Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanlığı tarafından, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın katılımıyla “Doğumunun 100. Yılında Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı Anma Programı” düzenlendi. Karatay Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen programa farklı siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Programa Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Hasan Yel, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy, BBP Genel Sekreteri Kemal Üçüncü, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap, Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel ve çok sayıda partili katıldı.
Hasan Yel: Erbakan, hayatını milletine ve İslam dünyasına adadı
Programın açılış konuşmasını yapan Yeniden Refah Partisi Konya İl Başkanı Hasan Yel, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hayatını milletine ve İslam dünyasına adadığını belirterek, onun siyasi mücadelesini ve kişiliğini anlattı.
Erbakan’ın siyasi yasaklara ve parti kapatmalarına rağmen mücadelesinden vazgeçmediğini ifade eden Yel, devletine hiçbir zaman karşı durmadan haksızlık ve hukuksuzluklara karşı mücadele ettiğini söyledi.
Erbakan’ın üretim ve sanayileşmeye büyük önem verdiğini vurgulayan Yel, onun kendi siyasi geleceği için hesap yapmadığını, ülkenin menfaatlerini her şeyin üzerinde tuttuğunu dile getirdi.
Erbakan’ın Türkiye’nin yanı sıra İslam dünyasındaki gelişmeleri de yakından takip ettiğini belirten Yel, Bosna Hersek’te yaşananlara karşı gösterdiği duyarlılığı ve Siyonizm konusundaki uyarılarını hatırlattı.
Yel, Erbakan’ın milletin refahı, saadeti ve selameti için herkesi birlikte çalışmaya davet eden anlayışının gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti.
Ali Yüksel: Bizi yokluğuna alıştırıyordu
Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel de konuşmasında, Necmettin Erbakan’ı tanıdığı döneme ilişkin anılarını paylaştı.
Erbakan’ın konferansları ve dersleri sayesinde Müslümanların insanlık tarihine yaptığı büyük hizmetleri öğrendiğini belirten Yüksel, bu bilgilerin kendisinde özgüven oluşturduğunu söyledi.
Avrupa teşkilatlarında birlikte çalıştıkları dönemde yaşadığı bir anıyı da anlatan Yüksel, yoğun çalışma temposu nedeniyle Erbakan’a yorulduklarını söylediğini aktardı. Yüksel, Erbakan’ın kendisine, “Ben sizi benim yokluğuma alıştırıyorum, onun için çalışıyorsunuz” dediğini belirterek, onun gece gündüz demeden çalıştığını ifade etti.
Büyük Birlik Genel Sekreteri Üçüncü: Önce ahlak ve maneviyat diyordu
Büyük Birlik Partisi Genel Sekreteri Kemal Üçüncü, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin önceden planlanmış programı nedeniyle etkinliğe katılamadığını belirterek selam ve muhabbetlerini iletti.
Necmettin Erbakan’ın yalnızca siyasetçi ve başbakan değil; bilim insanı, mühendis, mütefekkir ve dava adamı olduğunu dile getiren Üçüncü, Erbakan’ın Türkiye’nin kendi motorunu, makinesini ve teknolojisini üretmesi gerektiğini yıllar öncesinden savunduğunu söyledi. Ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlık açısından önemine dikkat çeken Üçüncü, Erbakan’ın savunma sanayisinden enerjiye, tarımdan ekonomiye kadar birçok alanda dışa bağımlı olmayan güçlü bir Türkiye hedeflediğini kaydetti. Erbakan’ın gençlere verdiği en önemli mesajlardan birinin “Önce ahlak ve maneviyat” olduğunu hatırlatan Üçüncü, onun yalnızca meslek sahibi değil, aynı zamanda şahsiyet sahibi ve sorumluluk bilinci taşıyan bir gençlik istediğini ifade etti.
Üçüncü, merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile Necmettin Erbakan’ın farklı siyasi mücadeleler içinde olsalar da milletin geleceği ve milli-manevi değerler konusunda ortak hassasiyetler taşıdığını belirtti. BBP olarak milli ve manevi değerleri, vatan sevgisini ve bağımsız Türkiye idealini yaşatmaya kararlı olduklarını söyledi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ulusoy: Tam bir Anadolu beyefendisiydi
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ulusoy ise konuşmasında Necmettin Erbakan’ın siyasi nezaketine ve beyefendi kişiliğine dikkat çekti.Erbakan ile Alparslan Türkeş’in 1991 yılında ortak listeyle seçimlere girme kararı aldığını hatırlatan Ulusoy, bu birlikteliğin Türk siyasi tarihi açısından önemli olduğunu ifade etti.Erbakan’ın ülkücü gençlerle yakından ilgilendiğini ve her zaman nezaketli bir lider olduğunu belirten Ulusoy, onun kişiliğini “İstanbul beyefendisi” kavramıyla ilişkilendirerek, “Necmettin Erbakan hocamız tam bir Anadolu beyefendisiydi” dedi.
CHP Milletvekili Kasap: İyi ki Necmettin Erbakan var
Cumhuriyet Halk Partisi Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap da konuşmasında Erbakan’ın Türkiye’nin sanayileşmesine yönelik çalışmalarına değindi.
Erbakan’ın Gümüş Motor girişimini hatırlatan Kasap, “İyi ki varsınız, iyi ki Necmettin Erbakan var. Gümüş Motor’u kurdu” ifadelerini kullandı.
Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Emre: “Erbakan’ın hedefleri geçerliliğini koruyor”
Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre, yaptığı konuşmada merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın siyasi anlayışına, geçmişteki siyasi nezaket ortamına ve Türkiye’nin milli kalkınma hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emre, tam bağımsız Türkiye, milli kalkınma ve yerli üretim kavramlarının bugün de önemini koruduğunu belirterek birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Eski Türkiye tartışmalarına değinen Emre, ortaokul yıllarında merhum Necmettin Erbakan başta olmak üzere siyasi parti genel başkanlarının televizyon programlarında bir araya gelerek büyük bir nezaket içerisinde görüşlerini dile getirdiklerini söyledi. O dönemde siyasette karşılıklı saygının ön planda olduğunu ifade eden Emre, “Kimsenin birbirine hakaret ettiğini görmezdik, duymazdık. Bugünkü siyasi atmosfere baktığımızda, geçmişteki o duruşun ne kadar saygıdeğer, anlamlı ve öğretici olduğunun altını çizmek gerekiyor” dedi. Merhum Erbakan’ın geçmişte dile getirdiği savunma sanayisi hedeflerine de değinen Emre, “100 bin tank, 100 bin motor, 100 bin uçak” sözlerinin o dönem bazı kesimler tarafından tebessümle karşılandığını ancak bugün bu hedeflerin ne kadar anlamlı olduğunun daha iyi anlaşıldığını ifade etti.Erbakan’ın siyasi mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Emre, seçim sonuçları ne olursa olsun mücadelesini sürdürdüğünü belirterek, siyasetin kişisel iktidar anlayışıyla yürütülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’nin geleceği açısından tam bağımsızlık, milli kalkınma ve yerli üretim hedeflerinin önemini koruduğunu vurgulayan Emre, bu kavramların bugün de savunulması gerektiğini dile getirdi. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren Emre, Nazım Hikmet’in dizelerine atıfta bulunarak, “Yaşamı bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine” anlayışına dikkat çekti. Emre, “Her birimiz bir ağaç gibi büyüyeceğiz ama bu ülkede bir orman gibi kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
HÜDAPAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: “Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir”
Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anma programında yaptığı konuşmada, Erbakan’ın İslam’ın hayatın her alanını kuşatan bir nizam olduğunu anlattığını belirterek, Müslümanların siyasette söz sahibi olmalarının önemine dikkat çekti. Erbakan’ın yalnızca siyasi alanda değil, İslami hassasiyetleriyle de topluma örnek olduğunu ifade eden Yapıcıoğlu, onun siyasetten uzak duran Müslümanları da bu konuda uyardığını söyledi. Erbakan’ın İslam’ın itikattan ahlaka, siyasetten iktisada, eğitimden hukuka kadar hayatın her alanını kuşatan canlı bir hakikat ve kusursuz bir hayat nizamı olduğunu tekrar tekrar anlattığını belirten Yapıcıoğlu,
“Erbakan Hocamız, siyasetten uzak duran İslami hassasiyet sahibi insanları da ikaz etti. O meşhur ve pek isabetli tespitiyle, ‘Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir.’ diyerek Müslümanları siyasete dâhil olmaları konusunda ikna etti ve idarede söz sahibi olmalarına giden yolu açtı.” Dedi. Siyasetin meşru dairede yürütülmesinin önemine vurgu yapan Yapıcıoğlu, temsil makamında bulunanların İslami hassasiyetleri koruması, hakkı gözetmesi ve adaleti sağlaması gerektiğini ifade etti.Yapıcıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Muhterem kardeşlerim, hayat siyasetle yönetilir. Siyaseti meşru dairede yapmak ise bir mecburiyettir. İdarede söz sahibi olanlarımız başta olmak üzere, temsil makamında bulunan her birimiz; İslami hassasiyetlerimizi muhafaza etmek, hakkı gözetmek ve adaleti sağlamak konusunda topluma iyi bir örnek olmak zorundayız. İyi örneklik, İslami şuurun oluşmasında lokomotif bir rol oynar.”Konuşmasının sonunda Cumhuriyet tartışmalarına da değinen Yapıcıoğlu, “Cumhuriyetin sahibi biziz” diyerek “cumhursuz cumhuriyetçiler” olarak nitelendirdiği kesimlere ders verildiğini ifade etti.
DEVA Partisi Lideri Babacan: “Dört Helal, Beş Haramdan Çok Daha Üstündür”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anma programında yaptığı konuşmada, Erbakan’ın üretim, ekonomik bağımsızlık, ahlak ve maneviyat anlayışına dikkat çekti. Erbakan’ın siyaseti ilim, tevazu ve nezaketle yürüttüğünü belirten Babacan, merhum liderin Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretim yapabileceğine ve kendi teknolojisini geliştirebileceğine inandığını söyledi.Erbakan Hoca’nın siyaseti toplumun idrakine uygun bir şekilde sunmayı başarmış gerçek bir dava insanı olduğunu ifade eden Ali Babacan, “Siyaseti ilimle, tevazuyla, nezaketle, münevverlikle ve gerçekten toplumun idrakine uygun bir şekilde sunmayı başarmış gerçek bir dava insanıydı. Bir mühendis olarak üretimin, bir siyasetçi olarak bağımsızlığın ve bir dava insanı olarak ahlak ve maneviyatın çok güçlü savunucusuydu. Erbakan Hoca’yı anlamak, işte bu üç meseleyi birbirinden ayırmadan değerlendirmekle mümkündür” dedi. Erbakan’ın Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretim yapabileceğine, kendi teknolojisini geliştirebileceğine ve dünyayla rekabet edebileceğine inandığını belirten Babacan, “Kalkınma idealiyle, ekonomik bağımsızlık hedefiyle pek çok projeyi hayata geçirmeyi başardı. Ama belki de en önemlisi, her çalışmasında ve her çabasında inandığı değerleri siyasetinin merkezine koydu. Ardından bir mücadele, bir fikir ve yetişmesine emek verdiği nice insan bıraktı” ifadelerini kullandı.
Erbakan’ın yıllar önce yaptığı bir konuşmadan da alıntı yapan Babacan, helal kazanç ve ahlakın önemine vurgu yaparak
“İlim bir şeyin doğruluğunu gösterir. Beş dörtten büyüktür. Bunu gösterir. Ama bu yetmez. Eğer o beş kazanç haramsa ama dört kazanç helalse, din de ahlak da gelir o dört helalin beş haramdan çok daha üstün olduğunu söyler.Biz haksız davada zirvede olmaktansa haklı davada zerre olmayı tercih ederiz “İfadelerini kullandı.
Ali Babacan: “Dört Helal, Beş Haramdan Çok Daha Üstündür”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı anma programında yaptığı konuşmada, Erbakan’ın üretim, ekonomik bağımsızlık, ahlak ve maneviyat anlayışına dikkat çekti. Erbakan’ın siyaseti ilim, tevazu ve nezaketle yürüttüğünü belirten Babacan, merhum liderin Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretim yapabileceğine ve kendi teknolojisini geliştirebileceğine inandığını söyledi.
“Gerçek Bir Dava İnsanıydı”
Erbakan Hoca’nın siyaseti toplumun idrakine uygun bir şekilde sunmayı başarmış gerçek bir dava insanı olduğunu ifade eden Ali Babacan, “Siyaseti ilimle, tevazuyla, nezaketle, münevverlikle ve gerçekten toplumun idrakine uygun bir şekilde sunmayı başarmış gerçek bir dava insanıydı. Bir mühendis olarak üretimin, bir siyasetçi olarak bağımsızlığın ve bir dava insanı olarak ahlak ve maneviyatın çok güçlü savunucusuydu. Erbakan Hoca’yı anlamak, işte bu üç meseleyi birbirinden ayırmadan değerlendirmekle mümkündür” dedi.
“Türkiye’nin Kendi Teknolojisini Geliştirebileceğine İnanırdı”
Erbakan’ın Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretim yapabileceğine, kendi teknolojisini geliştirebileceğine ve dünyayla rekabet edebileceğine inandığını belirten Babacan, “Kalkınma idealiyle, ekonomik bağımsızlık hedefiyle pek çok projeyi hayata geçirmeyi başardı. Ama belki de en önemlisi, her çalışmasında ve her çabasında inandığı değerleri siyasetinin merkezine koydu. Ardından bir mücadele, bir fikir ve yetişmesine emek verdiği nice insan bıraktı” ifadelerini kullandı.
“Dört Helal, Beş Haramdan Çok Daha Üstündür”
Erbakan’ın yıllar önce yaptığı bir konuşmadan da alıntı yapan Babacan, helal kazanç ve ahlakın önemine vurgu yaparak şu ifadeleri aktardı:
“İlim bir şeyin doğruluğunu gösterir. Beş dörtten büyüktür. Bunu gösterir. Ama bu yetmez. Eğer o beş kazanç haramsa ama dört kazanç helalse, din de ahlak da gelir o dört helalin beş haramdan çok daha üstün olduğunu söyler.”
Fatih Erbakan: “Her bahar bir çiçekle başlar”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, merhum Necmettin Erbakan’ın 100. doğum yıl dönümü dolayısıyla Konya’da düzenlenen programda yaptığı konuşmada, Milli Görüş hareketinin doğuşunda Konya’nın önemine dikkat çekti. Erbakan, “Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar. İşte o ilk çiçek burada, bu topraklarda açtı” dedi.
“Milli Görüş’ün daimi kalesi Konya’dayız”
Konuşmasına Konya’nın tarihî ve manevi önemine vurgu yaparak başlayan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, “Bugün Anadolu’nun kalbindeyiz. Merhum Erbakan Hocamızın ifadesiyle Milli Görüş çadırının direğinin dikili olduğu, Milli Görüş’ün her daim kalesi olan Konya’mızdayız. Belde-i Muhayyere’deyiz, Selçuklu payitahtındayız ve Mevlâna Hazretleri’nin şehri Konya’mızdayız.”dedi.
