Konya
Açık
27°
Aksaray
Açık
28°
Karaman
Parçalı az bulutlu
28°
Fatih Talayhan profil resmi
anadoludabugun.com.tr Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
[email protected]
Tüm Yazıları

Çizgiyi aşan sözde mizah

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 “…4 kitap arasında açık ara en iyisi o bence. Bir kere çok iddialı bir çıkış, 600’lü yıllarda ‘bu son kitap’ demek. Daha yeni yeni kitaplar çıkıyor zaten ya. Ben 1200’lü yıllarda bir tane daha çıkar diye düşünürdüm. Yazarı için de çok zor. Aklına yeni bir fikir gelse ‘son kitap dedik ya, domuz da yemeyiversinler’…”

Bu sözlerin sahibinin kim olduğunu artık herkes biliyor. İsim vermeye gerek yok, konuya hakimsiniz. Memlekette işi gücü bıraktık, bir ‘komedyenin’ sosyal medyada paylaştığı bir ‘gösterisindeki’ sözlerini tartışıyoruz. Tartışıyor olmamız bile sıkıntılı bir durum aslında. Çünkü herhangi bir inanca sahip olmadığını söyleyenler ya da farklı bir inanca sahip olanlar, akıllarından bu cümleleri geçirseler bile ulu orta çıkıp konuşmazlardı. “Ayıptır, birlikte yaşıyoruz. Yanlış anlaşılabilir” derlerdi…

Yukarıda yazdığım cümlelere katıla katıla gülen, bu sözleri sarf eden ‘komedyen’ tutuklanınca savunmaya geçen çok sayıda şahsiyet var. Savunmaya geçenlerin ne gibi argümanları var?

“Dini hassasiyetleri aşağıladığı için değil, tamamen siyasi gerekçelerden dolayı tutuklandı. Öyle olmuş olsa dini hassasiyetleri aşağıladıktan sonra makam mevki sahibi olanlar var, onlara baksınlar” deniliyor. Kimsenin günahına, yanlış kararına ortak değilim. Ben daha büyük bir problem olduğunu düşündüğüm toplumsal bir problemin üzerinde durmayı daha doğru buluyorum. Önce bunu çözelim, sonrası sonra… 

“Dini kullananlara ses çıkarmıyorsunuz da espri yapana demediğinizi bırakmıyorsunuz”, “Çocuk istismarı yapan din tüccarlarına sesiniz çıkmıyor ama”, “Falanca şöyle yaptı da bir şey diyemediniz” ve türevi tekerlemeler öne sürüyorlar. Affedersiniz, bizim Anadolu’da kullanılan bir söz var, bunu hatırlatmaktan da hicap duyuyorum ama “Sidikle çamaşır yıkanmaz.”

Aklınızdan geçenleri, ideoloji bağımlılığınızı, partizanlığınızı susturun, tekrar girişte yazdıklarımı bir okuyun size zahmet. İnancınızın ne olduğu ya da var olup olmaması hiç önemli değil. Okuması zor geliyorsa, sosyal medyanın dört bir yanında bu kesit veya gösterinin tamamı mevcut, dinlersiniz. Elinizi vicdanınıza koyun, ses gelmiyorsa veya aynı düşüncedeyseniz geçmiş olsun, buz gibi vicdansızsınız.

Şu an bunları yazdığıma gerçekten inanamıyorum; Türkiye gibi bir ülkede Kur’an-ı Kerim’in herhangi bir kitap olmadığını, Allah’ın kitabı olduğunu, Allah’ın her şeye gücünün yettiğini anlatmaya çalışıyorum. Bu yüzden bu konu hakkında görüş paylaşmak istemedim aslında. Ama o kadar soruldu ki, artık bir mecburiyet hissettim.

Düşünüyorum, bir topluluk önünde sahne alsam, “Ya ulan Yahudi! Sene olmuş 2026, o saçlar ne lan? Püsküllü püsküllü! Sinek kurt atar” gibi ifadeler kullansam ne olur?

Ya da, “Bu Hindular da acayip abi. Bu nasıl bir inkar şekli yani? 21. asırdayız, teknoloji, ilim irfan ilerlemiş, dünya küresel bir köy olmuş ama hala ineğe tapıyorlar” desem, ne buyrulur?

Veya “Tanrı’nın oğlu olduğuna inanmak nasıl bir zihniyet ki! Tam bir cehalet!” desem?

Bu sözleri sarf ettiğim için gözaltına alınsam ve “Ben insanların kırılacağını bilmiyordum. İnsanları üzeceğimi hesaba katmadım. Benim öyle bir amacım yoktu, herkesin inancına ve yaşam tarzına saygım vardır” diye ifade versem bana kim inanır?

“Bu tipsiz zaten Konyalı, söyledikleri de Konya’dan adam çıkmayacağının ispatı”, “Konyalılardan ne beklersiniz ki zaten”, “Konya’ya atom bombası atılsa da memleket şunlardan bir kurtulsa”, “Nazi zihniyetli, ırkçı”, “Pis tutucu, yobaz” ve benzeri yorumları görür, duyar gibiyim.

X’te hashtag açılır FatihTalayhanÖzürDile diye…

Ama mevzu İslam olunca, “Ya bu da espri canım”, “Artık bu devirde bunlara takılmayın, Avrupa’da ve ABD’de komedyenler de benzer espriler yapıyor, hatta daha ağırını yapıyorlar” vesaire gibi ‘zırıltılar’ dinliyoruz. Hemen bir savunma mekanizması oluşturuluyor, “Evet, Müslümanların inançlarına yönelik olumsuz yorum, yanlış anlaşılmaya sebep olabilecek düşünceler saygısızlıktır” demek çok zor geliyor. Şunu anlayın artık, her toplumun iç dinamiği farklı. Burası ABD, Avrupa gibi değil.

Kürde Kürt, zenciye zenci denildiğinde gereksiz hassasiyet gösterenlerin Allah’a, Hz. Muhammed’e, Kur’an-ı Kerim’e, Müslümanlara hakaret edildiği zaman kahkahalarla gülmelerinin ne demek olduğunu kelimelerle izah edemiyorum gerçekten. Yani ne yazsam ne söylesem eksik kalıyor.

İslam’a hakaret etsem ya da hakaret edenleri savunsam daha fazla etkileşim ve görüntülenme alırım, bundan eminim ama benim öyle bir amacım, hedefim yok. O şekilde daha fazla kişiye ulaşacağıma koca dünyada bir ömür boyu yalnız kalmayı tercih ederim.

Madem “Dini istismar edenlere ses çıkarılmıyor, onlara gelince sessiz kalınıyor” deniliyor, size sözüm olsun, eğer yaşarsam bir sonraki yazım da şeriat üzerine olacak. Kimin sesi çıkıyor, kim çıkan sesi daha fazla kişiye ulaştırıyor, kim neyin hakkını veriyor görelim…

“Şu gün yayınlanacak” demiyorum. Takipte kalın, sesi duyun.

Esenlikler…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız