İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, TBMM’de konuştu. İYİ Parti Konya Milletvekili Yokuş, konuşmasında üreticilerin sorunlarına değindi. Yokuş konuşmasında şunları söyledi:
“Tarımın üretim girdileri olan mazot, tohum, gübre, ilaç ve elektriğin fiyatı gün geçtikçe artıyor. Adeta borsa gibi artıyor, her gün zam üstüne zam geliyor. Sabah kalkıyoruz zam, akşam yatıyoruz zam; sağa dönüyoruz zam, sola dönüyoruz zam. Çiftçilerimiz de tüm vatandaşlarımız gibi zamlar karşısında ezim ezim eziliyorlar. Son bir yılda akaryakıta yüzde 300 zam, elektriğe yüzde 200, gübreye yüzde 400, yeme yüzde 250, tarımsal ilaç fiyatlarına ise yüzde 100 ile yüzde 400 arasında zam geldi, artış geldi. Bu artışlar çiftçimizi toprağına küstürmüştür, üretimden koparmıştır.
Yüksek girdiler nedeniyle bu yıl tarlalarımıza çiftçilerimiz yeterince gübre maalesef atamamıştır. Türk çiftçileri soruyor: ‘Yatlara, teknelere uygulanan ÖTV indirimi neden toprağına ekin ekip biçen bizim çiftçilerimize çok görülür, üretmek suç mu; bu nasıl bir anlayıştır?’
Yine, çiftçilerimiz diyor ki: ‘Mazot olmadan çiftçi üretim yapabilir mi, hangi vicdana sığar bu durum?’ Her gün artan mazot fiyatları nedeniyle çiftçilerimiz artık traktörünü çalıştıramaz hâle geldi, çiftçilerimiz artık ekin değil, borç biçiyor, dert biçiyor, maalesef durum bu.
Hatırlarsanız 14 Ekim 2016 tarihinde İzmir’in Ödemiş ilçesinde gerçekleştirilen Millî Tarım Projesi toplantısı yapılmış, bu toplantıda dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım ‘Çiftçilerimizin kullandığı mazotun yarısı bizden, yarısı sizden. Haydi, hayırlı olsun’ demişti. Aradan 6 sene geçti, biz devletimizi yönetenlerin sözünün yere düşmesinden üzülürüz ama AK Parti grubu 6 senedir hiç üzülmüyor. Kardeşim, Başbakanınızın sözünün yere düşmesinden zevk mi alıyorsunuz? Sözünü tutun, çiftçilerimizi mutlu edin yani bizim dediğimiz bu.
Yine 2006’da çıkardığınız yasa var ‘Gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 1’i çiftçilere, besicilere ödenir’ diye. Niye yarısını ödüyorsunuz, niye hakkını gasp ediyorsunuz, yasaya niye uymuyorsunuz? Yazıktır, günahtır. Madem verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz, düzenlediğiniz yasalara uymuyorsunuz, o zaman çiftçilerin karşısına nasıl çıkacaksınız yarın oy diye? Vallahi, size çiftçilerimiz oy değil, hiçbir şey vermez, aklınızı başınıza alın, bir an önce çiftçilerimizin haklarını iade edin.
Çiftçilerimizin sizden isteği var, çiftçilerimiz diyor ki: ‘Artık itibar görmek istiyoruz, artık zarar etmek istemiyoruz, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Ürettiğimiz ürünlere alım garantisi istiyoruz’ Diyorlar ki: ‘Ya, çok şey mi istiyoruz? Ürünümüz tarlada kalmasın yani üretim yaparken üzülmeyelim, hasat yaparken sevinelim’ istiyorlar. Çok mu şey istiyorlar? Çok şey istemiyorlar ama siz çiftçilerimizin maalesef alın terinin karşılığını vermeyi çok görüyorsunuz ve bu yüzden de çiftçiye bütün tarım bakanlarımız şaşı bakıyor, siz iktidar olarak da şaşı bakıyorsunuz.
Konya’mızın Sarayönü ilçesi ile oraya bağlı Ladik kasabamızda çiftçilerimizle beraber oldum. Çiftçilerimiz diyorlar ki: ‘Bundan on beş yirmi sene önce 1 kilogram buğday karşılığı 1 kilogram CAN gübresi alıyorduk, DAP gübresi, CAN. Şimdi, 3 kilo buğday satacağız 1 kilo gübre alacağız.” Yani diyor ki: ‘Ey AK Partililer, bizi düşürdüğünüz hâle bakın? DAP gübresini, CAN gübresini 3’e katladınız ama benim buğdayım yerinde sayıyor, benim emeğim nerede?’ Haklı değil mi Konya çiftçisi? Haklı değil Türk çiftçisi? Sadece hakkını istiyor. Ya, sizden bir şey istemiyor ama bunu dahi çok görüyorsunuz.
Yine, oradaki besicilerle görüştüm, özellikle Ladik kasabamızda, Sarayönü ilçemizde. Diyorlar ki: “Artık Sarayönü’nde büyükbaş hayvan kalmadı, sağılır hayvan kalmadı.’ Neden dediğimizde: ‘Sattık, elimizden çıkardık, kurtulduk, zararın neresinden dönersek kâr diye kurtulduk. Çok yakın zamanda küçükbaşları da çıkaracağız sen sağ, ben selamet’ diyorlar. Allah aşkına bu insanları niye bu hâle düşürdünüz, hiç mi vicdanınız titremiyor sizin? Artık bu çiftçiye, üreticiye, besiciye şaşı bakmaktan vazgeçin.”