Ülkemizde Yüksek Öğretim Kurumları’nda eğitim gören öğrenci sayısı; 2019/2020 yılı itibariyle 8 milyona ulaştı. Bu sayıya yaklaşık olarak her yıl 600 bin öğrenci daha ekleniyor.
Yüksek öğrenim gören öğrencilerin konaklama ve barınma ihtiyaçları genellikle: Kredi Yurtlar Kurumu Yurtları aracılığıyla devlet tarafından ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın izniyle Özel Öğrenci Yurtları tarafından karşılanıyor. Kredi Yurtlar Kurumu Yurtlarında: 2002 yılında 180 bin olan yatak kapasitesi, özellikle son yıllarda görev başındaki hükümetlerin sayesinde 650 bine çıkarıldı. Özel sektörün 1961 yılından bu yana yatırım yaparak Milli Eğitim Bakanlığı izni ile faaliyete geçirdiği özel öğrenci yurtlarının sayısı; yaklaşık 4 bine; yatak kapasitesi ise 325 bine ulaştı. Özel sektör; öğrenci yurdu işletmeciliği alanında yaptığı yatırımlarla, devletin yükünü önemli ölçüde azalttı. Bu noktada basın açıklaması yapan TÜYİSEN Başkanı Ahmet Baydar, özel öğrenci yurtlarının sorunları ve çözüm yolları hakkında bilgi verdi.
“MANTAR BİTER GİBİ ÖĞRENCİ YURDU YAPILAN BİNALAR ORTAYA ÇIKTI”
TÜYİSEN Başkanı Ahmet Baydar, yüksek öğrenim gören öğrencilerin yaklaşık 2 milyon 500 bininin, ya ailesinin yanında ya öğrenci evlerinde ya da tamamen devletin kontrolü dışında kaçak çalıştırılan yapılanmaların içinde barındığını söyledi. Başkan Ahmet Baydar, “Kredi Yurtlar Kurumu, kendi binalarının yanında özel sektör ve vatandaşlardan kiralama modeli ile on beş yıllığına yüksek denilebilecek fiyatlarla binalar kiralayarak yatak kapasitesini artırmaya çalışırken, kiralanan binalar, kira getirileriyle yapım maliyetlerini altı, yedi yıl gibi kısa zamanda amorti edebildikleri için bazı illerde, cazip bir yatırım alanı olmuş, özellikle arsa maliyeti düşük illerde adeta mantar biter gibi Kredi Yurtlar Kurumunca kiralanarak öğrenci yurdu yapılan binalar ortaya çıkmıştır. Bu durum bazı illerde (Ankara/Aksaray/Konya) o kadar ileriye gitmiştir ki Kredi Yurtlar Kurumu Yurdu olarak kullanıma açılan bu binaların mevcut kapasiteleri, boş kalmıştır. Örnek olarak Aksaray İlinde (2017/2018 Öğretim Yılında) Kredi Yurtlar Kurumu’nun Yurtlarında 3 bin kız, 950 de erkek öğrenci kapasitesi boş durumdadır. Bu durum adeta, kamunun parasının hesapsızca kullanılması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır. Bu durumda olan illerde, yıllardan beri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren özel öğrenci yurtlarını; yüzde 30, yüzde 50 arasında bir kapasite ile can çekişir duruma düşürmüş ve kapanmalar başlamıştır” dedi.
KYK yurtları ile vakıf ve dernek yurtlarında kalan öğrencilere sağlanan beslenme ve barınma yardımının, özel öğrenci yurtlarında kalan öğrencilere de verilmesi gerektiğini söyleyen Başkan Ahmet Baydar, “Kredi Yurtlar Kurumunca Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda 2022 yılına kadar Kredi Yurtlar Kurumu yurtlarında ki yatak kapasitesinin bir milyona ulaştırılması planlanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Kredi Yurtlar Kurumu yurtlarının yatak kapasitesinin bir milyona ulaştırılması hedefine daha da kısa sürede ulaşılabilmesi ve ülkemizde mevcut yurt sorununun çözümü açısından özel öğrenci yurtları devletimize önemli ölçüde katkı sağlayabilecek durumdadır. Mevcut mevzuatta yapılacak küçük değişiklerle özel öğrenci yurtlarından hizmet satın alma yolunun açılması, devlet hazinesine fazladan mali bir külfet getirmeden çok kısa sürede yurt sorununun çözümünde belirlenen hedeflere ulaşılabileceğini göstermektedir. Bu durumda Kredi Yurtlar Kurumunun, 1300/20100 TL olan öğrenci maliyetlerini öğrenci başına 1/3 oranında aşağıya çekmesi mümkün görünmektedir. KYK yurtları ile vakıf ve dernek yurtlarında kalan öğrencilere sağlanan beslenme ve barınma yardımının (575/600 TL), özel öğrenci yurtlarında kalan öğrencilere de verilmesi
durumunda; devletin kontrolü dışında olan öğrenci evlerinde ya da kaçak çalıştırılan yerlerde zararlı yapılanmaların içine düşebileceği ortamlarda barınmak durumunda olan öğrencilerin, buralardan uzaklaşarak, devlet kontrolünde faaliyet gösteren kurumlan tercih etmesine vesile olacaktır. Yapılacak bu değişiklikler özel sektörün ayakta kalmasını, gelişmesini, bu alana olan yatırımlarını artırarak daha iyi hizmet üretir hale gelmesini sağladığı gibi Devletin vergi gelirlerini artırarak katma değer yaratacaktır.” ifadelerini kullandı.
Muhabir: Ali Kuş