Konya
Az bulutlu
23°
Aksaray
Açık
21°
Karaman
Açık
24°

Üçüncü Göz

YAYINLAMA:

Dünyada yaşanan hızlı değişim, eğitim sistemlerini de dönüştürmektedir. Günümüzde öğrenciler artık klasik ezbere dayalı, “papağan tipi” öğrenme anlayışıyla değil, iletişim, iş birliği, yaratıcılık ve eleştirel düşünme becerilerini merkeze alan yeni yaklaşımlarla geleceğe hazırlanmaktadır. Bu dönüşümün temelinde, literatürde “4C” olarak ifade edilen Communication (iletişim), Collaboration (iş birliği), Creativity (yaratıcılık) ve Critical Thinking (eleştirel düşünme) becerileri yer almaktadır.

Benzer şekilde STEAM yaklaşımı da bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerini sanatla birleştirerek öğrencilerin disiplinler arası düşünmesini amaçlamaktadır. Bu yaklaşım, bireylere yalnızca teknik bilgi kazandırmayı değil, aynı zamanda estetik bakış açısı geliştirmeyi, problem çözme yeteneklerini artırmayı ve yaratıcı çözümler üretebilmeyi öğretmektedir.

Bu yeni eğitim anlayışlarının en dikkat çekici yönlerinden biri ise bireylerin gerektiğinde kendilerini de eleştirebilmelerinin hedeflenmesidir. Çünkü insan, çoğu zaman kendi sınırlarını ve eksikliklerini görmekte zorlanır. Kendisini çok güçlü, çok bilgili ya da vazgeçilmez olarak değerlendirebilir. Ancak gerçek durum, başkalarıyla karşılaştırıldığında veya dışarıdan bir göz tarafından değerlendirildiğinde ortaya çıkar.

Bu durumu anlatan güzel bir hikâye vardır. Bir genç, ünlü bir ustanın yanına giderek ondan ders almak ister. Usta yere bir çizgi çizer ve “Bu çizgiyi silmeden kısalt, sonra seni çırak kabul edeyim” der. Genç uzun süre uğraşır fakat çözüm bulamaz. Sonunda ustasına dönerek başarısız olduğunu söyler. Usta çizginin yanına daha uzun bir çizgi çizer ve “İşte şimdi ilk çizgi kısaldı” der.

Hayatın birçok alanında eleştirel bakış açısının işlevi de budur. Kişinin kendisini ve yaptığı işi daha doğru değerlendirebilmesi için mutlaka bir “üçüncü gözün” süzgecinden geçmesi gerekir. Üniversitelerde tez jürilerinin varlık nedeni de budur. Dışarıdan bakan, çıkar ilişkisi bulunmayan ve mümkün olduğunca tarafsız değerlendirme yapabilen kişiler, çoğu zaman eksikleri ve geliştirilmesi gereken yönleri daha net görebilirler.

Elbette insanlar çoğu zaman kendilerini övecek, hatalarını görmezden gelecek kişileri çevrelerinde bulundurmayı tercih ederler. Ancak buna rağmen üçüncü göz, çoğu durumda kişinin kendi değerlendirmesinden daha objektif sonuçlara ulaşır. Eğitimde, iş hayatında, ticarette, hukukta ve kamu yönetiminde bağımsız denetim mekanizmalarının bulunmasının temel nedeni de budur.

Yüzyıllar önce Yunus Emre de bu gerçeği dile getirmiştir:

"Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme;

Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir."

Bu dizeler, yapılan her işin er ya da geç bir değerlendirmeye tabi tutulacağını ve eleştirinin hayatın doğal bir parçası olduğunu hatırlatmaktadır.

İş dünyasında anlatılan meşhur bir olay da üçüncü gözün önemini ortaya koyar. Büyük miktarda kablo satın almak üzere bir Japon heyeti kablo üreten bir fabrikayı ziyaret eder. Görüşmeler olumlu ilerlerken heyetteki mühendislerden biri tuvalete gider. Döndüğünde yönetime şu soruyu yöneltir:

“Tuvaletin havalandırma penceresindeki kırık cam özellikle mi bırakıldı, yoksa ihmal sonucu mu böyle kaldı?”

Yönetim, yoğunluktan dolayı değiştirmeye fırsat bulamadıklarını söyler. Bunun üzerine Japon heyeti anlaşmayı imzalamadan ayrılır. Daha sonra gönderilen notta şu ifade yer alır:

“Tuvaletindeki kırık camı değiştiremeyen bir fabrikanın, tonlarca hassas kabloyu kusursuz şekilde üretip teslim edeceğine güvenemeyiz.”

Bu olayın doğruluğu tartışılabilir ancak verdiği mesaj son derece açıktır. Küçük ayrıntılar, çoğu zaman büyük sistemlerin işleyişi hakkında önemli ipuçları verir. Bazen dışarıdan bakan bir gözün fark ettiği küçük bir eksiklik, içeridekilerin göremediği büyük sorunların habercisi olabilir.

Bu nedenle bireylerin, kurumların ve toplumların gelişebilmesi için eleştirel düşünceyi bir tehdit değil, bir fırsat olarak görmeleri gerekir. Eğitimden yönetime, bilimden ticarete kadar hayatın her alanında üçüncü gözün varlığı, hataların azaltılmasının, kalitenin yükseltilmesinin ve ilerlemenin en önemli güvencelerinden biridir. Dahası ilerlemenin ve başarının ön şartı, bireyin ve kurumların kendilerini üçüncü bir gözün eleştirel süzgecinden geçirebilmesidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız