleşiyorsa bunlar çok mümkündür. Ama biraz yol gidiliyor, biraz yol gidildikten sonra ilk kritik kavşağa gelindiğinde maalesef bu eski zihniyet tekrardan kendisini ortaya çıkarıyor.”
“KİN SİYASETİ DOĞRU DEĞİL”
İkinci bir kutuplaştırıcı tavrın sürekli toplumun demokratik kazanımlarına saldırmak olduğunu ifade eden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kazanımları bir gün anlaşılıyor ki ellerine fırsat geçerse altüst etmek için pusuda bekleyen, bir şekilde tuzak kuran pek çok sayıda kişi var zaten. Bakın bir siyasi tartışma olduğu zaman siyasetin tansiyonu biraz yükseldiği zaman ilk yaptıkları iş hemen Yassıada'ya memleketi götüren sürecin diliyle konuşmaktır. Bu dili o kadar rahat, o kadar kolay bir biçimde kullanabiliyorlar ki gerçekten bu kadar üzerinden tarih geçmesine rağmen birilerinin, maalesef akılla, makul bir şekilde düşünceyle siyaset yapmadığını, hala kin ve hesaplaşmayla siyaset yaptığını görüyoruz.” Çelik, kin siyasetinin doğru olmadığını, demokratik siyasetten, makul ve köprü kuran bir dilden herkesin kazanacağını vurguladı.