Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinin ayrıntılarını MHP Grubu adına yaptığı konuşmada anlattı. Teklifte, yatırımcılara yapılacak ara ödemelerde kişi başına en fazla 1 milyon TL ödeme yapılması ve fonlardan hukuka aykırı şekilde çıkarılan varlıkların geri kazanılması öngörülüyor.
Kalaycı, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonundan, kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tasfiyesi tamamlanmamış olanlara yönelik düzenlemelerin teklif kapsamında yer aldığını belirtti.
455 BİN YATIRIMCI BULUNUYOR
Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre söz konusu fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 olduğunu aktaran Kalaycı, 30 Eylül 2026 tarihli SPK kararı çerçevesinde 66 yatırım fonunun tasfiye işlemlerinin tamamlandığını ve 45 bin 747 kişiye toplam 40,8 milyar TL ödeme yapıldığını kaydetti. Böylece tasfiye sürecindeki fon sayısı 131'den 65'e düştü.
Kalaycı, 15 Ekim 2026 tarihli SPK kararıyla bir portföy yönetim şirketine ait 31 fonun daha tasfiye sürecinin başlatıldığını da ifade etti. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar tasfiyesi tamamlanan fonların ise düzenleme kapsamında yer almayacağını belirtti.
FONLARIN TASFİYESİNDE ADİL VE ŞEFFAF SÜREÇ HEDEFLENİYOR
Kanun teklifiyle kapsama giren fonların tasfiyesinin, SPK'nın gözetim ve denetiminde görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülmesi öngörülüyor. Varlıkların tespiti ve nakde çevrilmesi, değerleme, fon pay sahiplerinin belirlenmesi, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırasının tek bir idari çerçevede yürütülmesi hedefleniyor.
Fon varlıklarının satışında, fon pay sahiplerinin ortak menfaatlerinin gözetilmesi ve mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi temel ölçüt olarak belirleniyor. Borsa fiyatının gerçek ekonomik değeri yansıtmadığı veya olağan satışın tasfiyeyi geciktirdiği durumlarda ise geri alım, toptan satış ve mevzuatta öngörülen diğer yöntemlerin kullanılabilmesi planlanıyor.
ARA ÖDEMELERDE 1 MİLYON TL ÜST SINIRI
Teklifte, fon varlıklarının bütün yatırımcılara ödeme yapmaya yetecek ölçüde nakde dönüştürülememesi durumunda uygulanacak ara ödeme sistemi de düzenleniyor. Buna göre yatırımcının fona fiilen koyduğu ekonomik değer esas alınacak.
Net yatırım tutarının, yatırımcının fona yaptığı nakit giriş ve çıkışların tasfiye tarihine kadar TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenmesi ve çıkışların “ilk giren ilk çıkar” yöntemiyle mahsup edilmesiyle hesaplanması öngörülüyor.
Teklif kapsamında, net yatırım tutarı ile belirlenen hak ve alacak tutarı aşılmamak kaydıyla kişi başına en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılması planlanıyor. Mevcut nakdin tüm ödemeleri karşılamaması halinde ise dağıtımın, her yatırımcının ara ödemeye esas tutarının toplam içindeki oranı korunarak yapılması öngörülüyor.
HUKUKA AYKIRI ŞEKİLDE ÇIKARILAN VARLIKLAR GERİ ALINACAK
Kanun teklifi, fon varlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını ve fonun zararından sorumlu olanlardan tahsilat yapılmasını da kapsıyor. Mevzuata aykırı işlemlerin yanı sıra görünüşte mevzuata uygun olsa da fonun menfaatine yönelik gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan karşılıksız veya muvazaalı işlemler de düzenleme kapsamında ele alınıyor.
Bu işlemlerle ilişkili taraflara veya üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası araçları, mallar, haklar ve alacakların sorumluluk kapsamında takip edilmesi öngörülüyor. Öncelikle fonun kurucusu veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketine başvurulması; buradan tahsilatın tamamen ya da kısmen sağlanamaması veya sağlanamayacağının açık olması halinde ise sorumluluğu belirlenen kişi ve kurumlara yönelinmesi planlanıyor.
Teklifte ayrıca gerçeğe aykırı değerler üzerinden fondan çıkış yapan kişilerin, fiilî net yatırımları ile aynı veya benzer nitelikteki fonların olağan getirisi toplamını aşan tutarları gönüllü olarak iade edebilmesine ilişkin düzenlemeler de bulunuyor.
TMSF'YE SATIŞ YETKİSİ VERİLMESİ ÖNGÖRÜLÜYOR
Ceza soruşturması ve kovuşturması kapsamında el konulan veya müsadere edilen mal varlığı değerlerinin fonla hukuki ve ekonomik bağlantısı bulunması halinde geri kazanım sistemine dahil edilmesi de teklifin hükümleri arasında yer alıyor.
Bu varlıkların doğrudan ilgili fona veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) nezdinde açılacak özel geri kazanım hesabına aktarılması öngörülüyor. TMSF'nin söz konusu varlıklara kayyum olarak atanabilmesi ve dava sonucunu beklemeden satış yapabilmesi planlanıyor. Satışlardan elde edilen nakdin geri kazanım hesaplarında izlenerek dava sonunda fon pay sahiplerine dağıtılması hedefleniyor.
Öte yandan, Sermaye Piyasası Kanunu'nda düzenlenen piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı kapsamındaki fiilleri işlediği veya bu fiillerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumların, kanuna özgü tasfiye ve geri kazanım mekanizmasından ödeme alamaması öngörülüyor.
Teklifte son olarak SPK ile Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne finansal işlemlerin ve dava süreçlerinin hızlı yürütülebilmesi amacıyla dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri temin etme yetkisi verilmesi de yer alıyor.