Psikolojik Danışman, Bilinçaltı ve Aile Dizimi Uzmanı, Pineal Bilinçaltı Danışmanlık ve Akademi Kurucusu Hatice Rengin Büyüköz, bilinçaltının insan yaşamı üzerindeki etkileri, çocukluk döneminin kişilik gelişimindeki rolü, aile dizimi çalışmaları ve bireysel dönüşüm süreçlerine ilişkin Anadolu’da Bugün’e kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Büyüköz, insanların yaşamlarında tekrar eden başarısızlıklar, ilişki problemleri, kaygılar ve finansal tıkanıklıkların yalnızca bugünkü yaşantılarla açıklanamayacağını, bu sorunların büyük bölümünün bilinçaltındaki kayıtlar ve geçmiş yaşantılarla bağlantılı olduğunu ifade etti.
“Benzer yaşam döngüleri tekrar ediyor”
Yıllardır bireysel danışmanlık alanında çalışmalar yürüttüğünü belirten Hatice Rengin Büyüköz, danışanlarının çoğunda benzer yaşam döngülerinin tekrar ettiğini gözlemlediğini söyledi. Büyüköz, “İnsanlar çoğu zaman ‘Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?’, ‘Neden aynı tip insanlarla karşılaşıyorum?’, ‘Neden ne yaparsam yapayım mutlu olamıyorum?’ sorularını soruyor. İşte biz danışmanlık sürecinde buz dağının görünen kısmıyla değil, görünmeyen kısmıyla ilgileniyoruz. Çünkü asıl cevaplar bilinçaltında saklı" dedi.
“Kökteki nedeni bulmadan kalıcı değişim mümkün değil”
Danışmanlık çalışmalarında yalnızca mevcut problemlere odaklanmadıklarını ifade eden Büyüköz, kişinin zihinsel, duygusal ve bedensel rahatsızlıklarının temel nedenlerini araştırdıklarını belirtti. Aile dizimi, bilinçaltı çalışmaları, epigenetik aktarımlar ve soy hattı üzerinden değerlendirmeler yaptıklarını anlatan Büyüköz, farklı disiplinlerden yararlanarak danışanların yaşamındaki tekrar eden döngüleri anlamlandırmaya çalıştıklarını söyledi. “Kişinin yalnızca yaşadığı sorunu konuşmak yerine, o sorunun ilk kez ne zaman oluştuğunu, hangi duygusal kayıtlarla beslendiğini anlamaya çalışıyoruz” diyen Büyüköz, gerçek dönüşümün ancak kök nedenlere ulaşılmasıyla mümkün olabileceğini dile getirdi.
“Danışanımızın ihtiyacını merkeze alıyoruz”
Danışanlarını hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak kabul ettiklerini ifade eden Büyüköz, bireysel seansların yanında grup çalışmaları, workshoplar ve tematik atölyeler de gerçekleştirdiklerini söyledi.
Klasik danışmanlık anlayışından farklı olarak seans sürelerini danışanın ihtiyacına göre planladıklarını belirten Büyüköz, “Genellikle danışmanlık hizmetlerinde belirli süre sınırlamaları bulunuyor. Ancak biz danışanımızın ihtiyacını merkeze alıyoruz. Ortalama 1 ila 1,5 saat süren seanslarımız gerektiğinde daha da uzayabiliyor. Çünkü önemli olan kişinin gerçek anlamda bir farkındalık yaşayarak seansı tamamlamasıdır” ifadelerini kullandı.
“Dönüşüm seans odası ile sınırlı kalmıyor”
Seans sonrasında da danışanlarla iletişimlerini sürdürdüklerini aktaran Büyüköz, dönüşüm sürecinin yalnızca seans odasında değil günlük yaşamın içinde devam ettiğini ifade etti.

“Başarısızlık ve mutsuzluğun ortak noktası umutsuzluk”
Yüzlerce danışanla yaptığı çalışmalar sonucunda dikkat çeken ortak noktalar gözlemlediğini belirten Büyüköz, başarısızlık ve mutsuzluk yaşayan bireylerin büyük bölümünde değişimin mümkün olmadığına dair güçlü bir bilinçaltı inancı bulunduğunu söyledi.
