Konya
Açık
32°
Aksaray
Açık
32°
Karaman
Açık
31°
Anadolu'da Bugün Politika CHP Konya Vekili Bektaş’tan iktidara sert eleştiri! Teşhis doğru reçete yanlış

CHP Konya Vekili Bektaş’tan iktidara sert eleştiri! Teşhis doğru reçete yanlış

CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çocuk adalet sistemine ilişkin kanun teklifini eleştirerek, düzenlemenin çocukların korunması ve yeniden topluma kazandırılması yerine cezalandırmayı öne çıkardığını söyledi.

CHP Konya Vekili Bektaş’tan iktidara sert eleştiri! Teşhis doğru reçete yanlış
MUHABİR: Hatice Esra Bedenli
Okunma Süresi: 4 dk

CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çocuk adalet sistemine ilişkin kanun teklifini eleştirerek, düzenlemenin çocukların korunması ve yeniden topluma kazandırılması yerine cezalandırmayı öne çıkardığını söyledi.

Genel Kurul’da CHP Grubu adına söz alan Bektaş, çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerin yalnızca kanun hükümleri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, teklifin devletin çocuk haklarına ve adalet anlayışına ilişkin yaklaşımını da ortaya koyduğunu ifade etti.

“Yasama sürecinin şeffaflığına gölge düşürüyor”

Teklifin yeterli etki analizi ve bilgi paylaşımı yapılmadan Meclis gündemine getirildiğini savunan Bektaş, Anayasa’ya uygunluk yönündeki inceleme taleplerinin de karşılanmadığını söyledi.

Bektaş, çocukların yaşamını ve geleceğini doğrudan etkileyen bir düzenlemenin gerekli bilgi ve belgeler paylaşılmadan yasalaştırılmaya çalışılmasının, yasama faaliyetinin şeffaflığına ve hukuki güvenlik ilkesine zarar verdiğini dile getirdi.

Çocukların suça sürüklenme nedenlerini araştırmak amacıyla kurulan komisyonun çalışmalarını tamamlamadan teklifin gündeme alınmasını da eleştiren Bektaş, okul güvenliği, dijital riskler ve çocukların korunmasına yönelik araştırmalar sürerken düzenlemenin aceleyle Meclis’e getirildiğini öne sürdü.

“Teşhis doğru, reçete yanlış”

Kanun teklifinin gerekçesinde yoksulluk, eğitimden kopuş, aile içi şiddet ve sosyal hizmetlerin yetersizliği gibi sorunların tespit edildiğini belirten Bektaş, ancak çözüm olarak sosyal politikalar yerine ceza tedbirlerinin öne çıkarıldığını savundu.

Bektaş, “Bir yandan çocukların korunmasından söz ederken diğer yandan çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indirimleri sınırlandırılmakta, tekerrür hükümlerinin kapsamı genişletilmekte, çocuk lehine infaz düzenlemeleri daraltılmakta ve kapalı ceza infaz kurumlarını esas alan yeni bir anlayış benimsenmektedir” dedi.

Çocuk adalet sisteminin yetişkin ceza hukukunun küçültülmüş bir modeli olmadığını vurgulayan Bektaş, temel ölçütün çocuğun üstün yararı, ölçülülük ve yeniden topluma kazandırma olması gerektiğini ifade etti.

“Çocuklar hayat boyunca suçla özdeşleştirilmemeli”

Teklifte çocuklara yönelik ceza indirimlerinin daraltılması ve tekerrür hükümlerinin genişletilmesinin çocukların bir hata nedeniyle hayat boyunca suçla özdeşleştirilmesi riskini artıracağını belirten Bektaş, çocuk adaletinin amacının damgalamak değil, çocukları yeniden topluma kazandırmak olduğunu söyledi.

Bektaş ayrıca hükümlü çocukların doğrudan eğitimevlerine gönderilmesi anlayışından uzaklaşılarak kapalı ceza infaz kurumlarının esas hâle getirildiğini, idare ve gözlem kurullarına geniş takdir yetkileri tanındığını ve sosyal inceleme raporlarına ilişkin değişikliklerin çocuk adalet sistemindeki güvenceleri zayıflatabileceğini savundu.

“Çocuğun üstün yararı esas alınmalı”

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere de dikkat çeken Bektaş, çocuklarla ilgili tüm işlemlerde çocuğun üstün yararının temel ölçüt olması gerektiğini söyledi.

Bektaş, çocukların özgürlüklerinden yoksun bırakılmasının son çare olması gerektiğini belirterek, çocuk adalet sisteminde cezalandırmadan önce eğitim, rehabilitasyon ve yeniden topluma kazandırma anlayışının esas alınması gerektiğini dile getirdi.

Çocuk yoksulluğu, eğitimden kopuş, aile içi şiddet, ihmal, istismar, bağımlılık, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar ve organize suç örgütlerinin çocukları kullanmasının ortak risk alanları olduğunu ifade eden Bektaş, bu sorunlarla mücadelede yalnızca ceza hukukunu ağırlaştırmanın yeterli olmayacağını söyledi.

“Çocuğunu ancak suç işledikten sonra hatırlayan devlet, geç kalmış bir devlettir”

CHP olarak risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edildiği, okul sosyal hizmetlerinin güçlendirildiği, ailelere ekonomik ve psikososyal destek sağlandığı ve uzmanlaşmış çocuk mahkemelerinin etkin çalıştığı bir sistemden yana olduklarını belirten Bektaş, çocuk adaletinin yalnızca mahkeme salonlarında kurulamayacağını kaydetti.

Bektaş, konuşmasının sonunda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çocuğunu ancak suç işledikten sonra hatırlayan devlet, geç kalmış bir devlettir. Sosyal devletin asıl görevi çocukları yoksulluktan, eğitimden kopuştan, ihmal ve istismardan, bağımlılıktan, çocuk işçiliğinden ve organize suç örgütlerinin etkisinden koruyacak politikaları yaşama almaktır.”

Bektaş, “Biz cezasızlığı savunmuyoruz” diyerek mağdurun acısını küçümsemediklerini belirtti. Çocukların yoksulluk, eğitimden kopuş ve ihmal nedeniyle suça sürüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, çocukların tahliye sonrasında da devletin sorumluluğunun devam etmesi gerektiğini söyledi.

Konuşmasını, “Bir toplumun gücü, çocuğunu ne kadar ağır cezalandırdığıyla değil, çocukları o kapıya, mahkeme kapılarına hiç düşürmemesiyle ölçülür” sözleriyle tamamlayan Bektaş, teklifin çocuk yoksulluğunu ve okul terkini azaltmak yerine cezalandırmayı artıracağını savundu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız