Konya
Kapalı
9°
Aksaray
Kapalı
13°
Karaman
Parçalı az bulutlu
15°
Anadolu'da Bugün Sağlık Uzmanlar uyarıyor! Satın aldığınız gıdalara dikkat edin!

Uzmanlar uyarıyor! Satın aldığınız gıdalara dikkat edin!

Selçuk Üniversitesi Karapınar Aydoğanlar Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölümü Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programı Öğr. Gör. Emine Erdem Kaplan'dan önemli uyarılar...

Uzmanlar uyarıyor! Satın aldığınız gıdalara dikkat edin!
Okunma Süresi: 5 dk

Gıda kaynaklı hastalıkların son günlerde firmaların piyasadan ürün geri çağırmasına varacak kadar büyük boyutlara ulaştığı bilinen bir gerçek. Her ne kadar bu vakaların çoğunluğu mikrobiyolojik tehlikelerle ilgili olsa da gıda tüketimine bağlı karşılaşabileceğimiz çok daha fazla tehlike bulunuyor. Selçuk Üniversitesi Karapınar Aydoğanlar Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölümü Gıda Kalite Kontrolü ve Analizi Programı Öğr. Gör. Emine Erdem Kaplan, tüketicilerin gerek ürün satın alımında gerekse de yiyecek-içecek hizmeti alırken bireysel olarak daha dikkatli davranmasının gıda kaynaklı sağlık problemlerinin önüne geçebileceğini söyledi.

“HALK SAĞLIĞI TEMİNAT ALTINA ALINIYOR”

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın birlikte yürüttüğü çalışmalar sayesinde halk sağlığının teminat altına alındığını kaydeden Öğr. Gör. Emine Erdem Kaplan, “Gıda zincirinin son aşaması olan tüketicilerin de satın alma, muhafaza ve hazırlama aşamalarında dikkatli olması gerekiyor. Ülkemizde gıda kaynaklı hastalıklar denilince daha çok toplu yemek yenilen yerlerde yaşanılan gıda zehirlenmeleri akla geliyor. İnsanlarımız gıda kaynaklı bir sağlık sorunu yaşadığını birden çok kişinin aynı anda bulantı, kusma, ishal gibi semptomları gösterdiğinde kabullenip sağlık kuruluşuna başvuruyor. Oysaki gıda kaynaklı hastalıklar her zaman kendini bunun gibi akut belirtilerle göstermez. Vücudumuzda biriktirdiğiniz ve bizi hiç ummadığınız bir zamanda hastalıkla karşı karşıya bırakan birçok tehlikeyi de maalesef gıdalarla birlikte fark etmeden alıyoruz. Her ne kadar toplumda ağırlıklı olarak mikrobiyolojik kökenli tehlikelerle ilgili farkındalık oluşmuş olsa da kimyasal ve fiziksel tehlikeler de azımsanacak düzeyde değil. Gıda güvenliği tehlikesi dediğimizde bu sorun sadece ambalajlı gıdalarla veya katkı maddeleriyle ilgili bir sorunmuş gibi algılansa da işin aslı böyle değil. Gıda işletmecileri gıdaların belirlenen raf ömrü boyunca bozulmadan kalabilmesi, yapısının düzeltilmesi, verimin artırılması gibi çeşitli amaçlarla çeşitli gıda katkı maddeleri kullanılıyor” dedi.

“TEHLİKELERİN TEK KAYNAĞI İŞLENMİŞ GIDALAR DEĞİL”

Sağlıklı ve dengeli beslenmek adına pazarlardan satın alınan meyve sebzelerde bile uygun olmayan tip ve miktarda tarım ilacı kullanımına bağlı çeşitli tehlikelerle karşılaşmanın mümkün olduğunu aktaran Öğr. Gör. Kaplan, şunları dile getirdi:

“Sırf daha ‘doğal’ olduğu algısıyla uygun olmayan satıcılardan alınan ‘sokak sütü’ hangi hayvandan hangi şartlarda temin edildiği, hangi koşullarda ne kadar sürede bize ulaştığı gibi bilgilere net olarak ulaşma imkânı vermediği için beraberinde onlarca tehlikeyi de soframıza kadar taşıyabiliyor. Daha ekonomik veya lezzetli olduğu gerekçesiyle açıkta, uygun olmayan koşullarda denetimsiz bir şekilde satılan, menşei belli olmayan baharatların satın alınması da hem çeşitli boya maddeleri hem de küflerden kaynaklanan bazı toksinlerin vücudumuza alınmasına sebep olabilir. Dolayısıyla gıdalarla bize kadar ulaşan tehlikelerin tek kaynağı sanıldığı gibi sadece işlenmiş gıdalar değildir” açıklamasına yer verdi.

“ÜRÜNLERİ SATIN ALIRKEN DİKKATLİ OLALIM”

Selçuk Üniversitesi Öğr. Gör. Emine Erdem Kaplan, sağlığımız için hayati öneme sahip ürünleri satın alırken bazı hususlara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, “Bizler tüketiciler olarak bilinçli gıda satın alma tercihleri yapmak, aldığımız ürünleri tekniğine uygun olarak evlerimizde muhafaza etmek ve uygun biçimde hazırlamakla yükümlüyüz. Herhangi bir gıda maddesi hammaddeden son ürün haline gelinceye kadar birçok aşamada kontrolden geçerek bize ulaşıyor. İlgili üretici, nakliyeci veya satış noktasından kaynaklı bir hata oluşması her zaman mümkün. Fakat böyle bir hata olmadığında bile tüketicilerin bireysel olarak yaptıkları bazı yanlış uygulamalar ürünü çok daha tehlikeli hale getirebiliyor. Örneğin markette geçirdiğimiz uzun sürenin başında et, tavuk, balık gibi çabuk bozulabilen gıdaları alışveriş sepetine koyup bozulmalarına fırsat veriyoruz. Ya da dondurucudan çıkardığımız bir eti çözülmesi için oda sıcaklığında uzun süre bekletiyoruz. Bazen dondurup çözündürdükten sonra kalan kısmını tekrar dondurucuya koymak gibi büyük hatalar yapabiliyoruz” ifadelerinde bulundu.

“ORGANİK ZANNEDİP ALDANIYORUZ”

Son yıllarda organik gıda adı altında pazarlanan ve aslında insan tüketimine uygun olmayan pek çok meyve sebzenin tüketiciler tarafından yoğun talep gördüğüne şahitlik ettiğini dile getiren Kaplan, “Kendi evinizin bahçesinde yetiştirdiğiniz elma için belki doğal ifadesini kullanmak mümkün olabilir. Ama herhangi bir gıdanın organik olarak nitelendirilebilmesi için bakanlık denetçileri tarafından hava, su, toprak analizlerinin yapılmış olması kimyasal gübre, ilaç gibi etmenleri içermediğinin kanıtlanmış olması ve en önemlisi sertifikalandırılmış olması zorunludur. Yani halkımızın organik gıda diye daha yüksek bedeller ödeyerek satın aldığı kurtlu, çürük, hatta küflü meyve sebzeler teknik olarak organik sayılamaz. Üstelik bu şekilde bir tüketim çeşitli bitkisel hastalık etmenlerinin vücudumuza kontrolsüz olarak girmesine de sebep olmakta. Eğer organik gıda tüketme konusunda bir hassasiyetimiz varsa mutlaka organik gıda sertifikası olan ürünleri tercih etmeliyiz. Özetle ifade etmek gerekirse gıda güvenliği yaklaşımı bir bütün olarak ele alınmak zorunda olan bir kavram. Başta hammadde üreticileri olmak üzere son ürüne gelinceye kadar gıda zincirinin her aşamasında titizlikle ele alınması gereken bir sorumluluk. Bizler tüketiciler olarak bu zincirin en son halkasıyız. Bizler de kendi üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirerek hem kendimiz hem de sevdiklerimizin gıda kaynaklı tehlikelerden korunması adına çaba göstermeliyiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız