Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya Milletvekili Barış Bektaş, Anadolu'da Bugün'e özel açıklamalarda bulundu.
"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Konya ziyaretinden sonra CHP milletvekilleri Konya'da saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya'da yaşanan siyasi hareketlilik bir erken seçim habercisi mi?" sorusunu yanıtlayan CHP Konya Milletvekili Bektaş, parti olarak erken seçim istediklerini ancak erken seçim olabilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim kararı alması gerektiğini söyledi.
Bektaş konuyla ilgili olarak şu görüşleri paylaştı:
"Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısının Konya'ya gelmesindeki gayesini bilemiyorum. Erken seçimin anayasal koşulları belli. Belli bir milletvekili nisabı gerektiriyor ya da Sayın Cumhurbaşkanının seçim kararı alması noktasında bir irade gerektiriyor. Yoksa Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletvekili grubunun elinde olan bir durum yok.
Bir erken seçim talebimizi reel piyasaların durumu, sanayicinin içine düştüğü durum, üreticinin, tarımın, hayvancılığın, asgari ücretlinin, memurun, işçinin durumuna bakarak dile getiriyoruz. Vatandaşlarımızın içerisinde bulunduğu duruma bakarak haklı olarak erken seçim istiyoruz.
Ekrem Bey'in (İmamoğlu) ve diğer belediye başkanlarımızın uğradıkları haksızlıkları kamuoyuna anlatmak ve de iktidar olduğumuzda uygulamayı planladığımız projelerin alt yapısını oluşturmak için bütün sektörleri dinlemek adına 81 ilimizde saha çalışmaları gerçekleştirdik. Ben bu kapsamda, Konya'dan önce Aksaray ve Karaman'da görevliydim.
Vatandaşlarımızın Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar ve diğer belediye başkanlarımızın akçeli işler nedeniyle değil tamamen siyaseten Silivri'de tutulduklarına yönelik inancını gözlemledim. AK Parti'ye oy veren seçmenlerin çoğunlukta olduğu muhitlerde sahada bunu tespit ettik.
Onlar akçeli işlerden, yolsuzluktan, ihaleye fesat karıştırmaktan değil, direnç gösterdikleri ve sembolleştikleri için oradalar. Yani mevcut iktidarın koltuğunu tehlikeye uğratabilecek isimlerin saldırı altında oldukları yönünde bir duygu var. AKP'ye, MHP'ye oy veren ve 'bunu haksız buluyorum' diyen ciddi bir kitle var."