Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) "en yüksek danışma kurulu" olarak nitelendirilen Milli Eğitim Şurası 7 yıl aradan sonra toplandı.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
"Her alanda güçlü altyapıya sahip olmanın önemine hep birlikte şahit oluyoruz. Herkesin içine kapandığı bir dönemde ülkemizde ekonomik hayatın durmasına izin vermedik. Salgın ile mücadelede yakaladığımız başarıyı salgın sonrası dönemde de artırarak devam etmek istiyoruz.
En çok ehemmiyet vereceğimiz alanlardan birinin eğitim olacağını 20 yıl önce söylemiştik. Tüm bütçelerde hep en büyük payı eğitimi ayırdık. Bu yıl merkezi bütçenin yüzde 15,7'sini eğitime ayırdık.
2002'den bu yana kadar 713 bin 625 öğretmenimizin öğrencileri ile buluşmasını sağlayarak okullarımızın kadro ihtiyacını gerçekleştirdik. 4+4+4 sistemi ile zorunlu eğitimi 12 yıla çıkardık. Bugün artık isteyen her öğrencimiz mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'i ve peygamberimizin hayatını okuyup öğrenebiliyor. Artık ne öğrencilerimiz ne de velilerimiz ders kitabı peşinde koşmuyor. Okulun ilk gününde ders kitaplarını masalarında buluyorlar.
Bu salonu dolduran kardeşlerim iyi bilirler. Biz teksir notları ile okuduk. Teksir kağıtları ile okuduk. Teksir kağıtlarından mürekkebin dağıldığı, almak isteyip de abilerimizden alamadığımız o notlar felaketti. Üst sınıflara almaya gidince ağabeylerimiz bize o teksir notlarını vermezlerdi. Kırtasiyeciler bize 10-15 gün sonraya gün verirlerdi. Biz bunları yaşadığımız için bu nesle bunları yaşatmayacağız dedik. Kuşe kağıtlardan kitapları sıralara koyduk, bu nesle biz bizim yaşadığımız zorlukları hamdolsun yaşatmıyoruz. Yardımcı kaynak sorununu da çözüme kavuşturuyoruz. Yardmcı kaynaklar da öğrencilerimize ücretsizce dağıtılıyor. Okul öncesi eğitimi de süratle yaygınlaştırıyoruz. Okul öncesi eğitim kurumlarındaki sayıyı daha da artırmayı düşünüyoruz.