13. Konya Kitap Günleri kapsamında Konyalı kitapseverlerle bir araya gelen yazar Ali İhsan Gülcü, Türkiye’nin siyasi geçmişinden günümüzdeki gelişmelere, gençliğin geleceğinden bölgesel politikalara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Konuşmasında özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi mücadelesine dikkat çeken Gülcü, geçmişte uygulanan başörtüsü yasaklarını ve bu yasakların toplum üzerindeki etkilerini anlattı.
“Yasakçı zihniyetten daha özgürlükçü bir Türkiye’ye geçildi”
Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülcü, Erdoğan’ın gençlik yıllarından itibaren yetişen nesillerin önünü açtığını ve onları farklı görevlerde değerlendirdiğini ifade etti. Türkiye’nin geçmişte daha kısıtlayıcı bir anlayışla yönetildiğini belirten Gülcü, zaman içerisinde daha özgürlükçü bir yapıya geçildiğini söyledi.
Gülcü, geçmişte yaşanan başörtüsü yasaklarına değinerek Türkiye’nin yaklaşık 20 yıl önce benzer uygulamalarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Azerbaycan’da başörtüsüne yönelik yasakların gündeme geldiğini belirten Gülcü, Türkiye’nin bu süreçleri daha önce yaşadığını ifade ederek Erdoğan’ın liderliğinde yasakların kaldırıldığı görüşünü savundu.

“Türkiye’de yasaklar Erdoğan’ın mücadelesi ile bitti”
Türkiye’deki başörtüsü yasağının geçmişine ilişkin örnekler veren Gülcü, 1999 yılında milletvekili seçilen Merve Kavakçı’nın TBMM’de başörtüsü nedeniyle yaşadığı olayları hatırlattı.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in Kavakçı’ya yönelik Meclis’ten çıkarılması çağrısını hatırlatan Gülcü, yaşananların Türkiye’nin siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Kavakçı’nın daha sonra vatandaşlıktan çıkarıldığını ve yurt dışında yaşamak zorunda kaldığını ifade eden Gülcü, Türkiye’deki siyasi ve toplumsal dönüşümün bu tür olaylar üzerinden daha iyi anlaşılabileceğini kaydetti.
Gülcü, Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi mücadelesinin Türkiye’de farklı bir sistemin ortaya çıkmasına ve geçmişteki yasakçı uygulamaların değişmesine katkı sağladığını savundu.

“Gençliğin geleceğinden umutluyum”
Türkiye’nin geleceğine ilişkin umutlu olduğunu belirten Gülcü, yeni neslin eğitim, bilim ve teknolojiyle iç içe yetiştiğine dikkat çekti.
Gençlerin dünyaya açık, donanımlı ve önyargılardan uzak bir anlayışla yetiştiğini gözlemlediğini dile getiren Gülcü, okulları ziyaret ederek öğrencilerle görüştüğünü ve gençlerin potansiyeline yakından tanıklık ettiğini söyledi.
Gülcü, gençlerin Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek en önemli güçlerden biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin bugün dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını, gelecekte ise ilk beş, hatta ilk üç ülke arasına girebilecek bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.
“Karamsarlığa rağmen Türkiye yoluna devam ediyor”
Türkiye’de ekonomik ve siyasi sorunlar nedeniyle karamsar bir tablonun ortaya konulduğunu belirten Gülcü, çeşitli krizlere rağmen ülkenin geleceğine ilişkin iyimserliğini koruduğunu söyledi.
Konuşmasında Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel gelişmelere de değinen Gülcü, Türkiye’nin güvenlik ve kalkınma alanlarında önemli adımlar attığını savundu.
Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Gülcü, Irak üzerinden planlanan Kalkınma Yolu Projesi’nin Körfez’den Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya uzanacak yeni bir ticaret ve ulaşım hattı oluşturacağını ifade etti.
Terörün sona ermesinin bölgenin geleceği açısından önem taşıdığını vurgulayan Gülcü, Türkiye’nin yetişmiş, bilgili ve donanımlı genç nüfusunun ülkenin gücünü artıracağını söyledi.

“Yeni nesil Türkiye’yi daha ileriye taşıyacak”
Konuşmasının sonunda gençlerin kitap okuyarak Türkiye’nin yakın siyasi tarihini daha iyi anlayabileceklerini belirten Gülcü, kendi eserinin de bu açıdan önemli bir kaynak olabileceğini ifade etti.
Türkiye’nin geçmişte yaşadığı yasakları, siyasi dönüşümleri ve toplumsal değişimleri anlamanın geleceği değerlendirmek açısından önemli olduğunu dile getiren Gülcü, yeni neslin önceki kuşaklardan daha ileri adımlar atacağına inandığını kaydetti.