Huzur ve Güven Partisi Konya İl Başkanlığı tarafından, Genel Başkan Zafer Emanetoğlu'nun katılımıyla basın kahvaltısı programı düzenlendi. Programa Huzur ve Güven Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Altuğ, il yönetimi ve basın mensupları katıldı.
Basın toplantısında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Zafer Emanetoğlu, dış politikadan ekonomiye kadar birçok konuda partisinin görüşlerini paylaştı.
"Bu anlayışla hedeflere ulaşılamaz"
Konuşmasında Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi'ne yönelik eleştirilerde bulunan Emanetoğlu, her iki partinin de Avrupa Birliği Uyum Komisyonu'nda görev almasını eleştirdi. İslam birliğini savunan partilerin Avrupa Birliği Uyum Komisyonu üyeliğini kabul etmesini siyasi söylemleriyle çelişkili bulduklarını ifade eden Emanetoğlu, bu nedenle her iki partiden ayrılarak Huzur ve Güven Partisi'ni kurduklarını söyledi.
"NATO Türkiye'nin çıkarlarını korumadı"
Türkiye'nin NATO üyeliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Emanetoğlu, NATO'nun geçmişten bugüne Türkiye'nin ve İslam dünyasının çıkarlarını gözetmediğini öne sürdü. Kıbrıs Barış Harekâtı öncesindeki Johnson Mektubu'nu, harekât sonrası uygulanan silah ambargosunu, Suriye sınırındaki Patriot hava savunma sistemlerinin geri çekilmesini ve Gazze'deki gelişmeleri örnek gösteren Emanetoğlu, Türkiye'nin NATO üyeliğini yeniden değerlendirmesi gerektiğini savundu.
Saadet Partisi'nin NATO karşıtı söylemlerine rağmen NATO Parlamenter Asamblesi'nde temsil edilmesini de eleştiren Emanetoğlu, "Söylem ile eylem aynı düzlemde olmadığı sürece bu hedeflere ulaşmak mümkün değildir." dedi.

"Huzur ve Güven Partisi tecrübeli kadrolarla kuruldu"
Partilerinin yeni kurulmasına rağmen uzun yıllardır aynı siyasi mücadeleyi sürdüren isimlerden oluştuğunu belirten Emanetoğlu, Huzur ve Güven Partisi'nin söylem ve eylem birliğini esas alan bir anlayışla siyaset yaptığını ifade etti.
Kur Korumalı Mevduat eleştirisi
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Emanetoğlu, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemini sert sözlerle eleştirdi. KKM uygulamasının daha önce de denendiğini ve başarısız olduğunu savunan Emanetoğlu, sistem nedeniyle Merkez Bankası kaynaklarının büyük ölçüde kullanıldığını, bunun enflasyon ve kamu maliyesi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu ileri sürdü.
KKM'nin yalnızca doğrudan maliyet oluşturmadığını belirten Emanetoğlu, para arzındaki artışın enflasyonu tetiklediğini, ardından yüksek faiz politikalarının devreye girdiğini ve bunun ekonomiyi daha da zorladığını ifade etti.
"Türkiye üretim ekonomisine geçemedi"
Türkiye'nin temel ekonomik sorununun üretime dayalı bir ekonomik model oluşturulamaması olduğunu söyleyen Emanetoğlu, uzun yıllardır uygulanan ekonomi politikalarının üretim yerine tüketime ve israfa dayandığını savundu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2018 yılında yaptığı "Üretim ekonomisine geçiyoruz" açıklamasını hatırlatan Emanetoğlu, aradan geçen yıllara rağmen bu hedefin hayata geçirilemediğini öne sürdü.
"Tasarruf tedbirleri sadece vatandaşa uygulanıyor"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıkladığı tasarruf tedbirlerine de değinen Emanetoğlu, kamudaki ihtiyaç fazlası araç ve harcamaların elden çıkarılmasının tasarruf değil, geçmişte yapılan israfın kabulü anlamına geldiğini savundu. Kamuda gerçek tasarrufun ihtiyaç fazlası harcamaların hiç yapılmamasıyla mümkün olacağını dile getiren Emanetoğlu, ekonomik sorunların kalıcı çözümünün üretim odaklı bir kalkınma modeliyle sağlanabileceğini ifade etti.