Mezuniyet Törenleri Furyası
Ülke olarak ifrat ve tefrit sorunumuz var. Nedense bir türlü orta yolu bulamadık. Mezuniyet törenleri de bunlardan biri.
Kaptırdık bir yarış, gösteriş, görkem, şatafat ve şova kendimizi. Uygun mu, değil mi, değer mi demiyoruz.
Üstelik sade tören değil, ses getirecek, sükse yapacak, başkasına emsal olacak mezuniyet törenlerine imza atıyoruz.
Okul müştemilatında veli, öğrenci, öğretmen ve idarecilerin katılacağı sade mezuniyet düzenleyerek öğrencilere mesaj verme yerine okulları aşıp salonlar tutuyoruz. Âna şahitlik yapması için mezuniyet törenini baştan sona kayda alarak sosyal medyada ve sanal alemde paylaşma yoluna gidiyoruz.
Sosyal medya paylaşımlarını gören, biz de yaparız hem de âlâsını demek suretiyle bir mezuniyet törenine de biz imza atıyoruz. Öyle ya bizim neyimiz eksik? Çocuğumuz ya da öğrencimiz mezuniyet törenleri yapanların yanında garip kalmasın.
Mezuniyet törenine hazırlanmak için de paraya para demiyoruz. Kesenin ağzını açıyoruz, bütçemizi aşar endişesi taşımıyoruz. Tepeden tırnağa kaç elbise ve kostüm isteniyorsa alıyoruz. Olmadı, kiralama yoluna gidiyoruz. Sadece çocuğumuzu giyindirmek yeter mi yetmez. Anneler olarak biz de ân ve güne uygun olarak giyiniyoruz. Yoksa alıyoruz.
Yaptırılan çiçekleri ve başları söylememe gerek yok.
Çocuğumuza mezuniyetinde aldığımız giyim kuşamın çoğu da tek giyimlik. Tek giyimlik de olsa çocuğumuza helali hoş olsun. Yakışır da. Nasılsa onlar için saçımızı süpürge ediyor, onlar ve onları mutlu etmek için yaşıyoruz.
Tüm bunlara ilaveten bir de bir anne türü daha türedi: LGS anneleri. “LGS annesi” yazılı kuşak takmışlar. Sanırsın ki güzellik yarışması için podyuma çıkan güzeller. Belli ki çocuğu 8.sınıfı bitirip LGS sınavına giren çocuklar için de mezuniyet düzenlenmiş. Anneler de kambersiz düğün olmaz deyip yan yana durarak poz vermişler. Üstüme iyilik sağlık. Yaşarsak daha neler göreceğiz.
Eskiden üniversiteyi bitirenler sade bir törenin ardından kep atarak mezuniyetlerini taçlandırırdı. Şimdilerde ise lise, ortaokul, ilkokul, anasınıfı ve kreşe kadar indi mezuniyet törenleri. Her kademenin bitiminde kep atıyoruz.
Nedense işin cılkını çıkarmada üstümüze yok. Zira cılk bizim işimiz.
Lise ve üniversite mezuniyet törenlerini anlarım. Çünkü hem liseden diploma alınıyor hem de üniversiteden. Anasınıfı, ilk ve ortaokul mezuniyet törenleri neyin nesi? Bu kademelerin hiçbirinde diploma yok. Sadece bir üst sınıfa geçme var.
Mezuniyet törenini veli istemese öğretmen istiyor. Öğretmen istemese veli istiyor. Veliler arasında yapmayalım, gerek yok diyen veli, arabozan olarak görülüyor. Herkes birbirinin dolduruşuna geliyor, istese de istemese de bu mezuniyet törenleri yapılıyor.
Durum böyle olunca bir mezuniyet furyasıdır gidiyor. Adeta yarışıyoruz. Bunun için masraftan da kaçınmıyoruz. Millet ne der demiyoruz. Etkili, yetkili ve sorumlu kişilerin ne diyeceği de kimsenin umurunda değil. Hoş, bir şey dendiği de yok. Sadece duyarlı insanların sosyal medya üzerinden eleştirileri söz konusu. Bu eleştiriler ses getirirse bakarsınız yetkililer harekete geçer. Şu var ki ilgili bakanlık ve YÖK hiç beklemeden lise ve üniversite harici hiçbir şekilde mezuniyet töreni düzenlenemez kararı almalı, bunu da takip ederek uygulamalı.
Aileler ve her kademe öğrencisi okuduğu her kademeyi ölümsüzleştirmek istiyorsa her okul kademesini bitiren adına fidan dikilebilir. Böylece çölleşmeye doğru giden ülkemiz orman ve yeşillik yönünden mesafe karar.
Bu nasıl olacak derseniz? Kreşi, anasınıfını, ilkokulu, ortaokulu, liseyi ve üniversiteyi bitiren her öğrenci için bitirdiği her kademenin hatırasına, künyesi (ağacın kimin adına dikildiği, yeri, tarihi vs.) belli fidan dikme zorunluluğu getirilir. Her kademe için çocuğun velisinden ağacın ücreti alınır. Belediyenin hazır ettiği yere ağaç dikilir. Dünün küçükleri büyüyünce her kademede kendi adlarına dikilen ağaçları ziyarete giderek “Bu ağaç/lar kreşi/anasınıfını/ilk/orta/lise ve üniversiteyi bitirdiğimde dikildi. Göğsünü kabartarak şu ağaç on yıllık, bu ağaç beş yıllık, o ağaç on beş yıllık diyebilmeli. Gölgesinden faydalanabilmeli. Kendi adına dikilen ağacın altında piknik yapabilmeli.
Okul kademesi olarak 6 kademe saydım. Bu demektir ki her çocuk kendi adına dikilen ağaç sayısı altı. Buna doğum, medeni hal, askerlik, işe başlama, emeklilik ve ölümü de eklersek her kişi için 12 ağaç dikilmiş olur. Birer de “LGS anneleri” (!) için dikilirse ülke ormandan geçilmez.
Bu önerime siz ne dersiniz bilmem. Ama uygulanırsa en güzel mezuniyet hatırası olur. Sayelerinde de yemyeşil bir ülkede yaşarız.