Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Konya Milletvekili Konur Alp Koçak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, terörle mücadele sırasında yaralanmalarına rağmen maluliyet oranı yüzde 40’ın altında olduğu için gazilik unvanı alamayan güvenlik güçlerinin taleplerine dikkat çekti.
Koçak, “Sayın Genel Başkanımızın büyük önem atfettiği, yakından takip ettiği ve çeşitli vesilelerle dile getirdiği bir hususu yeniden gündeme getiriyorum. Terörle mücadele esnasında yaralanmış olmasına rağmen maluliyet oranı yüzde 40’ın altında kaldığı için gazilik unvanı alamayan, hak ettikleri mali ve sosyal haklardan faydalanamayan, sayıları 20 bini aşan güvenlik güçlerimizin makul ve haklı talepleri artık daha fazla gecikmeden karşılanmalıdır” dedi.
Koçak, yaralanma derecesine bakılmaksızın tüm kahramanların gazilik unvanı ve şeref aylığı ile onurlandırılması gerektiğini belirterek, “Bu vesileyle ‘ölürsem şehit, kalırsam gazi’ şiarıyla vatan savunmasında canını ortaya koyan tüm kahramanlarımıza rahmet, gazilerimize ise huzur ve esenlik diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin Dış Politika Vizyonu: Güçlü Türkiye, Güvenli Bölge, Huzurlu Dünya”
Konuşmasında dış politika konularına da değinen MHP’li Koçak, Milliyetçi Hareket Partisi’nin dış politikada adalet, barış ve uluslararası hukuk temelli bir çizgi izlediğini vurguladı. Koçak, “Türkiye’nin uluslararası alanda daha kudretli ve itibarlı olmasını engelleyecek hiçbir güç yoktur. Gazze’deki zalimliklerle terör devletine dönüşen İsrail’in ya da onun yandaşlarının, Türkiye’nin hem sınırlarımız içinde hem de ötesinde tesis ettiği istikrarı bozması mümkün değildir” dedi.
MHP’nin dış politika anlayışının “Güçlü Türkiye, Güvenli Bölge, Huzurlu Dünya” ilkesi üzerine kurulu olduğunu belirten Koçak, Türk milletinin tarihî misyonunun barışı, adaleti ve insanlık değerlerini yeryüzünde hâkim kılmak olduğunu ifade etti.
“Türk Askeri Barışın Teminatıdır”
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışındaki görevlerinin medeniyetimizin adalet anlayışının ve Türk devlet aklının bir yansıması olduğunu dile getiren Koçak, “Türk askeri gittiği her coğrafyada işgalin değil, barışın, hakkın ve adaletin temsilcisidir. Türkiye, Lübnan’da olduğu gibi barışın koruyucusu, Gazze’de olduğu gibi hakkın savunucusu olmalıdır” dedi.
Koçak, Lübnan’daki Türk askerinin görev süresinin uzatılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı tezkeresini desteklediklerini belirterek, “Bu tezkere Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin hak ve menfaatlerini koruyan stratejik vizyonun doğal bir uzantısıdır” şeklinde konuştu.
“Doğu Akdeniz’de Denge Türkiye’nin Varlığıyla Mümkündür”
Koçak, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere de değinerek, bölgedeki barış, istikrar ve enerji güvenliğinin ancak Türkiye’nin merkezinde yer aldığı çok taraflı bir dengeyle sağlanabileceğini söyledi.
“Türkiye bu coğrafyada ne seyirci ne de figürandır, bilakis denklemi belirleyen güçlü bir aktördür” diyen Koçak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail, Yunanistan ve bazı Batılı ülkelerin Türkiye’yi dışlama çabalarına da tepki gösterdi. “Türkiye’nin Lübnan’daki varlığı hem Doğu Akdeniz’deki deniz yetki haklarımızın korunması hem de Kıbrıs Türklüğünün haklı davasının stratejik tamamlayıcısıdır” dedi.