Nakit kullanımının gerilemesiyle birlikte işletmelerin kartla ödeme yapan müşterilere yansıttığı ek ücret talepleri tüketici mağduriyetini tırmandırıyor.
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde nakit ile kartlı işlemler arasında yüzde 5'ten başlayıp yüksek tutarlı harcamalarda yüzde 12 seviyesine kadar çıkan gayriresmî fiyat makasları uygulanıyor.
Oysa 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 17’nci maddesi tüketiciyi koruyan amir bir hüküm içeriyor: Üye iş yerleri, kart hamillerinden kartın kullanılması dolayısıyla komisyon veya benzeri bir isim altında ilave bir ödemede bulunmasını isteyemez.
Mevzuata aykırı hareket ettiği tespit edilen üye iş yerlerinin bankalarla olan POS sözleşmeleri derhal feshediliyor ve ilgili işletmeyle 1 yıl süreyle yeni bir sözleşme yapılması yasaklanıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yürütülen para politikası düzenlemelerine göre kredi kartıyla yapılan peşin işlemlerde bankaların üye iş yerinden tahsil edebileceği azami komisyon oranı yüzde 3,56, banka (debit) kartlarında ise yüzde 1,04 olarak sınırlandırıldı.
Buna karşın piyasadaki bazı işletmeler, bankaya ödedikleri komisyonun neredeyse 3-4 katını doğrudan müşterinin faturasına yansıtarak haksız bir kâr alanı yaratıyor.
İşletmeler genel enflasyon ve operasyonel giderlerini ürünün etiket fiyatına yansıtma hakkına sahipken, ödeme aracına göre ayrımcılık yaparak kasada ilave maliyet çıkaramıyor.
Şehir içi ulaşımda "kart çekmiyor" veya "yüzde 10 komisyon keserim" tartışmalarını sonlandırmayı hedefleyen Taksi Mali Cihazı uygulamasında geçiş takvimi güncellendi.
13 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan tebliğ doğrultusunda taksimetreye doğrudan entegre çalışan yeni nesil ödeme cihazlarının kullanımı zorunlu hale getirilmişti.
Taksimetrede yazan tutarı ekrana otomatik yansıtan ve dijital fiş üreten bu sistemde taksi işletmecilerinin 15 gün içinde en az bir bankayla POS anlaşması yapması gerekiyor.
Daha önce 1 Eylül 2026 olarak belirlenen son geçiş tarihi, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından esnafın teknik hazırlıklarını tamamlayabilmesi amacıyla 16 Kasım 2026 tarihine ertelendi.
Kartlı ödemelerde "hizmet bedeli" veya "finansman farkı" adı altında talep edilen bedellerin kanun dışı olduğunu vurgulayan Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, mağdur vatandaşlara izleyecekleri yasal prosedürü hatırlattı.
Ağaoğlu, tüketicilerin hak arama yollarını şu sözlerle özetledi:
"Kasada veya araçta kart farkı ödemek zorunda bırakılan tüketicilerimiz kesinlikle fiş, fatura veya banka slipini saklamalıdır. e-Devlet üzerinden ikamet ettikleri kaymakamlıklarda bulunan Tüketici Hakem Heyetlerine başvurarak, kendilerinden haksız ve yasa dışı olarak tahsil edilen bu tutarları yasal faiziyle birlikte kuruşu kuruşuna geri alabilirler."
Palandöken: "45 Günlük Blokaj Süresi Esnafın Sermayesini Eritiyor"
Meselenin esnaf kanadındaki yansımalarını değerlendiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken ise bankacılık sektörünün uyguladığı valör ve komisyon politikalarına dikkat çekti.
Esnafın nakit akışında ciddi bir tıkanıklık yaşadığını ifade eden Palandöken, şu açıklamayı yaptı:
"Kartlı satış yapıldığında paranın esnafın hesabına 40-45 gün sonra geçmesi işletme sermayesini eritiyor. Peşin paraya ulaşmak isteyen esnaf ise yüksek banka kesintileriyle karşı karşıya kalıyor. Hem esnafımızın mağduriyet yaşamaması hem de tüketicinin sırtına ilave yük binmemesi adına bankaların komisyon oranlarını aşağı çekmesi ve blokaj sürelerini makul seviyelere getirmesi şarttır."