Konyaspor'da transfer elzem
Konyaspor’un Slovenya kampında yaptığı hazırlık maçlarını internet ve TV üzerinden izledim…
Her ne kadar özel maçlar lig için ölçü olmasa da görünen köy kılavuz istemez.
Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse Konyaspor’un bu mevcut kadrosuyla başarılı bir sezon geçireceğine ihtimal vermiyorum.
Hep söyledim, söylemeye de devam edeceğim. Bu takım “Ziraat Kupasında final oynadı” diyerek, mevcut kadroya güvenip, eksik mevkilere takviye yapılmazsa ki, en az 6-7 futbolcu lazım sonuç hüsran olur.
Dahası lig hayal kırıklığı içerisinde geçer.
Ayrıca geçen yıl ki kadrodan çoğu futbolcu ya kendi gitti ya da gönderildi…
En azından orta sahada beğendiğim bir Sırbistanlı Marko Jevtovic ile Güney Koreli Jin-ho Jo’nun yerini dolduracak, Melih İbrahimoğlu gibi oyun kurucu, mücadele eden, yetenekli 8 ve 10 numara alınmalı.
Yaşlanmış, çok ağır kalan Deniz Türüç’e güvenilmemeli. Deniz, bence iyi bir yedek olur.
Defans kurgusu ise ayrı bir dert.
Fenerbahçe’ye gidecek gözüyle bakıldığı için son üç hazırlık maçında risk edilmeyip, oynatılmayan Adil Demirbağ’sız, defans bloğunu düşünen Teknik Direktör İlhan Palut, gördüğüm kadarıyla Uğurcan, Ata Yanık, Arif ve Yhoan dörtlüsünü monte etmeye çalışıyor. Ama solda Arif’in çok yetersiz kalışı, Yhoan’ın geçen yılki forumundan çok uzakta olması, bütün hesapları altüst ediyor…
Forvette ise Kramer bana göre bu takımın as oyuncusu ve golcüsüdür.
Muleka ise kötünün iyisi konumunu sürdürüyor. Kanat oyuncusu Goncalves ile yeni transferlerden Colley ve Da Mata iyi kumaşa benziyorlar.
Birde gençlerimiz var…
Teknik kadronun oynanan özel maçlarda çeşitli zaman aralığı diliminde şans verdiği Emir Bars ve Ömer Çobanoğlu bana göre Konyaspor’un gelecekteki yıldızları olmaya adaylar.
Kamptaki diğer gençlerimiz Ahmet Tırpancı, A.Kusay Dağdevir, Berke Özçelik ve Eren Yağmur, her ne kadar birbirlerinden yetenekli olsalar da henüz hazır değiller.
Ama maç trafiği yoğunlaştıkça temel beceriyle birlikte tecrübe sahibi olup, takımda kendilerine yer bulacaklarına inanıyorum.
Özetle, Yönetim Kurulunun en azından ligde tutunabilecek bir kadro oluşturması ihtiyaç değil, elzemdir.
Ve bu konuda da elini çabuk tutmalıdır.
İlk etapta teknik patron Palut’un ısrarla istediği bir sol bek, bir stoper ve iki orta saha oyuncusu yeşil- beyaz renklere bağlanmalıdır.
Dahası Nijeryalı savunma oyuncusu Chidozie Awaziem’den sonra Kongolu sol bek Arthur Masuaku’nun da transferi gerçekleştirilmelidir.

HOLİGANLARIN ŞANSI YOK.
Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de kulüplerin taraftar grupları var..
Üstelik bazıları fanatik denecek seviyede takımına bağlılar.
Mesela bunlardan ilk aklıma gelenler Konyaspor’umuzun Nalçacılılar ve Nalçacı Gençlik’i, Beşiktaş’ın Çarşısı, Fenerbahçe’nin Genç Fenerbahçeliler’i, Galatasaray’ın Ultraslan’ı, Trabzonspor’un Çılgınları, Bursaspor’un Teksas’ı, Sakaryaspor’un Tatangalar’ı, Sivasspor’un Yiğidolar’ı gibi..
İrili ufaklı, sayıları yüzleri aşan bu taraftar grupları kimi zaman maç öncesi, sırası ve sonrasında yaptıkları iyi veya kötü tezahüratlarla, kimi zaman da tribünlerdeki koreografi gösterileriyle sosyal mesaj vererek gündeme geliyorlar.
