Misak-ı Milli'nin, Milli Mücadele'nin bir nevi reçetesi olarak Meclis-i Mebusan'ın cesaret ve feraset sahibi milletvekillerinin oy birliğiyle 28 Ocak 1920 tarihinde kabul edildiğini anlatan Şentop, Meclis'in gizli oturumunda alınan kararın 17 Şubat 1920 tarihinde açıklandığını kaydetti. TBMM Başkanı Şentop, Misak-ı Milli'nin milli hedeflerin manifestosu olduğuna işaret ederek, Meclis-i Mebusan'ın aldığı kararların en önemlisinin de Misak-ı Milli olduğuna dikkati çekti. Misak-ı Milli'nin, milli iradenin kararı olduğunu vurgulayan Şentop, Sivas Kongresi ile oluşturulan Heyet-i Temsiliye ile Meclis-i Mebusan arasında uyumlu bir ilişki bulunduğunu göstermesinin, kararın en önemli boyutu olduğunu kaydetti. Misak-ı Milli kararlarıyla Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ayak bastıktan sonra yürüttüğü çalışmaların onaylandığının ilan edildiğini belirten Şentop, "Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar, Misak-ı Milli ile teyit edilmiş ve Milli Mücadeleyi butlanla malül addetmek isteyen fitne odakları açığa düşürülmüştür." diye konuştu. Misak-ı Milli'nin bir diğer önemli yanının, Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını tayin etmesi olduğunu söyleyen Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü: “Koruyacağımız, hak iddia edeceğimiz, dava edeceğimiz sınırlar Misak-ı Milli sınırlarıdır. Bugün de milli egemenliğimizi korumak, milli varlığımızı devam ettirmek için mücadele ediyoruz. 102 yıl önce yapılan milli yeminin hedefine ve ruhuna bugün de sadakatle bağlıyız. Bugün de 'bizim olanı, bizden olanı, bizimle olanı' korumak, savunmak ve yaşatmanın kavgasını veriyoruz. 102 yıl önce milli bekamıza yönelen tehditler, bugün de devam ediyor. Biz de maruz kaldığımız tehditleri artık sınırlarımızda karşılamıyoruz. Tehditleri sınırlarımız ötesinde karşılayıp aziz milletimizi ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizi güvenli bir şekilde yaşatmaya çalışıyoruz. Büyük şair Yahya Kemal'in ifadesiyle harabati değiliz. Şerefle anacağımız, anlatacağımız bir geçmişten geliyoruz. Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Real politiğin farkındayız. Ama Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını, meşru haklarını korumakta ve savunmakta sonuna kadar kararlıyız.”