Özellikle ABD ve Rusya tarafından gelen açıklamaların tansiyonu düşürmek bir yana yeni bir dünya savaşına davetiye çıkarır bir tonda olması endişelerimizi artırıyor. Türkiye olarak hemen yanı başımızda cereyan eden bu gerilim hattında tansiyonun düşmesi ve diplomasi yolu ile sürecin nihayete erdirilmesi konusunda ısrarcı olmak zorundayız. Karadeniz’de patlak verecek bir savaş durumunda Türkiye, süreci doğru yönetemezse bir anda kendisini savaşın ortasında bulabilir. Bu süreçte Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin kıymetini bir kez daha anlıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1936 yılında kurduğu bu düzen ile Karadeniz’i bir barış denizi haline getirmiş adeta. Montrö’den zerre kadar taviz vermeden süreci yönetmeliyiz” ifadelerini kullandı.