Konya
Açık
31°
Aksaray
Açık
32°
Karaman
Açık
31°
Anadolu'da Bugün Yaşam 8 yaşında başladı, Konya’da tek kaldı! Milyon dolarlık sektöre üretim yapıyor

8 yaşında başladı, Konya’da tek kaldı! Milyon dolarlık sektöre üretim yapıyor

Konya’nın sayılı saraç ustalarından İhsan Digilli, unutulmaya yüz tutan saraçlık mesleğinin geleceği için destek çağrısında bulundu. Digilli, bir zamanlar kentte 150-200 civarında saraç bulunduğunu, bugün ise mesleği sürdüren tek usta olarak kaldığını belirterek, “Birkaç yıl sonra bu mesleği yapacak hiç kimse kalmayacak” dedi.

8 yaşında başladı, Konya’da tek kaldı! Milyon dolarlık sektöre üretim yapıyor
MUHABİR: Evren Atcı
Okunma Süresi: 4 dk

Konya’da geçmişten günümüze uzanan geleneksel mesleklerden biri olan saraçlık, gelişen teknoloji ve seri üretim nedeniyle her geçen gün daha fazla kan kaybediyor. Mesleğin kentteki son temsilcilerinden saraç ustası İhsan Digilli, Anadolu’da Bugün’e yaptığı açıklamalarda saraçlığın geçmişini, bugününü ve geleceğine ilişkin endişelerini anlattı.

Saraçlığın yalnızca at ekipmanları üretiminden ibaret olmadığını belirten Digilli, mesleğin iki ana bölümden oluştuğunu söyledi. Digilli, “Saraçlık, deri ürünlerinin ve araba takımlarının el yapımı olarak hazırlanıp kullanıcıya ulaştırılmasını sağlayan bir meslek. Bilinenin aksine saraçlık iki bölümden oluşuyor. Bunlardan biri at arabası ve eyer saraçlığı, diğeri ise çanta ve ayakkabı saraçlığıdır” dedi.

8 yaşında başladığı meslekte tek kaldı

Saraçlık mesleğini babasından öğrendiğini ifade eden Digilli, çocuk yaşta başladığı mesleği yıllardır sürdürdüğünü belirtti.

Digilli, “Ustam babamdı. Bu mesleği bana babam öğretti. Sekiz yaşından bu yana babamın yanında saraçlık mesleğini icra ediyorum. Mesleği oğluma da öğrettim. Ancak oğlumdan sonraki nesilde bu mesleği sürdürecek başka kimse maalesef yok” diye konuştu. Konya’da saraçlığın geçmişte çok daha yaygın olduğunu vurgulayan Digilli, “Konya’da eskiden 150-200 saraç vardı. Şu anda ise maalesef saraç olarak tek başıma kaldım. Türkiye geneline baktığımızda da üç-beş saraçtan bir tanesiyim” ifadelerini kullandı.

At arabalarının yerini koleksiyon ürünleri aldı

At arabalarının kullanımının büyük ölçüde sona ermesiyle saraçların üretim alanlarının da değiştiğini anlatan Digilli, günümüzde daha çok koleksiyoncular, at sahipleri ve yarışçılar için özel ürünler hazırladıklarını söyledi.

Digilli, “Günümüzde at arabalarının kullanımı maalesef bitti. Biz de mesleği yaşatabilmek için eyer ve alt takımlarını yapıyoruz. Seri üretimin yaygınlaşmasıyla birlikte artık daha çok koleksiyonerlere, at sahiplerine ve yarışçılara eyer tasarlayıp üretiyoruz” dedi.

El yapımı eyer yıllarca kullanılabiliyor

Eyerlerin dayanıklı ürünler olduğunu belirten Digilli, bu nedenle üretim miktarlarının sınırlı kaldığını ifade etti.

Digilli, “Eyerler dayanıklı tüketim malı olduğu için bir kez yapılan eyer yıllar boyunca kullanılabiliyor. At da uzun yıllar kullanıldığında aynı eyerden faydalanabiliyor. Bu nedenle talep çok fazla değil ve çok yüksek miktarlarda üretim yapmıyoruz” şeklinde konuştu.

Son yıllarda popüler kültürün etkisiyle kalitesiz ürünlerin de piyasaya çıktığını söyleyen Digilli, kısa sürede yıpranan ürünlerin sağlıklı olmadığını dile getirdi.

“Yarış atlarının tüm ekipmanlarını üretiyoruz”

Digilli, eyerin yanı sıra yarış atlarının ihtiyaç duyduğu çeşitli ekipmanları da el emeğiyle ürettiklerini belirterek ürünleri Türkiye’nin farklı şehirlerine gönderdiklerini söyledi
“Eyerlerin haricinde yarış atları için eyer, başlık takımı ve bir yarış atının ihtiyaç duyduğu tüm ekipmanları üretiyoruz. Ürünlerimizi Türkiye’nin her yerine gönderiyoruz. İstanbul başta olmak üzere İzmir, Antalya ve Şanlıurfa gibi illerde at yarışları yapılıyor. Biz de ürettiğimiz ürünleri bu illere gönderiyoruz” diyen Digilli, Konya’ya hipodrom yapılmasını istediklerini de ifade etti.

“Konya’ya hipodrom yapılmasını istiyoruz”

Konya’da at yarışlarına ilginin artırılması gerektiğini belirten Digilli, “Biz isterdik ki Konya’da bir hipodrom yapılsın. Konyalı yarışseverler de yarışları kendi şehirlerinden takip edebilsin” dedi.

“Devletten ve belediyelerden destek bekliyoruz”

Saraçlık mesleğinin yaşatılması için kamu kurumlarından destek beklediklerini vurgulayan Digilli, özellikle yeni çırak ve kalfaların yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Digilli, “Başta Kültür Müdürlüğü olmak üzere ilgili belediyelerden ve devletten, mesleğimizin ölmemesi için destek bekliyoruz. Saraçlar olarak mesleğimizin ölmemesi ve yeni nesil saraçların yetişmesi için destek istiyoruz” diye konuştu.

“Birkaç yıl sonra saraçlık yapacak kimse kalmayacak”

Mesleğin geleceğinin hammadde temini ve usta-çırak ilişkisinin devam etmesine bağlı olduğunu belirten Digilli, gerekli adımlar atılmadığı takdirde saraçlığın tamamen yok olabileceği uyarısında bulundu. Digilli, “Saraçlık mesleğini yaşatmak için öncelikle hammadde tedarikini sağlamamız gerekiyor. Bunun yanı sıra mesleğe yeni kazandıracağımız çırak ve kalfaları yetiştirmemiz gerek. Yoksa meslek yok olacak. Bundan birkaç yıl sonra maalesef ortada saraçlık mesleğini yapacak hiç kimse kalmayacak” dedi.

Artan maliyetlerin de geleneksel meslekleri zor durumda bıraktığını belirten Digilli, “Tüm bu olumsuzluklar nedeniyle saraçların maliyetleri daha da artıyor. Bu da rekabet şansımızı azaltıyor” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız