ÇAĞDAŞ ATAN YANLIŞ TERCİHTİ
Konyaspor’un eski teknik direktörü Çağdaş Atan’ın üç sezon öncesi Kayserispor’u orta yerde bırakarak, Başakşehir’e gitmesiyle ilgili TFF Tahkim Kurulunun verdiği karar geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Atan’ın 13 milyon TL tazminat ödemeye hükmedildiği kararının yankıları sürerken, görev yaptığım dönemde Atan’la ilgili düşüncelerim aklıma geliverdi.
Her ne kadar dilimiz döndüğünce, “Çağdaş Atan’ın yanlış tercih olduğunu söylesek de başta akıl hocaları olmak üzere kimseye dinletememiştik…
Kısaca, kurtarıcı diye getirilen Atan ve ekibinin sukutuhayal’e uğratması, tarih sayfalarındaki yerini alırken, günlük notlarımıza da girmişti.
İşte onlardan bir tanesi.
Tarih 26 Kasım 2025.
Günlerden Çarşamba..
Konyaspor yönetimi teknik kadro seçiminde bana göre çok yanlış yaptı..
Recep Uçar’ın yerine getirilen Çağdaş Atan ve ekibi, doğrusunu söylemek gerekirse gelecek için bana hiç mi hiç umut vermiyor.
Yaklaşık üç haftadır takımın başında olan Atan ve ekibinin değişik bir çalışma sistemi var..
Aykut Kocaman’dan Raşit Çetiner’e, Yılmaz Vural’dan Giray Bulak’a, Mesut Bakkal’dan Ünal Karaman’a kadar onlarca teknik adama tesis müdürlüğü yapmış biri olarak, bugünlerde enteresan şeyler görüyorum.
Mesela gece geç saatlere kadar oturan ekip, ertesi gün de öğlene kadar yatıyor.
Dolayısıyla da idmanlar hep ikindi üzeri yapılıyor.
Halbuki açıklanan maç saatine göre haftalık idman programı belirlenir. Amaç futbolcunun bünyesini her yönüyle o maça hazırlayıp motive etmektir.
Atan ve ekibi ne yapıyor?
Gündüz saat 13.00’te oynanacak maçın hazırlık idmanlarını saat 16.00 ya da 17.00 ye koyuyor. Bu yanlış uygulama, sonuçta puan kaybının nedenlerinden biri haline geliyor…
Nitekim deplasmanda Karagümrük’e yenilmenin, ardından evinde Antalyaspor ile berabere kalmanın altında bu yatmıyor mu?
Sonrada çıkar basın toplantısında kadro yetersizliğinden dem vurur, başarısızlığın faturasını futbolculara kesersin…
Tam bir egosu yüksek teknik adam tipi…
Sahip olduğu kadroyu bildiği halde, dert yanan ve günü kurtaran kişilik.
Ama yemezler…

DÜNYA KUPASI
2026 FIFA Dünya Kupası'nda yarı final maçlarının oynanacağı bugünler de elenen ülkelerden 11’inin teknik direktörü kendilerini başarısız bularak görevlerinden istifa ettiler…
Bir yerde omurgalı duruş sergilediler.
Ama bizimkisi, yani İtalyan Montella’dan hala ses seda yok…
Her ne kadar TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, İtalyan teknik adama sahip çıksa da Türk spor kamuoyu bir an önce istifa edip, gitmesini bekliyor.
Her fırsatta başkan ve futbolcuların kendisini desteklediğinden dem vurarak, “Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış” misali Türkiye’yi üst üste turnuvalara götürdüğünü söyleyip, adeta ayak diretiyor.
Aslında bu tür davranış İtalyan insanının geninde var.
Bakmayın siz insan bilimcilerinin “Akdeniz iklimi gibi sıcak insanlardır ” dediklerine..
Kökeni Antik Yunan’a dayanan İtalyanlar, bencilliğin yanında yüzsüz ve inatçıdırlar da..
Artık, eskisi gibi futbolda da söz sahibi değiller..
Olsalardı Dünya Kupasına katılma hakkı elde ederlerdi..
Kaldı ki, kupaya bizim gibi erken veda eden bir Özbekistan, bir Brezilya’nın başında İtalyan teknik adamın olması tesadüf müdür.?
Bunu zaman gösterecek diyelim ve elenen ülkelerde gerçekleşen Teknik Direktör istifalarını tarihe not düşme adına paylaşalım;
* Almanya: Julian Nagelsmann
* Hollanda: Ronald Koeman
* Güney Kore: Hong Myung-bo
* Uruguay: Marcelo Bielsa
* Ekvador: Sebastián Beccacece
* Çekya: Miroslav Koubek
* İskoçya: Steve Clarke
* Tunus: Sabri Lamouchi
* Portekiz: Roberto Martinez
*Meksika: Javier Aguirre
* Hırvatistan: Zlatko Dalic

ANALİG YARIŞI
Oryantiring…
Bilmeyenler için ilk duyulduğunda kulağa “oryantal dans” çağırımı yapan, ama aslında harita ve pusula yardımıyla yön bulma yarışı olan ve yediden yetmişe herkesin yapabileceği bir spor dalı.
Genellikle ormanlık araziler veya parklar gibi bilinmeyen ortamlarda zamana karşı yapılan açık hava, başka bir deyişle doğa sporudur..
Şahsımın da geçmişte, iki ayrı dönemde yöneticilik yaptığı Oryantiring Federasyonunun kontrolünde hafta sonu Seydişehir’de Analig Türkiye Şampiyonası vardı...
Kısa bir zaman dilimi de olsa davete katılım sağlayarak, eski ama eskimeyen dostlarla hasret giderdik.
Osmaniye’den İl Temsilcisi Mustafa Köşeli, Manisa’dan antrenör Hatice Adıbelli hocam başta olmak üzere camiadaki bazı yönetici, antrenör, hakem ve sporcu arkadaşlarla bir araya geldik.
Her ne kadar federasyon yönetiminden bir tek kişinin dahi olmaması dikkat çekse de organizasyon, GSİM ve Seydişehir Belediyesinin katkılarıyla, İl temsilcisi İsmail Özmen kardeşimizin yoğun gayretleri sonucu harika geçti.
Başta kortej yürüyüşünün yanı sıra, yarışlar sonrası düzenlenen gezi etkinlikleri (Tınaztepe Mağarası, Kuğulu Tabiat Parkı, Seyyid Harun Veli Cami) görülmeye değerdi.
Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür ederken, her evden en az bir kişinin oryantiring sporu yapmasını tavsiye ediyorum.
Çünkü Oryantiring insanın Fiziksel, Zihinsel ve Sosyal yönden gelişmesine büyük katkı sağlar.
Örneğin, hızlı karar verdirir, özgüveni geliştirir, doğa ile bütünleştirir, dayanıklılık ve çevikliğin yanı sıra Kardiyovasküler gelişimini artırır…
Kısaca Oryantiring, bana göre sporun olmazsa olmaz branşıdır…