Arada bir de centilmenliği hiçe sayarak, istenilmeyen olaylara da sebebiyet verebiliyorlar. İşte bu noktada holiganlığa bürünen bu grupların artık bundan böyle hiç şansları yok gibi..
Çünkü, Türk Sporunun, özelliklede futbol branşının kanayan yaralarından biri olan holiganlığın bitirilmesi için düğmeye basıldı.
Bununla ilgili geçtiğimiz günlerde Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) ev sahipliğinde Riva’da düzenlenen ve sporun bütün paydaşlarıyla bir araya gelen hemşehrimiz İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi “Sporda huzur, Türkiye’de huzur” söylemiyle, artık spor sahalarında, 6222 olarak da bilinen “Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi”ne dair kanunun harfiyen uygulanacağının sinyalini verdi.
Toplantıda taraftarları karşı karşıya getiren provokatif söylemlere müsaade edilmeyeceğini, sporun marka değerini, centilmenlik kültürünü ve fair-play ruhunu hep birlikte korumaları gerektiğini belirten Bakan Çiftçi, yeni sezonda artması beklenen seyirci yoğunluğuna karşı güvenlik tedbirlerini daha da güçlendireceklerini; federasyonlarla, kulüplerle ve ilgili bütün kurumlarla koordinasyon içinde hareket edeceklerini söyledi.
Özetle Bakan Çiftçi, bu sezon hırsı değil saygıyı, öfkeyi değil coşkuyu, ayrışmayı değil kardeşliği sahaya, tribünlere ve dijital mecralara yansıtmakta kararlı.
Amaç dostluk ve Türk sporunun kazanması.
Olabilir mi?
Bal gibide olur.
Her kişi ve kurum üzerine düşeni yaptıktan sonra niye olmasın ki!

SELÇUKLU BELEDİYESİ SPORCU MERKEZİ
Belediyelerin asli görevleri, belde sakinlerinin ortak ve yerel ihtiyaçlarını karşılama adına altyapı ve ulaşım başta olmak üzere Temizlik, Çevre, Güvenlik, Sağlık ve Sosyal hizmetler gibi temel işleri yapmaktır.
Bu anlamda Konya’mızda da Büyükşehir ile birlikte ilçe belediyeler Meram, Selçuklu ve Karatay, hizmet konusunda birbirleri ile adeta yarışarak, vatandaşlarını memnun etmeye çalışmaktalar.
Bunu yaparken de insan yaşamının bir parçası ve vazgeçilmezi olan spora da büyük önem vermekteler.
Kendi bünyelerinde oluşturdukları birimlerle hemen hemen sporun bütün branşlarında profesyonel ve amatör olarak faaliyetlerini sürdürüp, güzel işlere de imza atmaktalar.
İşte bunlardan birisi de Selçuklu Belediyesinin yaklaşık 24 bin m2’lik alan üzerine kurduğu ve Türk sporuna kazandırdığı “Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi”.
Geçte olsa, geçtiğimiz günlerde tesisi gezip görme fırsatım oldu.
Tek kelimeyle “Muhteşem”
Uluslararası müsabakaların bile yapılabileceği böylesine bir tesisi herkesin mutlaka görmesi gerekiyor.
Toplamda 18 farklı spor branşında olimpiyatlara sporcu yetiştirmeyi amaçlayan çok kapsamlı tesisin içerisinde her branş için çalışma ortamı sağlanmış.
Yüzme havuzlarından atletizm pistine, fitness salonundan konferans salonuna, spor mağazasından müzesine kadar her şeyin bulunduğu tesiste, günde toplam 3.360 sporcu, aynı anda ise 680 sporcu faydalanabiliyor..
Türkiye’nin ilk Yeşil Sertifikalı (LEED) sporcu yetiştirme merkezi olma yolunda da ilerleyen böylesine önemli ve kapsamlı bu tesisi, Konya’mıza kazandırarak, Türk gençliğinin ve sporunun hizmetine sunan, başta Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı olmak üzere, emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ediyorum.
Ve sporu seven veya sevmeyen, yapan veya yapmayan herkesin, mutlaka gidip görmesi gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum.

