Danıştay 3. Dairesi, kısa süreli konut kiralamalarına ilişkin önemli bir karara imza attı. Kararda, günlük veya haftalık olarak kiraya verilen konutlardan elde edilen gelirlerin, her durumda ticari kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi.
Kararı değerlendiren Konya Barosu avukatlarından Asiye Tuğçe Çakır, kısa süreli kiralamanın tek başına ticari faaliyet olarak kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
DANIŞTAY’DAN VERGİLENDİRMEYE İLİŞKİN ÖNEMLİ DEĞERLENDİRME
Dava sürecinde, günlük ev kiralama platformları üzerinden yapılan kiralamalardan elde edilen gelirlerin ticari kazanç olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki uygulama yargıya taşındı.
Danıştay 3. Dairesi, konutların turizm amaçlı kiraya verilmesi faaliyetinin ticari nitelikte kabul edilebilmesi için kiralamanın otel, apart veya pansiyon işletmeciliği gibi ticari bir organizasyon kapsamında yürütülmesi ve kahvaltı, yemek, ütü ya da günlük temizlik gibi ek hizmetleri de içermesi gerektiğine dikkat çekti.
Mahkeme, bu şartları taşımayan kiralamalardan elde edilen gelirlerin ticari kazanç kapsamında değerlendirilerek gelir vergisi ve KDV’ye tabi tutulamayacağı yönündeki görüşünü ortaya koydu.
“HER KISA SÜRELİ KİRALAMA TİCARİ FAALİYET DEĞİLDİR”
Karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Asiye Tuğçe Çakır, kararın günlük kiralamaları serbest bırakan veya mevcut izin sistemini kaldıran bir düzenleme olmadığını belirtti.
Son yıllarda maliye idaresinin kısa süreli konut kiralamalarını ticari faaliyet olarak değerlendirme eğiliminde olduğunu ifade eden Çakır, “Bir kişinin evini kısa süreli olarak kiraya vermesi tek başına onun ticari işletme işlettiği anlamına gelmiyor. Her kısa süreli kiralama faaliyetini otomatik olarak otel işletmeciliği veya ticari organizasyon kapsamında değerlendirmek hukuken doğru değildir” dedi.
“HER SOMUT OLAY AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ”
Faaliyetin niteliğinin belirleyici olduğuna dikkat çeken Çakır, profesyonel bir organizasyon, sürekli işletme faaliyeti veya otel benzeri hizmetlerin sunulması halinde durumun farklı değerlendirilebileceğini söyledi.
“Konutunu belirli dönemlerde kiraya veren kişinin doğrudan ticari mükellef kabul edilmesi mümkün değildir” diyen Çakır, Danıştay’ın her somut olayın kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladığını ifade etti.
Kararla birlikte kısa süreli kiralama yapılmasının tek başına ticari kazanç vergilendirmesi için yeterli kabul edilmeyeceğini belirten Çakır, söz konusu kararın turizm amaçlı konut kiralamalarında izin belgesi zorunluluğunu ve ilgili mevzuatı ortadan kaldırmadığının da altını çizdi.