“Her bahar bir çiçekle başlar”
Merhum Necmettin Erbakan’ın 1969 yılında bağımsız milletvekili olarak siyasi hayatına Konya’dan başladığını hatırlatan Fatih Erbakan, Milli Görüş hareketinin ilk adımlarının bu şehirde atıldığını belirtti.Erbakan, o dönemde babasına yönelik yapılan eleştirileri ve verdiği cevabı
“Erbakan Hocamız, 1969 yılında bağımsız milletvekili adayı olarak çalışmalarını sürdürürken kendisine, ‘Hocam, iyi hoş da çok iyi insansınız, çok hoş insansınız ama bir çiçekle bahar olmaz’ diyenlere, ‘Evet, bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar’ cevabını vermişti. İşte o ilk çiçek burada, bu topraklarda açtı. Baharı başlatan çiçek bu topraklarda neşvünema buldu.”ifadelerini kullandı.
Erbakan’dan Konyalılara teşekkür etti
Milli Görüş hareketinin zor siyasi şartlar ve çeşitli engeller altında başladığını ifade eden Erbakan, Konya’nın bu süreçte harekete sahip çıktığını vurguladı.Fatih Erbakan, “O zor günlerde, fırtınalı yıllarda bu mukaddes dava sahipsiz kalmadı. Siyasi şartların zorlaştığı, önümüze çeşitli engellerin konulduğu ağır şartlar altında başlayan bu yürüyüş hedefine ulaştı ve milletimize ve insanlığa önemli hizmetler gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı.Konya halkına teşekkür eden Erbakan, “Bu kadim şehir, Milli Görüş’e ve Erbakan Hocamıza bağrını açtı. Bu davaya zor günlerde, kimsenin ortalıkta olmadığı zamanlarda omuz veren, destek olan aziz Konyalılara bir kez daha teşekkür ediyorum. Allah sizlerden razı olsun” dedi.
Konya’da düzenlenen programın merhum Necmettin Erbakan’ın 100. doğum yıl dönümü vesilesiyle gerçekleştirildiğini belirten Fatih Erbakan, babasını rahmet ve özlemle andı. Erbakan, “Bu akşam Konya’da, Milli Görüş’ün daimi kalesinde, Erbakan Hocamızın baharı başlattığı bu şehirde kendisini hayırla, özlemle ve rahmetle anıyoruz. Cenab-ı Allah onu cennetinde en yüksek makamlara ulaştırsın, mekânını cennet, makamını âli eylesin. Bizleri de ona layık dava erleri eylesin” diye konuştu. Merhum Erbakan ile birlikte Milli Görüş davasına hizmet etmiş ve ahirete intikal etmiş bütün dava büyüklerini de rahmetle yad eden Fatih Erbakan, aynı istikamet üzerinde son nefese kadar yürümeyi temenni etti.
“Yaşanabilir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya”
Konuşmasında merhum Necmettin Erbakan’ın ortaya koyduğu hedeflere de değinen Fatih Erbakan, “Cenab-ı Allah bizlere de aynı istikamet üzerinde son nefesimize kadar yürümeyi, Erbakan Hocamızın göstermiş olduğu hedeflere; Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya hedeflerine ulaşmayı nasip ve müyesser eylesin inşallah.”şeklinde konuştu.
“Erbakan Hoca Allah korkusuyla yoğrulmuş bir şahsiyetti”
Merhum Necmettin Erbakan denildiğinde akla gelen kavramlardan birinin de ittika olduğunu ifade eden Fatih Erbakan, babasının hayatını ahiret bilinci ve Allah korkusuyla şekillendirdiğini belirtti.Erbakan, “Erbakan Hocamızı anarken ittika kavramını dile getirmek gerekir. Erbakan Hocamız Allah korkusuyla yoğrulmuş bir şahsiyetti. Hayatı boyunca attığı her adımda, söylediği her sözde, ‘Bunun karşılığı ahirette ne olur?’ diye düşünerek hareket etti” ifadele4rini kullandı.