Son günlerde tartışma konusu olan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarım Araştırma Enstitüsü, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) ele alınan konulardan biri oldu. İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş da konu ile ilgili olarak konuşma gerçekleştirdi. Yokuş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“TÜİK verilerine göre ülkemizde toplam tarım arazisi 38 milyon hektardır; bunun yüzde 52’si işlenen alanlar, yüzde 9’u uzun ömürlü bitkiler, meyve ağaçları, yüzde 39’u ise çayır ve meralardan oluşuyor. 2018 yılı itibarıyla ekilebilir tarım arazimiz 23 milyon hektara gerilemiştir. En büyük tarım kentimiz Konya’da ise ekili alan 13 milyon dekara düşmüştür. AK Parti iktidarı döneminde Konya’mızda 760 bin dekar tarım arazisi vasfını yitirmiştir. 2001 yılında Türkiye nüfusu 64 milyon iken 2021 yılında 85 milyona çıkmıştır. Yani son yirmi yılda, AK Parti iktidarında nüfusumuz 21 milyon artmıştır. Aynı dönemde ise 4 milyon hektardan fazla arazimiz tarım arazisi olma vasfını yitirmiştir. Başka bir ifadeyle tarım arazilerimiz küçülmekte, nüfusumuz artmaktadır. Bunun anlamı gelecek nesillerimizin açlığa mahkûm olması demektir.
Konya’mızın göz bebeği Bahri Dağdaş Uluslararası Tarım Araştırma Enstitüsünün birinci sınıf tarım arazileri toplu konuta açılıyor. 2014 yılında bu göz bebeği Enstitümüzün 1.000 dekarlık bölümünü toplu konut ve hastaneye teslim edilerek kaybetmiştik. Şimdi siyasi iktidar 1.300 dönümlük birinci sınıf tarım arazimize de göz dikti. Tarım Bakanlığı ile Çevre Bakanlığı arasında yapılan protokolle Bahri Dağdaş Tarımsal Üretim Merkezimizin 1.300 dönümlük arazisi rezerv yapı alanı olarak TOKİ’ye devredildi. Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitümüz sadece Konya’nın değil, Türkiye’nin göz bebeği bir kuruluşumuzdur. 1914 yılından itibaren bataklık olan 11 bin dönümlük arazi ıslah edilmiş, birinci sınıf tarım arazisi hâline getirilmiş, bu Enstitümüzde yüz yıldır üretim, 40 yıldır da araştırma yapılmaktadır.
Tarımsal enstitümüzde hayvancılık ve tarla bitkileri üretim ve araştırma çalışmalarının yanında (FAO) Dünya Gıda Teşkilatıyla ortak tarım ürünleri geliştirme projeleri de yürütülmektedir. Bugüne kadar 40’ın üzerinde farklı bitki çeşidinin ıslahını gerçekleştiren Enstitü, Türk tohumculuğunun yüzde 38’inin yer aldığı Konya’mızda 170’den fazla tohumculuk firmamıza önemli katkılar sağlamaktadır. Bugüne kadar yapılan tohum eşleştirme çalışmaları sonucu 105 adet buğday çeşidinin tescili yapılmıştır.
Enstitümüzde hayvan ıslahı çalışmaları da yapılmaktadır. Küçükbaş hayvancılığında 18 ayrı ırk bu Enstitümüzde geliştirilmiştir. Enstitümüzün bu kadar önemli ve verimli çalışmaları ortada iken ranta gözünü diken siyasi iktidar birinci sınıf tarım arazilerimizi konuta çeviriyor. Diyor ki: “Efendim, Konya tarım arazilerinde artık buğday, arpa, yulaf, pancar yerine beton bitecek yani binalar bitecek, bina ekiyoruz, bina. Rantiyeci iktidarımızın bu göz bebeği kuruluşumuza bunu yapmasını kabul etmek mümkün değildir. Bu vicdansızlıktır, bu Konyalılara saygısızlıktır, bu Türk milletine saygısızlıktır, geleceğimize ihanettir.
Yani düşünebiliyor musunuz? Son yirmi yılda AK Parti iktidarında -bir kere daha söylüyorum- tarım arazilerimiz yüzde 18 küçülmüş, nüfusumuz yüzde 30 büyümüş. Hani 2053 hedefi diyorlar ya, 2053’te 100 milyon nüfusumuz olacak, bu göçmenleri de beslerse bu zihniyet -ki imkânı yok, hâlledeceğiz onu- biz aç kalacağız, aç; çocuklarımız aç kalacak. Rant uğruna, tohumculuk lobileri uğruna, Amerikan lobileri uğruna tarım arazisini peşkeş çekenler, vallahi sizi Konyalılar affetmeyecek, Türk milleti affetmeyecek. Gerçi az kaldı, o Bahri Dağdaş’a bina dikemeyeceksiniz, başaramayacaksınız! Allah büyük, Konyalılar, Türk milleti de sizden çok büyük!”