Karatay Belediyesi tarafından, âşıklık geleneğinin köklü mirasını ve gönüllere dokunan ezgilerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen 60. Konya Âşıklar Bayramı Sempozyumu, 27-28 Ekim 2026 tarihlerinde Celalettin Karatay Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türk kültürünün önemli unsurlarından biri olan âşıklık geleneğinin farklı yönleriyle ele alındığı sempozyuma Prof. Dr. Saim Sakaoğlu, Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar, Prof. Dr. Ali Yakıcı ve Prof. Dr. M. Öcal Oğuz konuşmacı olarak katıldı.

Kılca: “Kültürel belediyecilik yapmayı mukaddes bir borç biliyoruz”
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Konya’nın tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmanın önemine dikkat çekti. Karatay’ın vefa anlayışını temsil ettiğini belirten Kılca, göreve geldikleri günden bu yana şehrin ruhuna ve gönül mimarlarına sahip çıkmayı temel sorumluluklarından biri olarak gördüklerini ifade etti.
Karatay Belediyesi olarak sosyal belediyeciliğin yanı sıra kültürel belediyeciliğe de büyük önem verdiklerini vurgulayan Kılca, 1960 yılından bu yana devam eden Konya Âşıklar Bayramı’na ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Kılca, “Biz kadim bir şehirde yaşıyoruz. Konya demek tarih, Karatay demek vefa demek. Göreve geldiğimiz günden bu yana şehrimizin ruhuna ve onun gönül mimarlarına vefa göstermeyi mukaddes bir borç bildik. Karatay Belediyesi olarak sosyal belediyecilik yapıyoruz. Ancak kültürel belediyeciliği de ihmal etseydik hizmetlerimizin bir tarafı eksik kalırdı. Bugün bu kültür yolculuğuna destek veriyor, 1960 yılından günümüze kadar süregelen Âşıklar Bayramı’na ev sahipliği yapıyoruz” dedi.
Sempozyumda âşık edebiyatının biçim özelliklerinden kültürel otoritesine ve çevre iller üzerindeki etkilerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapılacağını belirten Kılca, akademisyenlerin sunacağı bildirilerin kültür tarihine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.

Kılca, sempozyumun kültür dünyasına yeni ufuklar açmasını temenni ederek programa katılan akademisyenlere, protokol üyelerine ve usta âşıklara teşekkür etti.
Yakıcı: “Konya, âşıklık geleneğine kucak açan bir kültür merkezi oldu”
60. Konya Âşıklar Bayramı Yönetici Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Yakıcı ise konuşmasında Türk edebiyatının doğuşunda şiir ve musikinin rolüne değindi. Âşıklık geleneğinin tarihsel gelişimini ele alan Yakıcı, Türk edebiyatının ilk dönemlerinden itibaren şiirin, müziğin ve sözlü anlatımın kültürel hayatın temel unsurları arasında yer aldığını belirtti.
İlk dönemlerde sığır, av, yuğ ve şölen gibi törenlerde söylenen manzumelerin, ozanlık geleneğinin gelişmesinde önemli rol oynadığını ifade eden Yakıcı, bu geleneğin farklı tarihî dönemlerde ve kültürel çevrelerde değişerek varlığını sürdürdüğünü anlattı.
İslamiyet’in kabulüyle birlikte Türk şiirinin yeni bir içerik kazandığını belirten Yakıcı, Ahmet Yesevi ve Yunus Emre gibi isimlerin bu dönüşümde önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

Konya’nın Türk kültürü ve âşıklık geleneği açısından taşıdığı öneme de değinen Yakıcı, şehrin Yunus Emre ve Mevlânâ gibi önemli isimlerin mirasıyla güçlü bir kültür merkezi hâline geldiğini söyledi. Mevlânâ ve Mevlevilik geleneğinin Konya’nın kültürel kimliğine önemli katkılar sunduğunu belirten Yakıcı, şehrin âşıkların yetişmesi ve bu sanatın yaşatılması bakımından da bir okul işlevi gördüğünü ifade etti.
Yakıcı, kültür ve sanatın gelişmesinde destek ve takdirin önemine dikkat çekerek 60. Konya Âşıklar Bayramı kapsamında iki oturumda gerçekleştirilecek sempozyumun geleneğin akademik açıdan değerlendirilmesine katkı sunacağını kaydetti.
Oğuz: “Âşıklık geleneğinin 60 yıldır yaşatılması çok değerli”
UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz da konuşmasında âşıklık geleneğinin geçmişten geleceğe uzanan kültürel sürekliliğine dikkat çekti. Türk edebiyatının tarihsel köklerine değinen Oğuz, sözlü kültürün ve âşık edebiyatının Türk kimliğinin ifade edilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Âşık edebiyatının yalnızca geçmişte kalmış bir sanat biçimi olmadığını, farklı dönemlerde değişerek ve yenilenerek varlığını sürdürdüğünü ifade eden Oğuz, bu geleneğin Türk kültürünün köklerini besleyen önemli bir kaynak olduğunu söyledi.

Oğuz, 19. yüzyılda Ziya Paşa’nın “Şiir ve İnşa” makalesi üzerinden yaptığı değerlendirmede, halk şiirinin ve âşıkların dilinin Türk edebiyatının özgün kaynakları arasında görüldüğünü hatırlattı. Geleneksel şiirin, toplumun kendi kültürel dünyasını ifade etmesinde önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.
Kültür ile birey arasındaki ilişkinin önemine de değinen Oğuz, insanların ortak kültürel miras etrafında bir araya gelmesinin toplumsal dayanışmayı ve birlik duygusunu güçlendirdiğini dile getirdi.
Oğuz, Konya’da âşıklık geleneğinin 60 yıldır yaşatılmasının son derece kıymetli olduğunu belirterek bu tür etkinliklerin geçmişle gelecek arasında köprü kurduğunu ifade etti.