Mentör mü? Mikser mi?
Konyaspor, içimizi kan ağlatmaya devam ediyor. Çaykur Rizespor ile başlayan sırasıyla Fenerbahçe ve Kocaelispor ile devam eden, son olarak da Erzurumspor’a yenilerek dört haftada sıfır çeken Konyaspor, maalesef camianın sabrını zorluyor.
Çekilen ekonomik sıkıntıya bir de sportif başarısızlık eklenince Konyaspor’un, en kötü günler geçirdiğine şahit oluyoruz.
Durum böyle olunca da suçlu kim? sorusuna cevap bulmaya çalışıyoruz.
Arayışın yönetim, teknik kadro ve futbolcu üçgeninde yoğunlaştığı Konyaspor da özellikle futbolcuların sahada beklenen başarıyı göstermemeleri, insanın kafasına arka planda bazı sıkıntıların olabileceği sorusunu getiriyor.
***** ****
Hasbel kader bir dönem şahsımın da görev yaptığı Konyaspor’da yaşadıklarımdan yola çıkarak, tutmuş olduğum günlük notları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Tevafuk mu, tesadüf mü bilemedim… Bu yazıyı yazdıktan birkaç saat sonra Konyaspor Kulübü, Hüseyin Aksoy ile yollarını ayırdı. Yazıyı gazeteye göndermiştim, yarın girmesi adına. Kulüpten gönderildi ve bu yazıyı kaleme aldı durumu değil? Ancak bazı durumların bilinmesi adına yine de yayınlama kararı aldık. Konyaspor yönetimi, bana kalırsa geç ama doğru bir karar vermiştir…
Geçen sezonun ilk haftalarıydı. Futbol Şube Sorumlusu Yusuf Küçükbakırcı, telefonda Hüseyin Aksoy isminde bir Montör’ün geleceğini, tesiste kalacağını ve ona oda ayarlamamı istiyordu.
Takıma Psikolojik destek vereceği söylenen Mentör’e teknik kadro yani Recep Uçar ve ekibinin odalarının yer aldığı koridordaki 108 Nolu son odayı tahsis ettim.,
Tabi burayı kullanan İdari Menajer Hüseyin Bilgin ile Analizci Fatih Ustalı’yı çıkararak.
Ertesi gün sabah kahvaltı sonrası Teknik Patron Recep Uçar odama gelerek, “Ahmet abi başka oda yok mu da mentörü bizim yanımıza verdin” diyerek sitem etti.
Bende Yönetici Küçükbakırcı’nın söylediğini belirterek, onay vermesi halinde değiştireceğimi kaydettim.
Sonuçta futbolcu odalarının yer aldığı koridor üzerindeki 116 Nolu odayı verdim. O günlerde kendi halinde bir kişilikti.
Ta ki teknik direktör Çağdaş Atan gelinceye kadar.
Onun gelmesi ile bizim Mentör değişti. Gücü nereden alıyorsa ilk etapta odayı değiştirip teknik ekip ile oturup kalkmaya başladı.
Sanırsın kulüp başkanı ya da kulübün CEO’su.
Tesiste üzerine vazife olmayan işlere karışıyor, başta sağlık ekibi ve personel olmak üzere herkesle tartışıyor, tepkisini çekiyordu.
Özetle çok yalan konuşuyor ve tesiste herkesi birbirine düşürüyor ve ortalığı karıştırıyordu.
İşte, aldığım notlardan bazıları.
📌 Personelin yüzüne gülüyor ama arkalarından asılsız iddialarda bulunarak, Başkan Ömer Atiker ve eski teknik direktör Çağdaş Atan’a şikayet edip, beni personele sahip çıkmakla suçluyordu.
📌 Gaziantepspor deplasmanında otelde Altyapı koordinatörü Bülent Yaldır için, “Çapsız yeteneksiz biri. Altyapıya hiç katkısı yok” diyerek kötüledi. Olayı Yusuf Küçükbakırcı örtbas etti.
📌 Kaleci Antrenörü Yunus Sürmeligöz’ü, Bülent Yaldır’a laf taşımakla itham ederek, yönetime söyleyip görevine son vermekle tehdit etti. Bu hakarete karşı Yunus hocanın sessiz kalışı düşündürücüydü.
📌 Görevlerini yapmadıklarını iddia ederek Fizyoterapist Ömer Fidan ile Masör Mustafa Övüç’e mobing uygulamaya başladı. Sabrı taşan Masör Mustafa, bir gün üzerine yürüyerek haddini bildirmek istedi. Odada bulunan diğer personel araya girerek olayı yatıştırdı.
📌 Analizci Fatih Ustalı’ya devre arası Antalya kampı için, “Senin ne işin var. Çağdaş hoca ile görüşüp gelmemeni isteyeceğim” dedi.
📌 Gececi olan çaycıya, “Erkenden çıkmayın acıkıyoruz, saat 23.00’den sonra bize tost yapacaksınız” diyerek özel hizmet istiyor ve tek personel için servis talebinde bulunuyordu. Tarafımdan reddedilince bir takım entrikalara başvurdu.
📌 Hocanın eski ekibinde olan ve altyapıda görev yapan, İlhan Palut’un gelmesiyle A takıma geçen Analizci Hacı Çetin’e, “İyi ki sen geldin. Fatih Ustalı bu işi beceremiyor.” diyor, oradan çıkıp Fatih Ustalı’ya, “Bu adamı gözüm tutmadı dikkat et” diyerek insanları birbirine düşürüyor.
📌Geçen sezon iç sahadaki Galatasaray maçının galibiyet primi konusunda dağıtılan ücretin farklılığı nedeniyle yerli ve yabancı futbolcuları birbirilerine düşürdüğü gibi el altından yönetime karşı kışkırttığı söyleniyordu.
📌 Asli görevi olan Mentörlüğü yapmayarak, her işe karışıp, burnunu sokan bu zatı bir kaç yöneticiye söylememe rağmen ilk dönemlerde tedbir alınmadı.
📌 Tedbir alınamamasının nedeni, Mentör’ün Konyaspor’a gelmesini sağlayan futbolcular Kaptan Adil ile Uğurcan ve sonradan gelen Deniz Türüç’ün sahip çıkması ve yaptığı yanlışları örtbas etmeleridir.
Neyse ki Konyaspor yönetimi doğru bir karar alarak yollarını ayırdı. Ancak neden bu kadar sabredildi gerçekten anlam veremedim. Umarım gereken dersler alınmıştır.
