Bazen insan öyle zamanlar yaşar ki konuşsa edebinden olacak, sussa hakkından olacaktır.
Eskilerin bu konu ile ilgili bana göre yanlış olan bir tutumu var: Suskunluk ve sükutun edep ve saygı ile anılması. Evet, tamamen haksız değiller. Fakat haddini bilmek olayı çoğu zaman kişilere haklıyken susmayı gerektiren bir yük bir mecburiyet gibi veriliyor. Güçlünün (!) karşısında eğilmeyi işi bilmek, hakkını savunmanın hadsizlik ya da terbiyesizlik olarak algılandığı bu devir içerisinde kişinin meramını ve vicdanını da aynı oranda koruması gerektiğini düşünmekteyim.
Oysa ki asıl edep iyi ahlak, terbiye ve nezaket kuralları ile çevrelenmiş bir kişilik markasıdır. Evet, edep bir insanın kendine katabileceği en nadide markasıdır. Bilinenin ve beklenenin aksine edep haksızlık karşısında susmak, hakkını yedirmek ya da başkasının hakkı yenerken menfaat uğruna görmezden gelmekle ilgili değildir. Kişinin kendi nefsine kulak asmayarak hak katında doğru bildiğini yapması ayrı, menfaatleri uğruna gözlerini ebediyen yumması çok ayrı bir olaydır.
Şems Tebrizi’nin de dediği gibi:
“Edep, aklın tercümanıdır. Herkes edebi kadar akıllı, aklı kadar şerefli, şerefi kadar değerlidir.”
Edep ya Hu...
Sözün özüne gelecek olursak insanın haddini bilmesi haksızlıklar karşısında susması demek değildir. Edep de güçlü karşısında eğilmesi ve menfaati uğruna vicdanını feda etmesi değildir. Her söz söyleyene karşılık verilmeyeceği gibi, her suskunluk da bir edep belirtisi fazilet göstergesi değildir. Bazen susmak insanın ahlakını korurken bazen de hakkından edebilir. Çünkü haklıyı konuşmak, hakkın yanında durmak kimi zaman takdirlerden, kalabalıkların onayından menfaatlerden vazgeçmeyi gerektirebilir. Kolay olduğunu hiç kimse söylemedi elbette.
Yunus Emre’ye atfedildiğini bildiğim şu dizelerle yazımı tamamlayacağım:
“Düşenin üstüne basan utansın.
Doğruyu bilip de susan utansın.
Firavuna yaranabilmek için
Musa’nın önünü kesen utansın.”
Unutulmamalıdır ki gün gelir herkes söylediklerinden değil sustuklarından da imtihan edilir. Çünkü sükutunda bir haddi, edebi ve vebali vardır.