Bu düşüncenin zamanla kişinin yaşamını yönlendiren temel bir kalıba dönüştüğünü belirten Büyüköz, “Bu umutsuzluğun altında çoğunlukla değersizlik, yetersizlik, yalnızlık ve terk edilme korkusu yer alıyor. İnsanlar çoğu zaman yetişkin bedenlerinde yaşıyor ancak hayatlarını hâlâ çocukluk döneminde aldıkları kararlarla yönetiyor” ifadelerini kullandı.
“0-7 yaş dönemi kişiliğin temelini oluşturuyor"
Çocukluk yıllarının bireyin tüm yaşamını etkileyebilecek kararların alındığı dönem olduğunu ifade eden Büyüköz, özellikle 0-7 yaş arasında yaşanan deneyimlerin bilinçaltında güçlü izler bıraktığını dile getirdi.
Anne ve babanın yoğun çalışması gibi sıradan görülebilecek olayların bile çocuk tarafından farklı algılanabileceğini belirten Büyüköz, çocuğun “Ben sevilmiyorum” ya da 'Ben değerli değilim' şeklinde geliştirdiği inançların yetişkinlik döneminde ilişkileri ve kariyer hayatını etkileyebildiğini söyleyerek ”Kaygı, ilişki problemleri ve para korkusu bilinçaltındaki anlamlarla bağlantılı” dedi.
"Bu sıkıntılar bilinçaltındaki anlamlandırmalarla bağlantılı"
Kaygı bozuklukları, ilişki sorunları ve finansal sıkıntıların bilinçaltındaki anlamlandırmalarla bağlantılı olduğunu ifade eden Büyüköz, kişinin para, sevgi ve güven gibi kavramlara yüklediği anlamların yaşamındaki seçimleri etkilediğini dile getirdi.
Para korkusunun altında yatan nedenlere dikkat!
Para korkusunun yalnızca ekonomik şartlardan kaynaklanmadığını savunan Büyüköz, aile geçmişinde yaşanan ekonomik travmaların da bireyin bilinçaltında iz bırakabileceğini belirtti.
Büyüköz, “Parayı hayatta kalmanın tek şartı ya da tehlike olarak görmek, kişinin finansal yaşamında baskı oluşturabiliyor. Paranın sadece yaşamı kolaylaştıran bir araç olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
İlişkilerde sürekli aynı sorunların yaşanmasının da bilinçaltındaki tanıdıklık duygusundan kaynaklanabileceğini söyleyen Büyüköz, kişinin çocuklukta öğrendiği ilişki modelini farkında olmadan yetişkinlikte tekrar ettiğini ileri sürdü.
“Modern bilim bazı alanlarda önemli veriler ortaya koyuyor”
Büyüköz, epigenetik alanındaki çalışmaların çevresel faktörlerin genlerin çalışma biçimini etkileyebileceğini ortaya koyduğunu belirterek, geçmiş kuşakların yaşadığı travmaların sonraki nesiller üzerindeki etkilerinin bilim dünyasında araştırıldığını söyledi.
Zihin ve beden ilişkisinin de günümüzde yoğun şekilde incelendiğini ifade eden Büyüköz, yoğun duygusal yüklerin bazı kişilerde bedensel yansımalarının görülebildiğini dile getirdi.
“Toplumsal dönüşüm bireysel farkındalıkla başlar”
Toplumda ruh sağlığı ve bilinçaltı farkındalığının artırılması gerektiğini vurgulayan Hatice Rengin Büyüköz, bireyin kendi iç dünyasına yapacağı yolculuğun yalnızca kendisini değil, ailesini ve gelecek nesilleri de etkileyebileceğini söyledi.
Kendi mesleki yolculuğuna da değinen Büyüköz, bu alana yalnızca teorik eğitimlerle değil, kendi yaşamındaki dönüşüm süreciyle adım attığını ifade etti.
"Kendinize güzel bir hediye vererek cesur bir yolculuğa çıkın"
Danışanlarına ticari bir bakış açısıyla değil, empati ve adanmışlık duygusuyla yaklaştığını belirten Büyüköz, Pineal Akademi olarak hem bireysel dönüşüme rehberlik etmeyi hem de bu alanda uzmanlaşmak isteyen yeni isimler yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Büyüköz, sözlerini, “Kendinize verebileceğiniz en büyük hediye, kendi içinize yapacağınız cesur yolculuktur. İnsan değiştiğinde yalnızca kendi hayatı değil, çevresi ve gelecek nesiller de bundan etkilenir” ifadeleriyle tamamladı.