Bireysel Emeklilik Sistemi'nde tasarruflarını değerlendiren katılımcıların en sık yanılgıya düştüğü alanların başında sistemden ayrılırken uygulanan vergi kesintileri geliyor.
SGK Uzmanı Melis Elmen, mevzuata göre stopaj uygulamasının katılımcının yatırdığı ana para üzerinden değil, yatırımların nemalanması sonucu oluşan net getiri üzerinden yapıldığını belirtti.
Sistemde kalma süresi uzadıkça vergi yükünün azaldığını hatırlatan Elmen, 10 yılı doldurmadan ayrılan katılımcıların getirilerinden yüzde 15, 10 yılı tamamlayıp 56 yaşını doldurmayanlardan yüzde 10, emeklilik hakkı kazanarak ayrılanlardan ise yalnızca yüzde 5 oranında stopaj tahsil edildiğini açıkladı.
Gönüllü BES sözleşmelerinde plan türüne bağlı olarak giriş aidatı ve yönetim gider kesintisi gibi kalemlerin bulunabileceğini ifade eden Elmen, portföy yönetim şirketlerinin uyguladığı fon toplam gider kesintilerine dikkat çekti.
Fon türünün yapısına göre azami fon toplam gider kesintisinin yıllık yüzde 1 ile yüzde 2,5 arasında farklılık gösterdiğini belirten Elmen, sözleşme imzalarken yalnızca devlet katkısına odaklanmanın yanıltıcı olacağını vurguladı.
Piyasa koşullarına göre getiri performansı düşük kalan fonlarda uzun süre kalınması durumunda, yıllık yönetim ve fon giderlerinin reel getiriyi baskılayabileceği uyarısında bulundu.
Birikimlerin 56 yaşına kadar hiçbir şekilde kullanılamayacağı yönündeki yaygın algının gerçeği yansıtmadığını aktaran Melis Elmen, kısmi ödeme düzenlemesini hatırlattı.
Sözleşmesi en az 5 yıl sistemde bulunan ve belirli katkı payı tutarını yatırmış olan katılımcılar; konut alımı, evlilik veya doğal afet gibi durumlarda sistemden tamamen ayrılmadan toplam birikimlerinin yüzde 50'sine kadar nakit ödeme alabiliyor.
Kısmi ödemeden yararlanan vatandaşların sistemden 3 yıl boyunca ayrılmama taahhüdü vermesi gerekirken, deprem ve sel gibi doğal afet hallerinde bu taahhüt ve süre şartları aranmıyor.
BES hesaplarındaki birikimlerin belirli bir yasal sınır dahilinde haciz, rehin ve iflas işlemlerine karşı koruma kalkanı altında olduğunu kaydeden uzman isim, bu korumanın mutlak bir dokunulmazlık sağlamadığını bildirdi.
Haczedilemezlik sınırının katılımcının sistemde geçirdiği ay sayısı ve brüt asgari ücret tutarı üzerinden dinamik olarak hesaplandığını ifade eden Elmen, nafaka alacaklarının bu korumanın tamamen dışında tutulduğunu ve mahkeme ilamıyla BES birikimlerine nafaka borcu karşılığı haciz konulabildiğini aktardı.
BES Fon Büyüklüğü 2,5 Trilyon TL Eşiğine Dayandı
Temmuz 2026 resmi verilerine göre gönüllü bireysel emeklilik sisteminde yaklaşık 10 milyon katılımcı bulunurken, biriken fon tutarı 2,5 trilyon lira seviyesine ulaştı.
İşverenlerin dahil olduğu Otomatik Katılım Sistemi (OKS) eklendiğinde ise toplam katılımcı sayısı 18 milyonu aşıyor.
Sistemin uzun vadeli düşünen ve yılda en az birkaç kez fon dağılım değişikliği yaparak piyasa koşullarını izleyen tasarruf sahipleri için cazip bir enstrüman olduğunu belirten Elmen, fon dağılımı güncellenmeyen atıl hesaplarda reel getiri kaybı yaşanabileceğini ifade etti.