Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son günlerde kamuoyuna yansıyan bazı araştırmalar üzerinden “Terörsüz Türkiye” sürecinin ve toplumsal barış ortamının hedef alındığını ileri sürdü.
Bahçeli, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung’un desteğiyle gerçekleştirildiği belirtilen “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması” ile başka bir kamuoyu araştırmasını eleştirdi.
Bazı araştırmaların toplumsal ayrışmayı ve kimlik tartışmalarını körüklediğini savunan Bahçeli, “Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.” ifadelerini kullandı.
“Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli”
Amedspor üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Bahçeli, sporun kardeşlik, barış ve dayanışmanın güçlü araçlarından biri olduğunu belirtti.
Bahçeli, Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesi üzerine 4 Mayıs 2026’da kulüp başkanı Nahit Eren’e yönelik yaptığı açıklamayı hatırlatarak, o dönemde kulübün başarısını Diyarbakır ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendirdiğini belirtti.
Amedspor’un Süper Lig’de başarılı olmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Bahçeli, kulübün “kirli projelere alet edilmek” istendiğini öne sürdü.
Bahçeli, “Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye’nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır.” dedi.
Spor kulüplerinin toplumsal gerilimleri artırabilecek söylem ve tutumlardan uzak durması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, tribünlerin “Terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı” haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır”
Bahçeli, TBMM’de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini belirttiği 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile sürecin önemli bir aşamaya geldiğini ifade etti.
“Terörsüz Türkiye” hedefinin aynı zamanda bölgesel istikrar, ekonomik kalkınma ve toplumsal refah açısından önem taşıdığını savunan Bahçeli, terörün tamamen tasfiye edilmesinin yatırımcı güvenini ve Türkiye’nin üretim kapasitesini güçlendireceğini dile getirdi.
Bahçeli, “Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye’yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, ülkemizin rotasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.” ifadelerini kullandı.
Kamuoyu araştırmaları için yasal düzenleme çağrısı
MHP olarak daha önce de kamuoyu araştırmalarına ilişkin yasal düzenleme önerdiklerini belirten Bahçeli, bilimsel ve hukuki temelde araştırmaları değerlendirecek ve denetleyecek bir sistem oluşturulmasını istedi.
Bahçeli, kamuoyu araştırma kuruluşları ile araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esasların belirlenmesi gerektiğini savunarak, yönlendirme veya etkileme amacıyla yanıltıcı bilgi sunanlara cezai yaptırım uygulanmasını önerdi.
“Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz”
Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren Bahçeli, Türkiye’nin terör sorununu kendi milli iradesi içerisinde çözüme kavuşturmasının temel hedefleri olduğunu belirtti.
Toplumsal gerginlik ve kutuplaşmaya yol açabilecek girişimlerden kaçınılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır.” dedi.
Bahçeli açıklamasını, “İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.” sözleriyle tamamladı.