TGRT Haber canlı yayınında gündeme dair değerlendirmelerde bulunan SGK Başmüfettişi İsa Karakaş, mevcut 28 bin liralık net asgari ücretin büyükşehirler başta olmak üzere ülke genelindeki geçim şartlarının çok gerisinde kaldığını belirtti.
Bir ailenin ötesinde tek bir bireyin dahi bu gelirle ayı tamamlayamayacağını vurgulayan Karakaş, açlık sınırının 37 bin TL seviyesini aştığı bir ortamda belirlenecek yeni taban ücretin bu psikolojik sınırın altına düşmemesi gerektiğini ifade etti.
Geçtiğimiz dönemde yapılan artışların gerçekleşen enflasyonun altında kalarak çalışan aleyhine bir tablo yarattığını söyleyen Karakaş, 2027 düzenlemesinde bu kayıpların telafi edilmesinin bir zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.
Asgari ücretin sadece alt gelir grubunu değil, beyaz yakalılar dahil tüm çalışan havuzunu şekillendiren temel gösterge olduğunu hatırlatan Karakaş, piyasadaki ara zam tıkanıklığına işaret etti.
Resmi olarak asgari ücrete ara zam verilmediği dönemlerde özel sektör işletmelerinin yüzde 70'inden fazlasının mevcut personeline hiçbir iyileştirme yapmadığını belirten tecrübeli uzman, çalışan kesimde biriken zam beklentisinin çalışma barışını doğrudan etkilediğini aktardı.
Hükümetin bütçe dengeleri ve siyasi takvimi gözeterek hazırladığı senaryoları aktaran İsa Karakaş, başkent koridorlarında iki temel seçeneğin tartışıldığını belirtti.
Masada öne çıkan alternatif zam modelleri şu şekilde netleşti:
1. Formül (Tek Seferde Yüzde 50 Artış): Ocak 2027 itibarıyla doğrudan yüzde 50 oranında zam uygulanarak net asgari ücretin 42 bin TL seviyesinin üzerine çıkarılması.
2. Formül (Ocakta %30 + Temmuzda %20 Ara Zam): Ocak ayında gerçekleşen enflasyona paralel olarak yüzde 30 artış yapılması, ardından temmuz ayında yüzde 20'lik ek ara zam ile kümülatif artışın yüzde 50 bandını aşması.
İşçi temsilcileri (TÜRK-İŞ), işveren kanadı (TİSK) ve hükümet heyetinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun aralık ayı başında resmi görüşmeler için masaya oturması bekleniyor.