Bir hedefiniz var mı?
Bir yere varmak için, nereye gittiğinizi bilmeniz gerekir. Bir yere gitmek içinse bir hedefiniz olması gerekir. Bir hedefiniz olması için de ilk önce kendinizi bulmanız gerekir. Çok uzattım biliyorum ama rota tam olarak bu şekilde oluşuyor.
Her şeyden önce ne olduğunuzu, ne istediğinizi, neyi istemediğinizi bilmeniz gerekiyor ki bir hedef edinebilin ve sonrasında o hedefe doğru ilerleyin. Hayatta bir hedefi amacı olmayan insanlar boşlukta yaşarlar. Yaşarken insan bazen bu boşluklara düşebiliyor. Özellikle belli bir yaştan sonra rutine bağlayan hayatımızda bu boşluklara çok düşüyoruz.
Hedef, amaç olmadan sadece işe git gel, evle ilgilen, ailenle ilgilen ve bu şekilde döngü devam eder. İlerlemek, bir şeyi aramak ve bulmak, çabalamak. Yaşadığını hissetmek. “Kendinizi bulmanız lazım. Var olmak bulmaktır. Var olmak bulunmaktır” demişti İbrahim Kalın.
“Hakikati arıyorsan hakikati bulduğunda varsın. Sevgiyi arıyorsan sevgiyi bulduğunda gerçek manada varsın. Şefkati, insanlığı, medeniyeti, kültürü arıyorsan kendini gerçekleştirmeyi kendi hakikatini, mahiyetini özünü arıyorsan, onu bulduğunda varsın. Onu bulana kadar var değilsin aslında. Sadece mevcutsun. Var olmak ile mevcut olmak arasında önemli bir fark var. Var olmak şuur, idrak sahibi bir varlık olarak 'ben buradayım' demek. Ve var olma eylemine katılmak demek. Bütün alem var. Biz o var olma eylemine, masada var, ağaç da var, bu kuş da var, gökyüzü de var, rüzgar da var güneş de var. Onların var olma eylemine, biz idrakimizle, şuurumuzla katılıyoruz” diyerek devam etmişti.
Var olmak ve mevcut olmak en başta bahsettiğim o boşluk mevcut olmak ama biz var olmalıyız. Bulmalıyız hedefimiz, amacımız her ne ise onu bulmalıyız ve bu bulma halinin hiç bitmemesi gerekiyor. Yani bir hedefimiz hep olmalı. Ona ulaştıktan sonra diğer hedefe ondan sonra diğerine.
Var olmak aynı zamanda devam etmek sanırım. Çünkü bu bulma hali süreci hep devam edecekse süreklilik gerekecek.