Başkan Altay gereğini yaptı!
Malumunuz olduğu üzere Filistin Milli Takımı ile TÜMOSAN Konyaspor, dün akşam Konya'da karşı karşıya geldi. Tribünler tek kelimeyle mükemmeldi. Güzel bir maç oldu ve 2-2'lik beraberlikle 'ertelendi'.
Karşılaşma, uluslararası spor medyasında ve sosyal medyada da geniş yer buldu. Uluslararası spor medyasında, “Türk kulübü Konyaspor sessiz kalan dünyaya meydan okuyor” şeklinde başlıklar atıldı.
Bizdeki sosyal medya yorumlarına da göz attım. Tebrik edenler yoğunluktaydı. Ancak “Gündem değiştirmek için yapılıyor”, “Önce mazot fiyatlarıyla ilgilensinler”, “Doğu Türkistan konusunda neden sessiz kalınıyor?” ve benzeri yorumlar yapanların sayısı da az değildi.
Öncelikle şunu hatırlatmak isterim ki Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, aynı zamanda dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda belediyeyi bünyesinde barındıran Dünya Belediyeler Birliği'nin de başkanı.
Dünyanın farklı yerlerinde Filistin yanlısı yürüyüşler ve eylemler gerçekleştirildiğini görmüşsünüzdür. Son yıllarda Filistin ve Gazze, dünya kamuoyunun gündeminden düşmüyor.
Gazzelilerin yaşanan zulüm karşısındaki duruşu, dünyanın farklı bölgelerinde insanların vicdanına dokunuyor. Avrupa'da da Filistin meselesi üzerinden İslam'ı araştıran, İslam'a ilgi duyan insanların olduğuna dair çok sayıda haber ve değerlendirme yapılıyor.
Dünyadaki tablo böyleyken, Konya'da Filistin Milli Takımı ile Konyaspor'u karşı karşıya getiren böyle bir organizasyon düzenlenmesini oldukça anlamlı buluyorum. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçen herkese ve karşılaşmaya ilgi gösteren hemşehrilerime teşekkür ediyorum.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Dünya Belediyeler Birliği Başkanı olarak katıldığı toplantı ve programlarda, başta Gazze olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümlerin sona ermesi için çağrılarda bulunuyor. Buna şahidiz.
Elbette Konya'daki belediyecilik çalışmalarına ilişkin “Şöyle olsa daha iyi olurdu”, “Bunun yapılması lazım” diyebilir, eleştirilerde bulunabilirsiniz. Bunlar ayrı bir tartışmanın konusudur. Ancak ben Başkan Altay'ın Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı görevini hakkıyla yürüttüğünü düşünüyorum. Konya'daki bu organizasyonla da üzerine düşeni yaptığını düşünüyorum.
Belki de hayatımda en çok duyduğum sorulardan biri, “Filistin meselesiyle ilgili ne düşünüyorsun?” sorusudur. Burada biraz değineyim...
Bizler Türk milleti olarak bir 'cenk töresinin', bir 'harp hukukunun' olduğuna inanırız. Savaşın da kuralları vardır.
Kadınlara, çocuklara, yaşlılara, aman dileyenlere, bakıma muhtaç hastalara ve masum sivillere zarar verilmez. Tarım arazileri, yaşam alanları ve temel ihtiyaçlar hedef alınmaz. Bunları kim ihlal ederse etsin, zulümdür.
Biz, ırkı ve inancı ne olursa olsun mazlumun yanında duran, gücü nispetinde destek olmaya çalışan bir milletiz. Elbette iyilikten maraz doğduğu da olmuştur. Ancak biz yine de iyi ve doğru bildiğimizden, tarihimizin hiçbir döneminde geri durmamışızdır.
Bugün Filistin'de yaşananlar da bu nedenle yalnızca Müslümanların meselesi değildir. Filistin meselesi, insanlığın vicdanını ilgilendiren bir mesele haline gelmiştir. Kimsenin “Beni ilgilendirmez” deme lüksü olduğunu düşünmüyorum.
Bunları yazarken aklıma bir rivayet geldi. Onu sizlere hatırlatarak yazıyı tamamlamak istiyorum.
Bir gün sahabiler, Hz. Peygamber'e (sav) gelerek, “Ey Allah'ın Resulü, Hz. Ali'yi neden herkesten daha çok seviyorsun?” diye sorarlar. Peygamber Efendimiz de “Bunun sebebini size bir soruyla anlatayım” der ve sahabilere sorar:
“Birisi size kötülük yapsa, siz ona ne yaparsınız?”
Sahabiler, “İyilik yaparız ey Allah'ın Resulü” derler.
Peygamber Efendimiz soruyu yineler:
“Peki, o kişi size yine kötülük yaparsa ne yaparsınız?”
Sahabiler, “Yine iyilikle karşılık veririz” diye cevap verirler.
Efendimiz soruyu üçüncü kez tekrar eder:
“Kötülük yapmaya yine devam ederse ne yaparsınız?”
Bu kez sahabiler bir an duraksar, başlarını önlerine eğerler.
“O zaman durur, düşünürüz ya Resulallah” derler.
Bunun üzerine Hz. Muhammed, o sırada mecliste bulunmayan Hz. Ali'yi çağırtır.
Hz. Ali içeri girdiğinde Peygamber Efendimiz aynı soruyu ona yöneltir:
“Ya Ali, birisi sana kötülük yaparsa sen ne yaparsın?”
Hz. Ali tereddütsüz cevap verir:
“İyilik yaparım ya Resulallah.”
Efendimiz aynı soruyu defalarca üst üste tekrarlar:
“Yine kötülük yaparsa?”
Hz. Ali her defasında aynı kararlılıkla cevap verir:
“Yine iyilik yaparım.”
Sonunda Hz. Ali, “Ya Resulullah! Kötülük yapan kişi kendi kötülüğünden usanmıyorsa, ben iyilik yapmaktan niye usanayım ki?” der.
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz meclisteki diğer sahabilere, “Şimdi Ali'yi neden çok sevdiğimi anladınız mı?” buyurur.
Belki de Konya'daki o maçın bize hatırlattığı şey tam olarak şudur; Kötülük karşısında iyilik yapmaktan, mazlumun yanında durmaktan, sesimizi yükseltmekten ve insan olduğumuzu hatırlatmaktan usanmamak...
Esenlikler...