Konya
Açık
14°
Aksaray
Açık
20°
Karaman
Açık
15°

Asaya Kurt Girmiş!

YAYINLAMA:

Merhaba,

Bir haftayı daha geride bıraktık. Gün geçiyor, ay geçiyor, yıl geçiyor... Bir bakıyoruz, ömürden bir hafta daha gitmiş. Ama siyasetin gündemi bitmek bilmiyor!

Siyaset adına yine hareketli bir haftayı geride bıraktık. Memlekette ilkbahar, yaz, sonbahar, kış derken bir de belediye başkanları transfer mevsimi başladı!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da AK Parti'ye geçti. Üstelik rozetini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı.

Gürültü patırtı çıktı mı? Tabii çıktı. Konuşuluyor mu? Tabii konuşuluyor. Kaç gün konuşulacak? Belki bir hafta, belki bir ay. Ama doğrusu bir ay konuşulacağını hiç zannetmiyorum. Bizim memlekette gündem o kadar hızlı değişiyor ki dün konuştuğumuzu bugün unutuyoruz.

Pekâlâ, İzmir'i ve İzmir halkını ne bekliyor?

Meseleye doğru bakmak, rasyonel yaklaşmak lazım. Milletin oylarıyla kazanılamayan bir belediyenin, seçimden sonra parti değişikliğiyle başka bir siyasi anlayışa geçmesi ne kadar doğru? Bunu sizin takdirinize bırakıyorum.

Ama bir gerçek de var. Hükümetin desteklediği belediyecilik anlayışının İzmir'de daha fazla hissedilmesi mümkün. Altyapı, yollar, yatırımlar, hizmetler... Bunları önümüzdeki belediye seçimlerine kadar hep beraber göreceğiz.

Demek ki bazen hizmetin yolu belediyeden değil, Ankara'dan geçiyormuş!

Tabii insan sormadan edemiyor: Hizmet almak için belediye başkanının parti değiştirmesi mi gerekiyor? Vatandaşın hangi partiye oy verdiğinin ne önemi var? Hizmet herkesin hakkı değil mi?

Neyse, son sözü yine İzmirli sandıkta söyleyecek. Ben sandıktaki tercihin kolay kolay değişeceğini düşünmüyorum ama hizmetlerin artması ihtimalini de göz ardı etmiyorum.

Belediyecilik demişken...

Şu yolsuzluk tartışmaları da ne hikmetse bir türlü bitmiyor!

Haberleri açıyoruz, belediyelerle ilgili soruşturmalar, iddialar, açıklamalar... Özellikle muhalefet belediyeleri üzerinden yoğun tartışmalar yaşanıyor.

İnsan ister istemez soruyor: Acaba iktidar belediyelerinde her şey dört dörtlük mü? Yoksa biz mi yeterince konuşmuyoruz?

Maşallah, bir tarafa bakıyoruz tartışma çok, diğer tarafa bakıyoruz ses seda yok!

Elbette kimseyi peşinen suçlamak doğru değil. Yolsuzluk varsa ortaya çıkarılsın, yoksa insanların hakkı teslim edilsin. Ama hangi parti olursa olsun, aynı hassasiyet gösterilsin.

Ak olan ak kalsın, kara olan da hukuk önünde belli olsun.

Yeter ki terazinin iki kefesi de aynı tartılsın!

Gelelim şu meşhur fon meselesine...

Ortada öyle bir tartışma var ki kim girmiş, kim çıkmış, kim kazanmış, kim kaybetmiş, insan takip etmekte zorlanıyor.

Eskiden insanlar parasını yastık altında saklardı. Şimdi fonlar çıktı, herkes yatırım uzmanı oldu maşallah!

Tabii yatırım yapmak ayrı, neye yatırım yaptığını bilmek ayrı mesele.

İşin içinde kamuoyunu ilgilendiren iddialar varsa bunların açıklığa kavuşması gerekir. Kim ne yapmış, hangi kazanç nasıl elde edilmiş, hukuka aykırı bir durum var mı? Bunları öğrenmek kamuoyunun hakkı.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'i de ayrıca tebrik etmek lazım. Fon meselesiyle ilgili listenin tamamının açıklanmasını istedi.

Helal olsun!

Kim varsa, ne varsa açıklansın. Kim yanlış yapmışsa hukuk önünde ortaya çıksın. Şeffaflık dediğimiz şey yalnızca karşı taraf için geçerli olmamalı.

Camın iki tarafı da görünmeli!

Bütün bunları düşünürken aklıma Hz. Süleyman (a.s.) kıssası geldi.

Hz. Süleyman'a Allah'ın izniyle büyük bir hükümranlık verilmişti. Cinler dahi onun emrindeydi. Kur'an-ı Kerim'de anlatıldığı üzere, Hz. Süleyman vefat ettiğinde asasının üzerinde duruyordu. Cinler ise onun vefat ettiğini anlamamış, çalışmaya devam etmişlerdi.

Ta ki küçücük bir ağaç kurdu asasını kemirene kadar...

Asa zayıfladı, Hz. Süleyman yere düştü ve gerçek ortaya çıktı.

Ne büyük ibret!

Dışarıdan bakarsınız her şey yolunda. Makamlar yerinde, koltuklar sağlam, herkes aynı safta, herkes aynı düşüncede...

Ama acaba gerçekten öyle mi?

Bir siyasi yapıya zarar her zaman dışarıdan mı gelir? Bazen kendi içindeki yanlışlar, şahsi hesaplar ve makam sevdası da o yapıyı yıpratmaz mı?

Bana göre siyasette en çok dikkat edilmesi gereken meselelerden biri de budur.

Çünkü bazen en büyük zararı en yüksek sesle muhalefet edenler değil, en yüksek sesle alkışlayanların yanlışları verir.

Önemli olan yalnızca asanın dışarıdan sağlam görünmesi değil, içinin de sağlam olmasıdır.

Bence asaya kurt girmiş, hem de hızlı bir şekilde kemiriyor!

Bu haftalık da bu kadar diyor, yorumları size bırakıyorum.

Sağlıcakla kalın.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız