Konya
Açık
28°
Aksaray
Açık
24°
Karaman
Açık
25°

Gölgelerin gücü adına

YAYINLAMA:

Hayatta öyle insanlar var ki ne yaşarsa yaşasın sarsılmaz gözükebiliyorlar. Başarısızlık, saygısızlık, cahillik karşısında soğukkanlılıklarını koruyabiliyorlar. Sanki dokunulmaz bir mertebede ve sakinlikteler. Bunlar bir hikâye gibi geliyor değil mi? Bana da öyle geliyor bazen. Sanki hiçbir şeyi umursamaz, önemsemez ve ciddiye almazlar gibi hissediliyor olabilir. Belki bazıları için öyledir ama olay aslında biraz başkaymış.

Sen dün gelen bir mesajla strese giriyorken onların sırrı nedir?

Şanslı olmaları mı? Hayatta önem verdikleri hiçbir şey olmaması mı? Yoksa psikolojik olarak olgunluk mu?

Bu konuyu düşünürken Carl Jung ile yine yollarım kesişti. Bana sanki tüm sorularımın cevaplarını vermek ister gibi yine çıktı karşıma ve ilkelerini sıraladı. Her ilkesine elbette %100 katılmıyorum. (Pardon ben de psikolojiye ilgi duyan ve kolektif bilinçle yetişmiş ama aynı zamanda bunlara bile çoğu zaman itiraz eden bir bireyim, evet.)

Örneğin ayna ilkesinden bahseder Jung. Der ki, “Gün içerisinde birisi seni çileden mi çıkarıyor? Cahilliği, bencilliği, yalancılığı, kibirliliği… Bunlar seni neden çileden çıkarıyor ki?”

İşte bu sorunun cevabı gerçekten sarsıcı olabilir. Başka birisinde rahatsız olduğumuz şey kendimizi tanımamızda bize yol gösterici olabilir. Yani birisi sana saygısızlık yaptıysa, seni yok saydıysa ve sen bunlardan tetikleniyorsan bu onlarla ilgili bir sorun değil tamamen seninle ilgili bir durumdur. Bunun sebebi içinde kabuk bağlamayan bir yaradan kaynaklanıyor olabilir. Çünkü hayat senin aynandır.

Bir söz ile sen gününü mahvettiğinde, acaba bunun sebebi içten içe onun söylediklerinin doğru olması mıdır? Fakat kim olduğunu ve potansiyelinin farkında olduğunda kimsenin sözü seni sarsamayacaktır. İçindeki güç de buradan doğacaktır.

Arkadaşının bencilliği seni çileden çıkarıyor. Neden? Belki sen de kendini önceliklendirmek istiyor ama yapamıyorsundur.

Yalancılık mı? Belki sen de kendine önemli bir konuda yalan söyledin ve bu seni içten içe çürüttü ve vicdan azabıyla yaşamaya çalışıyorsun. Jung buna “GÖLGE benlik” demiş. Sakladığın ve reddettiğin parçalarla yüzleşmedikçe dış etmenler seni yönetmeye devam edecekler.

Neden kendini önceliklendirmek seni suçlu hissettirdi de sen kendinden önce başkalarını ön plana aldın? Çünkü bir yerlerde kendinden ödün vermenin daha değerli olduğu öğretildi. Ama bu öğreti bir sözleşme değil ve bunu kabul etmek zorunda değilsin. Kendini ve kendini geliştirmekle olanı seçmelisin.

Şimdi kendine bir sor: Saygısızlık yapıp arkasından konuştuğun, enerjisini düşürmek için elinden geleni yaptığın, o insanda olan ve senin çok kıskandığın o şeyi elde etmenin yolunu bulman için önce kendinle yüzleşmen ve bunu kabul etmen gerektiğinin farkında mısın?

Ben farkındayım, gölge etmeyin arkadaşlar başka ihsan istemez.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız