Özgür Ne Kadar Özgür?
Merhaba sevgili dostlar, buyurun özgürce başlayalım.
Yol ayrımındaki bir Özgür Özel, butlan kararı sonrası ayrılmak zorunda kalan yapıdan sıyrılıp gerçekten kendi siyasetini inşa edebilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.
Tarih buna benzer birçok örnek gördü. DSP'nin doğuşu, SHP'nin kuruluşu, Refah Partisi'nden ayrılan kadroların AK Parti'yi kurması, Memleket Partisi'nin ortaya çıkışı... Bu ayrılıkların temelinde çoğunlukla yönetim anlayışındaki farklılıklar, gelenekçi-yenilikçi mücadelesi vardı. Özgür Özel'in durumu ise butlan kararı nedeniyle bu örneklerden ayrılıyor.
Özel, CHP'nin başına geldiği günden itibaren millete yönelmeyi tercih etti. Yaptığı ziyaretler ve gördüğü ilgi ona önemli bir özgüven kazandırdı. Ancak asıl soru şu:
Bu ilgi sandığa da yansıyacak mı?
Millet bugün "Arkandayız." derken, seçim günü yine iktidarı mı tercih edecek? Türk siyasetinde bunun örneklerini defalarca gördük.
Bir başka soru daha var.
Siyasi hareketler yalnızca toplum desteğiyle ayakta kalabilir mi? Görünmeyen ama gerektiğinde destek verebilecek ekonomik ve kurumsal bir güç olmadan uzun süre varlıklarını sürdürebilirler mi? Bugüne kadar bunun kolay olmadığını gördük.
Daha önemlisi ise seçmen psikolojisi...
MHP'den ayrılan partilerin yaşadığı sıkıntıyı hatırlayın. Pek çok seçmen, "Kızıyorum ama seçim pusulasında üç hilali görünce yine de oyumu oraya veriyorum." diyordu.
Aynı durum CHP seçmeni için de yaşanır mı?
"Kemal Bey'i istemiyorum ama altı oktan vazgeçemiyorum." diyen bir kitle ortaya çıkar mı?
Sonuçta insanlar, aslı dururken yedek gördükleri bir siyasi hareketi iktidara taşır mı? Eğer bu mümkün olsaydı, bugün İYİ Parti ya da Zafer Partisi çok daha farklı bir noktada olmaz mıydı?
Bir başka mesele de siyaset yapabilme alanı...
Buradaki kastım hukuki engeller değil. Bürokratik süreçler uzatılır mı? Parti teşkilatlanırken çeşitli zorluklarla karşılaşır mı? Milletvekili transferleri yaşanır mı? Kimleri nerelerde görmedik ki...
Asıl soru ise şu:
Parti zor günlerle karşılaştığında davasına sahip çıkacak yürekli kadrolar bulunabilecek mi?
Muhalefet yıllardır kendi içinde hesaplaşmaktan, koltuk mücadelelerinden iktidar alternatifi üretmekte zorlanıyor. Sayın Özel'in önündeki görünen engeller bunlar.
Ancak son dönemde yaşanan Kılıçdaroğlu tartışmaları ve mevcut siyasi atmosfer içinde gerçekten özgür hareket edebilen bir Özgür Özel ortaya çıkarsa, bölünmüş solda yeni bir sayfa açılabilir.
Aksi hâlde bu girişim, başlamadan sönmeye mahkûm olabilir.
Solda Özgür Özel'in, sağda ise Ali Ağıralioğlu'nun önümüzdeki dönemde nasıl bir siyaset ortaya koyacağını birlikte izleyeceğiz. Belki DEVA Partisi ve Ali Babacan da özellikle ekonomi başlığında yeniden bir alan bulmaya çalışacaktır.
Son sözüm şu:
Özgür'ün özgürlüğü kimin elinde?
Kendisinin mi?
Onun üzerinden siyaset yapmak isteyenlerin mi?
"Şuraya kadar özgürsün." diye sınır çizenlerin mi?
Yoksa milletin mi?
Belki hepsinin bir payı vardır. Ama nihai kararın, her zaman olduğu gibi, milletin iradesiyle birlikte kaderi takdir eden Yüce Allah'ın hükmünde olduğuna inanıyorum.
Sağlıcakla kalın.